Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/1087 K.2012/5078
Özet: Uyuşmazlık, sanığın evlilik dışı doğan çocuğu hakkında nüfus müdürlüğüne sahte beyande bulunarak resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm konulmasıdır; mahkeme, bu eylemin “zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik” suçu oluşturduğunu kabul ederek 900 TL adli para cezası ve erteleme kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi (Zeytinburnu 3. Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 343/2, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4, 6. maddeleri gereğince 900.00 TL adli para cezası, erteleme
İddianamedeki anlatıma göre, sanığa yüklenen eylemin “zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturduğu, bu suça öngörülen cezanın yasada belirtilen türü ve üst sınırına göre, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar dava zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmakla, tebliğnamede yazılı düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanığın, Ereğli Devlet Hastanesinde doğan ve kendisinden olmayan çocuğu, nüfus müdürlüğüne müracaat ederek, diğer sanıkla müşterek evliliklerinden olan çocuklarıymış gibi beyanda bulunarak nüfus kütüğüne tescil ettirmesi eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 204/1 ve 43/1. maddelerinde düzenlenen "zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde "görevli memura yalan beyanda bulunmak" suçundan hüküm kurulması, yasaya aykırı;
2-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231 ve TCK’nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 09.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 343/2, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4, 6. maddeleri gereğince 900.00 TL adli para cezası, erteleme
İddianamedeki anlatıma göre, sanığa yüklenen eylemin “zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturduğu, bu suça öngörülen cezanın yasada belirtilen türü ve üst sınırına göre, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar dava zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmakla, tebliğnamede yazılı düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanığın, Ereğli Devlet Hastanesinde doğan ve kendisinden olmayan çocuğu, nüfus müdürlüğüne müracaat ederek, diğer sanıkla müşterek evliliklerinden olan çocuklarıymış gibi beyanda bulunarak nüfus kütüğüne tescil ettirmesi eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 204/1 ve 43/1. maddelerinde düzenlenen "zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde "görevli memura yalan beyanda bulunmak" suçundan hüküm kurulması, yasaya aykırı;
2-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231 ve TCK’nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 09.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.