Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/8939 K.2011/21135
Özet: (1) Sanık, 2000 ve 2004 yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan açılan kamu davalarında zamanaşımı nedeniyle mahkeme kararıyla ilgili temyiz itirazlarını gündeme getirdi; (2) Mahkeme, zamanaşımının gerçekleştiğini kabul ederek davayı ortadan kaldırdı ve sanık için 18 ay hapis cezası öngörerek kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM:
1- Zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma
2- 213 sayılı VUK 359/b-1 maddesi uyarınca 18 ay hapis cezası
1- 2000 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinede:
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre katılan vekilinin zamanaşımının gerçekleşmediğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan açılmış kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince düşürülmesi yerine, ortadan kaldırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilemesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının 1/b bendinden "ortadan kaldırmasına" ibaresinin çıkartılıp yerine CMK.nun 223/8. maddeleri gereğince "düşürülmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- 2004 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan sanığın mahkümiyetine dair hükme yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen suçun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.04.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün, 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM:
1- Zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma
2- 213 sayılı VUK 359/b-1 maddesi uyarınca 18 ay hapis cezası
1- 2000 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinede:
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre katılan vekilinin zamanaşımının gerçekleşmediğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan açılmış kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince düşürülmesi yerine, ortadan kaldırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilemesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının 1/b bendinden "ortadan kaldırmasına" ibaresinin çıkartılıp yerine CMK.nun 223/8. maddeleri gereğince "düşürülmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- 2004 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan sanığın mahkümiyetine dair hükme yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen suçun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.04.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün, 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.