‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/7877 K.2012/20224

Esas No: 2011/7877 · Karar No: 2012/20224 · Karar Tarihi: 26.11.2012
Özet: Uyuşmazlık: Sanıkların, Bingöl’deki deprem sonrası hasar tespit çalışmalarında gerçeğe aykırı tutanaklar düzenleyerek “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunu işlediği iddiası; Mahkeme sonucu: İddianamenin ve ilgili dosyaların eksikliği nedeniyle davanın tefrikine karar verildi, sanıkların beraat ettirildi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memurun resmi belgede sahteciliği

HÜKÜM: Sanıklar ..... için: Beraat

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca tebligatın muhatabın “bilinen en son adresinde” yapılacağı, sanıklardan ...'ın 21.03.2006 tarihli talimat yoluyla alınan savunmasında “Cumhuriyet mah. Bizim Kent konutları, .....Beylikdüzü-Büyükçekmece İstanbul” adresinde oturduğunu beyan ettiği ve yoklukta verilen 23.12.2008 tarihli kararın sanığın bilinen adresine yapılmayıp, sanığın memur olarak görev yaptığı İstanbul Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğünde genel evrak şefi olan ...a 20.01.2009 günü tebliğ edildiği, sanığın görev yaptığı işyeri adresinin bilinen en son adresi olmaması nedeniyle işyerine yapılan 20.01.2009 günlü tebligatın usulsüz ve sanığın öğrenme üzerine verdiği 28.01.2009 günlü temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki sanığın temyiz isteminin reddine ilişkin düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Suçtan zarar gören şikayetçi idare vekilinin davaya katılma iradesini içeren 26.01.2006 tarihli celsedeki “ önceki müdahale dilekçemizi tekrarlıyoruz” beyanı karşısında bu isteği karara bağlanmayan şikayetçi idarenin 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesi gereğince yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede:
1-26.01.2006 tarihli celsede “önceki müdahale dilekçemizi tekrarlıyoruz” beyanı ile katılma iradesini ortaya koyan şikayetçi idare vekilinden kamu davasına katılmak isteyip istemediği açıkça sorulup, 5271 sayılı CMK'nun 237 ve devamı maddeleri gereğince katılma konusunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü görevlisi olan sanıkların, 01.05.2003 tarihinde Bingöl ili ve çevresinde meydana gelen deprem sonrasında çeşitli köylerde hasar tespit çalışmalarını gerçekleştirdikleri sırada az ve orta hasarlı binaları ağır hasarlı, konut olarak kullanılmayan yerleri konut şeklinde göstermek suretiyle gerçeğe aykırı hasar tespit tutanakları düzenledikleri ve böylece hak sahibi olmaması gereken kişileri hak sahibi haline getirerek "memurun resmi belgede sahteciliği" suçunu işledikleri iddiası ile sanıklar hakkında 08.02.2005 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/34 esasına kaydedilip, 08.02.2005 tarihinde aynı mahkemenin 2004/145 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, 13.12.2005 tarihine kadar yargılamanın bu dosya üzerinden yürütüldüğü, ara karar ile 10 sanık hakkındaki kamu davasının tefrikine karar verilerek Mahkemenin 2005/528 esas sırasına kaydedildiği; soruşturma aşamasında yapılan keşif tutanaklarının toplanan deliller ve ifadeler ile sahteliği iddia edilen hasar tespit komisyon tutanaklarının, 2004/145 esas sayılı dava dosyasındaki 13.12.2005 tarihine kadar yapılan duruşma tutanaklarının, dosya kapsamına göre bu dava ile irtibatlı bir kısım sanıkların yargılandıkları dosyalarda sanıkların görevli oldukları köylerdeki hasar gören taşınmazlarla ilgili yapılan keşif tutanaklarının dosyada denetime elverişli olacak şekilde bulundurulmadığı, sanık ... hakkında 4483 sayılı Yasa uyarınca verilmiş soruşturma izni kararına dosyada rastlanılmadığı, dosyada sureti bulunan Bingöl Valiliğinin 06.10.2004 tarih ve 2004/25 sayılı kararının diğer sanıklara ilişkin olduğu, 06.10.2004 tarihli soruşturma izni kararına dayanak teşkil eden Mülkiye Başmüfettişi ... ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı müfettişi ... tarafından düzenlenen 06.10.2004 tarihli ön soruşturma raporunun aslı ya da onaylı suretinin dosya arasında bulunmadığı, dosya kapsamından ve hükmün gerekçesinden sanıkların hasar tespit çalışmalarına katıldıkları köylerde usulsüz afet yardımından konut alan vatandaşlar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından neticelenmiş davaların yine mahalli hak sahipliği komisyonunda görevli olan muhtar ve diğer görevliler hakkında tefrik edilen ayrı kamu davalarının bulunduğu, ana dosyanın bazı sayfaları dosya arasında bulunan iddianamede dava konusu edilen usulsüz işlemlerin soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığı tarafından res’en yapılan keşifler sonucu belirlendiğinin belirtilmesine karşın iddianamenin tümünün ve anılan iddianamede bahsi geçen sanıkların düzenledikleri tutanaklar ile ilgili keşif tutanaklarına ve hükmün gerekçesinde bahsi geçen hak sahipleri hakkındaki nitelikli dolandırıcılık, sanıklar ile birlikte görevli muhtar-ihtiyar heyeti üyeleri ve diğer görevliler hakkındaki sahtecilik suçundan açılan davaların soruşturma/kovuşturma evrelerine ilişkin belge ve delillerin dosya arasında rastlanmamasına, sadece karara çıkanların karar suretlerinin bulunmasına göre; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, suç vasfının tayini ve denetimin sağlanabilmesi bakımından; sanık ... hakkında 4483 sayılı Yasa uyarınca verilmiş soruşturma izni olup olmadığının araştırılarak, verilmiş ise kararın aslı ya da onaylı suretinin eklenmesi, soruşturma izni alınmamış ise bu sanık yönünden yetkili makamdan soruşturma izni alınması, diğer sanıklar hakkındaki Bingöl Valiliğinin 06.10.2004 tarih ve 2004/25 sayılı soruşturma izni kararına dayanak teşkil eden 06.10.2004 tarihli ön soruşturma raporunun aslı ya da onaylı suretinin, sahteliği iddia olunan ve sanıkların görev yaptıkları köylerdeki hasar tespit komisyon tutanakları ve buna dayanak belgelerin, yukarıda bahsedilen duruşma tutanakları, hasar

tespiti yapılan taşınmazlara ilişkin keşif tutanakları, bu dosya ile irtibatlı olaylarla ilgili Cumhuriyet savcılığınca yapılan soruşturma evresine ait belgeler ve sanıklar ile ilgili mülkiye müfettişleri tarafından düzenlenmiş ise ön inceleme raporu ve dayanak soruşturma evraklarının onaylı örneklerinin dosyaya getirtilip incelenmesi, suça konu belgelere dayanarak usulsüz olarak afet yardımından konut alanlar ile mahalli hak sahipliği komisyonunda görevli muhtarlar haklarında açılan dava dosyalarının bu sanıklar ile ilgili olanlarının dava dosyası ile birleştirilmesi veya dava akıbetlerinin araştırılması, birleştirmenin mümkün olmaması halinde sözkonusu dava dosyalarında bu dosyayı ilgilendiren bölümlerinin ve soruşturma aşamasında yapılan keşif tutanakları ve eklerinin eksiksiz bir şekilde onaylı örneklerinin denetime elverişli bir şekilde dosyaya konulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanıklar ..., ... ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?