Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/22977 K.2012/13227
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın 5320 sayılı Ceza Kanunu ve 1412 sayılı CMUK çerçevesinde verilen cezaya ilişkin temyiz itirazı ve adli raporlar arasındaki çelişkilerin hukuki değerlendirilmesidir. (2) Mahkeme, sanığın temyiz itirazını kabul ederek, kararın bozulmasına hükmederek yeni bir yargılama yapılmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın hükmün tefhim edildiği oturumda Cumhuriyet Başsavcılığının mütalaasında TCK'nin 86/1, 87/3 maddelerine göre cezalandırılması talep edildiği, sanığın mütalaaya karşı ek savunma yerine geçecek şekilde diyeceklerinin sorulduğu anlaşılmakla tebliğnamenin (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1- Katılanın Adli Tıp Kurumu Eskişehir Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 18/05/2007 tarihinde düzenlenen adli raporunda; sağ zigoma burun kökünde ödem, BBT normal, mevcut lezyonlar iyileşmiş olduğunun kayıtlı olduğu, yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte bulunduğunun bildirilmesine rağmen, Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp ABD tarafından düzenlenen 12/05/2008 tarihli adli raporunda; sağ subraorbital rim lateraline uzanan oblik fraktür hattı, infraorbital rimde maksiller sinüs ön duvarına uzanan parçalı fraktür bulunduğunun kayıtlı olduğu, yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı ve kırığın hayat fonksiyonlarına ağır (4) derece etkileyecek nitelikte olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, her iki rapor arasında çelişki bulunması karşısında katılanın tüm adli raporları ile tedavi evraklarının İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek yeniden raporunun aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın soruşturma aşamasındaki beyanında; olaydan bir ... önce kendisini cep telefonundan arayan bir şahsın erkeklerle birlikte olduğunu ima etmesi üzerine bunu katılanın söylediğini öğrendiği, olay günü de katılana bu durumu sorduğunda "hadi s.. git, ibne, top" demesi üzerine sinirlenerek vurduğunu bildirmesine, yargılamada da olaydan bir ... önce katılanın kendisine hakaret ettiğinden söz etmesine rağmen, sanığın arayan 0 543 323 69 94 numaralı cep telefonu hattının olay tarihindeki sahibinin araştırılarak tanık olarak dinlenmesinin ardından sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın hükmün tefhim edildiği oturumda Cumhuriyet Başsavcılığının mütalaasında TCK'nin 86/1, 87/3 maddelerine göre cezalandırılması talep edildiği, sanığın mütalaaya karşı ek savunma yerine geçecek şekilde diyeceklerinin sorulduğu anlaşılmakla tebliğnamenin (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1- Katılanın Adli Tıp Kurumu Eskişehir Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 18/05/2007 tarihinde düzenlenen adli raporunda; sağ zigoma burun kökünde ödem, BBT normal, mevcut lezyonlar iyileşmiş olduğunun kayıtlı olduğu, yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte bulunduğunun bildirilmesine rağmen, Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp ABD tarafından düzenlenen 12/05/2008 tarihli adli raporunda; sağ subraorbital rim lateraline uzanan oblik fraktür hattı, infraorbital rimde maksiller sinüs ön duvarına uzanan parçalı fraktür bulunduğunun kayıtlı olduğu, yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı ve kırığın hayat fonksiyonlarına ağır (4) derece etkileyecek nitelikte olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, her iki rapor arasında çelişki bulunması karşısında katılanın tüm adli raporları ile tedavi evraklarının İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek yeniden raporunun aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın soruşturma aşamasındaki beyanında; olaydan bir ... önce kendisini cep telefonundan arayan bir şahsın erkeklerle birlikte olduğunu ima etmesi üzerine bunu katılanın söylediğini öğrendiği, olay günü de katılana bu durumu sorduğunda "hadi s.. git, ibne, top" demesi üzerine sinirlenerek vurduğunu bildirmesine, yargılamada da olaydan bir ... önce katılanın kendisine hakaret ettiğinden söz etmesine rağmen, sanığın arayan 0 543 323 69 94 numaralı cep telefonu hattının olay tarihindeki sahibinin araştırılarak tanık olarak dinlenmesinin ardından sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.