Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/16980 K.2012/17044
Özet: Uyuşmazlık konusu, katılan ve şikayetçi tarafların kimlik bilgilerini kullanarak zincirleme şekilde işlenmiş sahte resmi belgelerle ilgili resmi belgede sahtecilik suçudur. Mahkeme, sanığı 5237 sayılı TCK’nun ilgili maddeleri uyarınca beş yıl hapis cezasına çarptırmış ve tutukluluk halinin devamını hükümlemiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 1) Katılan ...'ın kimlik bilgileri kullanılarak zincirleme şeklinde işlenmiş olan Sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle:
5237 sayılı TCK.nun 204/1, 204/3, 43/1, 62, 53, 63. maddeleri gereğince sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına.
2) Şikayetçi ...'ın kimlik bilgileri kullanılarak zincirleme şeklinde işlenmiş olan Sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle: 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 204/3, 43/1, 62, 53, 63. maddeleri gereğince sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına.
3) Sanığın tutukluluk halinin devamına
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29.05.2007 gün ve 114-113 sayılı kararında açıklandığı üzere gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi gerekmekte olup, Üsküdar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2009 gün ve 2008/336 esas, 2009/150 karar sayılı sanığın yüzüne müdafilerinin yokluğunda verilen hükmünde, yasa yoluna başvuru süresinin başlangıç tarihinin “tebliğden itibaren” denilmek suretiyle yüzüne karşı hüküm tefhim olunan sanık ...'ün yanıltıldığı, hükmün sanık müdafii Av. Cihat Baştimur'a 02.06.2009 günü tebliğinden sonra diğer sanık müdafii Av. ... tarafından 05.06.2009 havale tarihli dilekçeyle yasal sürede temyiz edildiğinin kabulüyle yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekalet ücretine hükmolunmaması da karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Şikayetçi ...'a ait kimlik bilgilerini taşıyan sahte nüfus cüzdanını kullanan sanık ...'ün, diğer şikayetçi ...'a ait kimlik bilgilerini taşıyan sahte nüfus cüzdanını kullanan ve açık kimliğinin tespit edilememesi nedeniyle hakkındaki soruşturma evrakı tefrik edilen kimliği meçhul şahıs ile birlikte hareketle, sahte ikametgah ilmuhaberi çıkartıp Öztürkler İnşaat Hafriyat Ltd. Şti. isimli şirketi kurup ticaret siciline tescil ettirip, Üsküdar 9. Noterliğinden sahte imza sirküsü çıkarttıktan sonra Halkbankası ve Denizbank Altunizade şubelerinde çek hesabı açtırıp çek karneleri aldığının iddia ve kabul olunması karşısında, sanığın eylemlerinin kül halinde suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 342/2, 80. (01.06.2005 günü yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 43/1.) maddeleri kapsamında zincirlemeli tek bir resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eylemin iki ayrı zincirlemeli resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması,
2) Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı Yasa hükümlerinin tatbiki suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
3) 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerinde yer alan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 1) Katılan ...'ın kimlik bilgileri kullanılarak zincirleme şeklinde işlenmiş olan Sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle:
5237 sayılı TCK.nun 204/1, 204/3, 43/1, 62, 53, 63. maddeleri gereğince sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına.
2) Şikayetçi ...'ın kimlik bilgileri kullanılarak zincirleme şeklinde işlenmiş olan Sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle: 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 204/3, 43/1, 62, 53, 63. maddeleri gereğince sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına.
3) Sanığın tutukluluk halinin devamına
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29.05.2007 gün ve 114-113 sayılı kararında açıklandığı üzere gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi gerekmekte olup, Üsküdar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2009 gün ve 2008/336 esas, 2009/150 karar sayılı sanığın yüzüne müdafilerinin yokluğunda verilen hükmünde, yasa yoluna başvuru süresinin başlangıç tarihinin “tebliğden itibaren” denilmek suretiyle yüzüne karşı hüküm tefhim olunan sanık ...'ün yanıltıldığı, hükmün sanık müdafii Av. Cihat Baştimur'a 02.06.2009 günü tebliğinden sonra diğer sanık müdafii Av. ... tarafından 05.06.2009 havale tarihli dilekçeyle yasal sürede temyiz edildiğinin kabulüyle yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekalet ücretine hükmolunmaması da karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Şikayetçi ...'a ait kimlik bilgilerini taşıyan sahte nüfus cüzdanını kullanan sanık ...'ün, diğer şikayetçi ...'a ait kimlik bilgilerini taşıyan sahte nüfus cüzdanını kullanan ve açık kimliğinin tespit edilememesi nedeniyle hakkındaki soruşturma evrakı tefrik edilen kimliği meçhul şahıs ile birlikte hareketle, sahte ikametgah ilmuhaberi çıkartıp Öztürkler İnşaat Hafriyat Ltd. Şti. isimli şirketi kurup ticaret siciline tescil ettirip, Üsküdar 9. Noterliğinden sahte imza sirküsü çıkarttıktan sonra Halkbankası ve Denizbank Altunizade şubelerinde çek hesabı açtırıp çek karneleri aldığının iddia ve kabul olunması karşısında, sanığın eylemlerinin kül halinde suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 342/2, 80. (01.06.2005 günü yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 43/1.) maddeleri kapsamında zincirlemeli tek bir resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eylemin iki ayrı zincirlemeli resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması,
2) Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı Yasa hükümlerinin tatbiki suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
3) 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerinde yer alan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.