Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/6058 K.2012/6623
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 1999‑2000 ve 2001‑2002 yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından mahkum edilmesinin zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılıp kaldırılmayacağıdır; Mahkeme, 1999‑2000 suçları için zamanaşımının gerçekleştiğini kabul ederek hükmü onaylarken, 2001‑2002 suçları için zamanaşımını beyan ederek mahkumiyeti bozup kamu davasını düşürdüğünü karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM:
1- 1999 ve 2000 yıllarında işlenen suçlar nedeniyle açılan davaların zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması,
2- Mahkumiyet
Sanığın yokluğunda verilen kararda temyiz süresinin tebliğ ile başlayacağı ve gerekçeli kararda yasa yolu süresi, şekli ve mercii usulüne uygun olarak bildirildiğinden tebliğnamedeki sanığın temyiz isteminin süresinde yapıldığı görüşüne iştirak edilmemiş, katılan vekilinin gıyabi kararın tebliği üzerine gerekçeli temyiz dilekçesi vermediği, müddeti muhafaza dilekçesinde ise temyiz istemini zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılan hükümlerle sınırlamayıp tüm hükümlere yönelik temyiz itirazında bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
I-Sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın yokluğunda verilip 10.04.2009 tarihinde usulüne uygun olarak bizzat tebliğ edilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 11.05.2009 havale tarihli dilekçesiyle temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Katılan vekilin 1999-2000 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “1999-2000 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçların işlendiği 31.12.1999-31.12.2000 tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve taktir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III-Katılan vekilin 2001-2002 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçların işlendiği 31.12.2001-30.06.2002 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM:
1- 1999 ve 2000 yıllarında işlenen suçlar nedeniyle açılan davaların zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması,
2- Mahkumiyet
Sanığın yokluğunda verilen kararda temyiz süresinin tebliğ ile başlayacağı ve gerekçeli kararda yasa yolu süresi, şekli ve mercii usulüne uygun olarak bildirildiğinden tebliğnamedeki sanığın temyiz isteminin süresinde yapıldığı görüşüne iştirak edilmemiş, katılan vekilinin gıyabi kararın tebliği üzerine gerekçeli temyiz dilekçesi vermediği, müddeti muhafaza dilekçesinde ise temyiz istemini zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılan hükümlerle sınırlamayıp tüm hükümlere yönelik temyiz itirazında bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
I-Sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın yokluğunda verilip 10.04.2009 tarihinde usulüne uygun olarak bizzat tebliğ edilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 11.05.2009 havale tarihli dilekçesiyle temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Katılan vekilin 1999-2000 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “1999-2000 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçların işlendiği 31.12.1999-31.12.2000 tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve taktir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III-Katılan vekilin 2001-2002 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçların işlendiği 31.12.2001-30.06.2002 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.