Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/14255 K.2014/841
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mükerrer yargılamaya tabi tutulması ve adli para cezalarının hatalı belirlenmesi nedeniyle ortaya çıkan hukuki süreçtir; mahkeme, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca kararını bozarak yeniden inceleme talebini kabul etmiştir. Mahkemenin sonucu, sanığın temyiz itirazlarının geçerli bulunması ve mevcut karara karşı yeni bir yargılamanın başlatılması yönündedir.
Tebliğname No: 4 - 2011/304925
MAHKEMESİ: Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 01/12/2010
NUMARASI: 2010/2 (E) ve 2010/210 (K)
SUÇ: Mühür bozma, muhafaza görevini kötüye kullanma
Kendini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1- Mühür bozma ve muhafaza görevini kötüye kullanma suçlarından yapılan yargılamada; UYAP sisteminden yapılan kontrolde sanık hakkında aynı suç tarihine ilişkin Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/3 esas sayılı dosyası üzerinden hüküm kurulmuş olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında açılan ilgili dava dosyasının araştırılıp celbi sağlanarak, mükerrer olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Mühür bozma ve muhafaza görevini kötüye kullanma suçlarından verilen hükümlerde adli para cezalarının bir gün karşılığının farklı bir gerekçe gösterilmeksizin 40,00 ve 20,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi, yasaya aykırı,
3- Sanığın adli sicil kaydında yer alan 3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetlerine ilişkin eyleminin 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanun gereğince idari yaptırıma dönüştüğü, aynı Kanunun 13/1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetlerine konu eylemi yönünden ise; 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılarak çek defterini geri vermeme fiilinin suç olmaktan çıkarıldığı cihetle, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilip verilmeyeceği hususunun yeniden tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 01/12/2010
NUMARASI: 2010/2 (E) ve 2010/210 (K)
SUÇ: Mühür bozma, muhafaza görevini kötüye kullanma
Kendini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1- Mühür bozma ve muhafaza görevini kötüye kullanma suçlarından yapılan yargılamada; UYAP sisteminden yapılan kontrolde sanık hakkında aynı suç tarihine ilişkin Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/3 esas sayılı dosyası üzerinden hüküm kurulmuş olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında açılan ilgili dava dosyasının araştırılıp celbi sağlanarak, mükerrer olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Mühür bozma ve muhafaza görevini kötüye kullanma suçlarından verilen hükümlerde adli para cezalarının bir gün karşılığının farklı bir gerekçe gösterilmeksizin 40,00 ve 20,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi, yasaya aykırı,
3- Sanığın adli sicil kaydında yer alan 3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetlerine ilişkin eyleminin 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanun gereğince idari yaptırıma dönüştüğü, aynı Kanunun 13/1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetlerine konu eylemi yönünden ise; 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılarak çek defterini geri vermeme fiilinin suç olmaktan çıkarıldığı cihetle, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilip verilmeyeceği hususunun yeniden tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.