Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Sosyal Güvenlik Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/7651 K.2012/4439
Özet: (1) Soruşturma sırasında sahte işe giriş bildirgesinin aslı temin edilememesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın reddiyle ilgili itiraz; (2) İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi, 27/01/2010 tarihli kararı bozalak, dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade ederek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın iptalini ve yeniden soruşturma yapılmasını emredmiştir.
Resmî belgede sahtecilik suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22/10/2009 tarihli ve 2007/188669 soruşturma, 2009/55603 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, mercii İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 27/01/2010 tarihli ve 2009/1160 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre;
Suça konu sahte işe giriş bildirgesinin aslı temin edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü İstanbul Sigorta Müdürlüğünün (Devredilen) 07/01/2008 tarihli ve B.13.1.SSK.4.34.02.00/IX-2-CA/3500 sayılı yazılarında söz konusu belgenin aslının gönderildiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.04.2011 gün ve 2010/4011/18464 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2011 gün ve KYB.2011/169474 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü İstanbul Sigorta Müdürlüğünün 07.01.2008 gün ve 3500 sayılı yazısında; suça konu 05.12.2006 tarihli işe giriş bildirgesinin aslının gönderildiğinin belirtilmesi karşısında, suça konu belgenin nerede olduğu araştırılıp, sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken, belge aslı bulunmadığı gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamede yer alan düşünce yerinde görüldüğünden, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.10.2009 gün ve 2007/188669 soruşturma, 2009/55603 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 27.01.2010 gün ve 2009/1160 değişik iş sayılı kararın, CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Suça konu sahte işe giriş bildirgesinin aslı temin edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü İstanbul Sigorta Müdürlüğünün (Devredilen) 07/01/2008 tarihli ve B.13.1.SSK.4.34.02.00/IX-2-CA/3500 sayılı yazılarında söz konusu belgenin aslının gönderildiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.04.2011 gün ve 2010/4011/18464 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2011 gün ve KYB.2011/169474 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü İstanbul Sigorta Müdürlüğünün 07.01.2008 gün ve 3500 sayılı yazısında; suça konu 05.12.2006 tarihli işe giriş bildirgesinin aslının gönderildiğinin belirtilmesi karşısında, suça konu belgenin nerede olduğu araştırılıp, sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken, belge aslı bulunmadığı gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamede yer alan düşünce yerinde görüldüğünden, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.10.2009 gün ve 2007/188669 soruşturma, 2009/55603 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 27.01.2010 gün ve 2009/1160 değişik iş sayılı kararın, CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.