Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/13677 K.2012/16740
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların 2007‑2010 yılları arasında işledikleri “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararlarının temyizinde, özellikle 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinin uygulanmasından kaynaklanan cezai artırımın hukuka uygunluğu üzerine kuruludur. (2) Mahkeme, sanıkların “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen hükümlerin 5237 sayılı TCK’nin 204/1. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezasına düzeltilmesini ve diğer tüm mahkumiyet kararlarının doğrudan onaylanmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanık ...;
765 sayılı TCK'nun 504/3, 522/1. maddesi gereği 3 yıl 9 ay hapis ve 12.750 TL a.p.c.,
765 sayılı TCK'nun 504/3, 522/1. maddesi gereği 3 yıl 9 ay hapis ve 40.500 TL a.p.c.,
765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi gereği 3 yıl hapis cezası,
765 sayılı TCK'nun 504/3, 522/1. maddesi gereği 3 yıl 9 ay hapis ve 12.000 TL a.p.c.,
765 sayılı TCK'nun 504/3, 522/1. maddesi gereği 3 yıl 9 ay hapis ve 43.400 TL a.p.
I-Birleşen 2007/48, 2007/89 ve 2009/30 esas sayılı dosyalarda sanıklar ... ve ...'in işledikleri “nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik”, 2007/54 ve 2008/95 esas sayılı dosyalarda işledikleri” nitelikli dolandırıcılık” suçları ile sanık ...'ün birleşen 2009/14 esas sayılı dosyada işlediği “nitelikli dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıklar hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı artırıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri ile cezayı azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin, sanığın suç kastı bulunmadığına, mahkumiyete yeterli delilin olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık ... müdafiinin ise sanığın suçu işlemediğine, mahkumiyet için yeterli delil bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanıklar hakkında birleşen 2007/89 esas sayılı dosyada “resmi belgede sahtecilik” suçundan yapılan yargılamada, suça konu sahte çeklerin sanıklar tarafından aynı anda alışveriş karşılığı olarak müşteki ...'a verilerek kullanılmasından ibaret eylemde; 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" gerektiği, suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde zincirleme suçun şartlarının gerçekleşmeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak sanıklara TCK'nun 204/1. maddesinden verilen hapis cezasında anılan Kanunun 43. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, birleşen 2007/89 esas sayılı dosyasında “resmi belgede sahtecilik” suçundan sanık ... hakkında kurulan “Ü)-1” ve sanık ... hakkında kurulan “V)-1” hüküm fıkralarından 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler tamamen çıkartılıp, 5237 sayılı TCK.nun 204/1 maddesi gereğince sonuç cezaların 3 yıl hapis olarak belirlenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan birleşen 2007/89 esas sayılı dosyasında “resmi belgede sahtecilik” suçundan sanıklar hakkında kurulan hükümlerin DÜZELTİLEREK, birleşen 2007/48 ve 2009/30 esas sayılı dosyalarda sanıklar ... ve ...'in işledikleri “ nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik” suçları ile 2007/89, 2007/54 ve 2008/95 esas sayılı dosyalarda “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından, sanık ...'ün ise birleşen 2009/14 esas sayılı dosyada “nitelikli dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlerin ise DOĞRUDAN ONANMASINA,
II- Sanık ... müdafiinin birleşen 2009/50 esas sayılı dosyada sanığın “nitelikli dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 22.06.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Birleşen 2007/54 esas sayılı dosyada sanıklar ... ve ...'in işledikleri “resmi belgede sahtecilik” suçundan, sanık ...'ün ise birleşen 2009/14 esas sayılı dosyada işlediği “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanık ... hakkında birleşen 2009/14 esas sayılı dosyada “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükümde:
a-) Türk Ticaret Kanununun 692/5 ve 693/son maddelerine göre çeklerde keşide yerinin gösterilmesi, gösterilmediği takdirde keşidecinin adı yanındaki yerde düzenlenmiş sayılacağı ve bu unsurun eksikliği halinde çekin özel belge niteliğinde olacağı cihetle; suça konu 10.10.2007 ve 15.10.2007 keşide tarihli 12.900 ve 11.000 TL bedelli hamiline yazılı iki adet çekte keşide yeri belirtilmemiş olması nedeniyle çek vasfını taşımadıkları ve özel belge niteliğinde oldukları, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 207/1. maddesinde düzenlenen “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de:
b-) Suça konu sahte çeklerin sanık tarafından aynı anda alışveriş karşılığı olarak müşteki ...'e verilerek kullanılmasından ibaret eylemde; 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" gerektiği, suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde zincirleme suçun şartlarının gerçekleşmeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak sanığa TCK'nun 204/1. maddesinden verilen hapis cezasında anılan Kanunun 43. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayini,
2-) Birleşen 2007/54 esas sayılı dosyada sanıklar ... ve ...'in işledikleri “ resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükümde; resmi evrakta sahtecilik suçu için, 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngörülmüşken, 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanıklar lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece lehe yasa değerlendirilmesi sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan alt ve üst sınır ceza içinden 3 yıl hapis cezasının tercih edilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesindeki suç için öngörülen cezanın üst sınırının aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun yaptığı düzenleme gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre tayin olunacak ceza miktarının daha az belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde her iki yasaya göre cezanın 3 yıl hapis olarak tayini ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunlukları nedeniyle 765 sayılı TCK.nun hükümlerinin lehe olduğunun kabul edilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanık ...;
765 sayılı TCK'nun 504/3, 522/1. maddesi gereği 3 yıl 9 ay hapis ve 12.750 TL a.p.c.,
765 sayılı TCK'nun 504/3, 522/1. maddesi gereği 3 yıl 9 ay hapis ve 40.500 TL a.p.c.,
765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi gereği 3 yıl hapis cezası,
765 sayılı TCK'nun 504/3, 522/1. maddesi gereği 3 yıl 9 ay hapis ve 12.000 TL a.p.c.,
765 sayılı TCK'nun 504/3, 522/1. maddesi gereği 3 yıl 9 ay hapis ve 43.400 TL a.p.
I-Birleşen 2007/48, 2007/89 ve 2009/30 esas sayılı dosyalarda sanıklar ... ve ...'in işledikleri “nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik”, 2007/54 ve 2008/95 esas sayılı dosyalarda işledikleri” nitelikli dolandırıcılık” suçları ile sanık ...'ün birleşen 2009/14 esas sayılı dosyada işlediği “nitelikli dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıklar hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı artırıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri ile cezayı azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin, sanığın suç kastı bulunmadığına, mahkumiyete yeterli delilin olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık ... müdafiinin ise sanığın suçu işlemediğine, mahkumiyet için yeterli delil bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanıklar hakkında birleşen 2007/89 esas sayılı dosyada “resmi belgede sahtecilik” suçundan yapılan yargılamada, suça konu sahte çeklerin sanıklar tarafından aynı anda alışveriş karşılığı olarak müşteki ...'a verilerek kullanılmasından ibaret eylemde; 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" gerektiği, suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde zincirleme suçun şartlarının gerçekleşmeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak sanıklara TCK'nun 204/1. maddesinden verilen hapis cezasında anılan Kanunun 43. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, birleşen 2007/89 esas sayılı dosyasında “resmi belgede sahtecilik” suçundan sanık ... hakkında kurulan “Ü)-1” ve sanık ... hakkında kurulan “V)-1” hüküm fıkralarından 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler tamamen çıkartılıp, 5237 sayılı TCK.nun 204/1 maddesi gereğince sonuç cezaların 3 yıl hapis olarak belirlenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan birleşen 2007/89 esas sayılı dosyasında “resmi belgede sahtecilik” suçundan sanıklar hakkında kurulan hükümlerin DÜZELTİLEREK, birleşen 2007/48 ve 2009/30 esas sayılı dosyalarda sanıklar ... ve ...'in işledikleri “ nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik” suçları ile 2007/89, 2007/54 ve 2008/95 esas sayılı dosyalarda “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından, sanık ...'ün ise birleşen 2009/14 esas sayılı dosyada “nitelikli dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlerin ise DOĞRUDAN ONANMASINA,
II- Sanık ... müdafiinin birleşen 2009/50 esas sayılı dosyada sanığın “nitelikli dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 22.06.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Birleşen 2007/54 esas sayılı dosyada sanıklar ... ve ...'in işledikleri “resmi belgede sahtecilik” suçundan, sanık ...'ün ise birleşen 2009/14 esas sayılı dosyada işlediği “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanık ... hakkında birleşen 2009/14 esas sayılı dosyada “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükümde:
a-) Türk Ticaret Kanununun 692/5 ve 693/son maddelerine göre çeklerde keşide yerinin gösterilmesi, gösterilmediği takdirde keşidecinin adı yanındaki yerde düzenlenmiş sayılacağı ve bu unsurun eksikliği halinde çekin özel belge niteliğinde olacağı cihetle; suça konu 10.10.2007 ve 15.10.2007 keşide tarihli 12.900 ve 11.000 TL bedelli hamiline yazılı iki adet çekte keşide yeri belirtilmemiş olması nedeniyle çek vasfını taşımadıkları ve özel belge niteliğinde oldukları, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 207/1. maddesinde düzenlenen “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de:
b-) Suça konu sahte çeklerin sanık tarafından aynı anda alışveriş karşılığı olarak müşteki ...'e verilerek kullanılmasından ibaret eylemde; 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" gerektiği, suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde zincirleme suçun şartlarının gerçekleşmeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak sanığa TCK'nun 204/1. maddesinden verilen hapis cezasında anılan Kanunun 43. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayini,
2-) Birleşen 2007/54 esas sayılı dosyada sanıklar ... ve ...'in işledikleri “ resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükümde; resmi evrakta sahtecilik suçu için, 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngörülmüşken, 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanıklar lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece lehe yasa değerlendirilmesi sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan alt ve üst sınır ceza içinden 3 yıl hapis cezasının tercih edilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesindeki suç için öngörülen cezanın üst sınırının aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun yaptığı düzenleme gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre tayin olunacak ceza miktarının daha az belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde her iki yasaya göre cezanın 3 yıl hapis olarak tayini ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunlukları nedeniyle 765 sayılı TCK.nun hükümlerinin lehe olduğunun kabul edilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.