‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/6121 K.2012/10997

Esas No: 2012/6121 · Karar No: 2012/10997 · Karar Tarihi: 07.06.2012
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek, defter ve belgeleri ibraz etmemek

**HÜKÜM:** 213 sayılı VUK.nun 359/b-1 maddesi gereğince 18 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması,
213 sayılı VUK.nun 359/a-2. maddesi gereğince 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması

1- Müdafiin sanık hakkında defter ve belge ibraz etmemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Katılan lehine maktu vekalet ücreti yerine yazılı şekilde eksik vekalet ücreti tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.12.2006 gün ve 2006/11-301 esas, 2006/296 sayılı kararında da açıklandığı üzere “belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma” başlığı altında yeni sistemde güvenlik tedbiri olarak düzenlenmiş bulunan ve mahkumiyetin yasal sonucu olan bu hak mahrumiyetleri, kararda gösterilmemiş olsa bile sanık açısından kazanılmış hakka konu olamayacağı cihetle; yüklenen defter ve belge ibraz etmemek suçunda istem yazısının 27.07.2005 tarihinde tebliğ edildiği ve sürenin bittiği 15. gün olan 11.08.2005 tarihinin suç tarihi olduğu, hükmün gerekçesinde de bu şekilde kabul edildiği halde, sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün 2 nolu bendinde yer alan “5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine, “5237 sayılı Yasanın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkranın diğer bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında 2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının 21.11.2003 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?