Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/1417 K.2012/5639
Özet: Uyuşmazlık, sanığın “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” ve “defter ve belgeleri gizlemek” suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarıdır; Asliye Ceza Mahkemesi, ilgili TCK hükümlerini uygulayarak 21 ay hapis cezası (359/a‑2) ve 6 ay hapis cezası (359/b‑1) vererek kararını kesinleştirir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek, defter ve belgeleri gizlemek
HÜKÜM: 213 sayılı Kanunun 359/b-1, 765 sayılı Kanunun 80. maddeleri uyarınca 21 ay hapis cezası 359/a-2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair
1-) Sanık müdafiinin, “defter ve belgeleri gizlemek” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, cezaların kişiselleştirilmesinden sonra sonuç cezalar birbirleriyle karşılaştırılmak suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği ve 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenmiş olup hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanması gereken hak yoksunlukları nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun sanık aleyhine olduğunun gözetilmemesi yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, hüküm fıkrasının 3. bendindeki “TCK.nun 62. maddesinin” ve “TCK.nun 51. maddesindeki” ibarelerinin çıkarılarak yerlerine “765 sayılı TCK.nun 59/2. maddesi” ve “647 sayılı Yasanın 6. maddesi” ibarelerinin eklenmesine sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan “defter ve belgeleri gizlemek” suçundan verilen mahkumiyet hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-) Sanık müdafiinin, “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, KDV beyannamelerinden 2002 yılı Ocak ila Temmuz döneminde matrah beyan edilmiş olması nedeniyle, suçun son işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasının gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek, defter ve belgeleri gizlemek
HÜKÜM: 213 sayılı Kanunun 359/b-1, 765 sayılı Kanunun 80. maddeleri uyarınca 21 ay hapis cezası 359/a-2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair
1-) Sanık müdafiinin, “defter ve belgeleri gizlemek” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, cezaların kişiselleştirilmesinden sonra sonuç cezalar birbirleriyle karşılaştırılmak suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği ve 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenmiş olup hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanması gereken hak yoksunlukları nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun sanık aleyhine olduğunun gözetilmemesi yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, hüküm fıkrasının 3. bendindeki “TCK.nun 62. maddesinin” ve “TCK.nun 51. maddesindeki” ibarelerinin çıkarılarak yerlerine “765 sayılı TCK.nun 59/2. maddesi” ve “647 sayılı Yasanın 6. maddesi” ibarelerinin eklenmesine sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan “defter ve belgeleri gizlemek” suçundan verilen mahkumiyet hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-) Sanık müdafiinin, “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, KDV beyannamelerinden 2002 yılı Ocak ila Temmuz döneminde matrah beyan edilmiş olması nedeniyle, suçun son işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasının gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.