Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/14975 K.2012/1591
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların resmi nikâhlı evli olmasına rağmen, kendi adlarına nüfusa kaydedilen çocuk için sahte belge düzenlemesi iddialarıyla ilgiliydi; mahkeme, 765 sayılı TCK ve ilgili kanun hükümleri çerçevesinde erteli 165 YTL adli para cezasına karar vererek sanıkları suçlu buldu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 343/2, 59/2. maddeleri ile 647 sayılı Kanunun 4/1 ve 6. maddeleri gereğince erteli 165.00 YTL adli para cezası
Sanık ... yönünden yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin adı geçen sanık yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanıkların resmi nikâhlı evli olmasına, sanıklardan ...’in şikayetçi ... ile gayri resmi birlikteliğinden dünyaya gelen ... isimli çocuğu evlilik birliği içerisinde doğmuş gibi kendi adlarına nüfusa kaydettirdiklerinin iddia ve kabul olunmasına karşın dosya arasında tescil belgelerinin bulunmadığının, beyanın kim/kimler tarafından yapıldığının anlaşılamamasına, sanık ...’ın duruşmada nüfusa birlikte gittiklerini ancak kendisinin görevli memura beyanda bulunmadığını, belge de düzenletmediğini, beyanı eşinin yaptığını kendisinin de ses çıkartamadığını savunmasına göre; ev hanımı olan sanık ...’ın suç kastının tayini ve suça katılımının belirlenebilmesi bakımından ... isimli çocuğun nüfusa tescil belgeleri getirtilip beyanın kim tarafından yapıldığı ve sanık ...’ın sosyal ve kültürel durumu, yaşam şartları, suçun işlendiği yöre koşulları da irdelenip suça katılma kastı da tartışılarak her iki sanık yönünden sübutun ve suç kastının bulunduğunun belirlenmesi halinde eylemlerinin 765 sayılı TCK’nun 342/1 (5237 sayılı TCK’nun 204/1.) maddesinde düzenlenen memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik soruşturma ve suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde her iki sanığın da memura yalan beyanda bulunmak suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi ve uygulamaya göre de 5 ay hapis cezasının 647 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince 11 TL.dan paraya çevrilmesi halinde adli para cezasının 1.650 TL olacağı nazara alınmadan hesap hatası sonuca yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunması, yasaya aykırı,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Hükümden sonra 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231.
maddesi gereğince, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 343/2, 59/2. maddeleri ile 647 sayılı Kanunun 4/1 ve 6. maddeleri gereğince erteli 165.00 YTL adli para cezası
Sanık ... yönünden yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin adı geçen sanık yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanıkların resmi nikâhlı evli olmasına, sanıklardan ...’in şikayetçi ... ile gayri resmi birlikteliğinden dünyaya gelen ... isimli çocuğu evlilik birliği içerisinde doğmuş gibi kendi adlarına nüfusa kaydettirdiklerinin iddia ve kabul olunmasına karşın dosya arasında tescil belgelerinin bulunmadığının, beyanın kim/kimler tarafından yapıldığının anlaşılamamasına, sanık ...’ın duruşmada nüfusa birlikte gittiklerini ancak kendisinin görevli memura beyanda bulunmadığını, belge de düzenletmediğini, beyanı eşinin yaptığını kendisinin de ses çıkartamadığını savunmasına göre; ev hanımı olan sanık ...’ın suç kastının tayini ve suça katılımının belirlenebilmesi bakımından ... isimli çocuğun nüfusa tescil belgeleri getirtilip beyanın kim tarafından yapıldığı ve sanık ...’ın sosyal ve kültürel durumu, yaşam şartları, suçun işlendiği yöre koşulları da irdelenip suça katılma kastı da tartışılarak her iki sanık yönünden sübutun ve suç kastının bulunduğunun belirlenmesi halinde eylemlerinin 765 sayılı TCK’nun 342/1 (5237 sayılı TCK’nun 204/1.) maddesinde düzenlenen memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik soruşturma ve suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde her iki sanığın da memura yalan beyanda bulunmak suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi ve uygulamaya göre de 5 ay hapis cezasının 647 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince 11 TL.dan paraya çevrilmesi halinde adli para cezasının 1.650 TL olacağı nazara alınmadan hesap hatası sonuca yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunması, yasaya aykırı,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Hükümden sonra 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231.
maddesi gereğince, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.