Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/2454 K.2011/1815
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın banka ve kredi kurumlarını dolandırmak için sahte belgeler düzenlemesiyle ilgili 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 342/1 ve 80 maddeleri uyarınca hapis cezasına çarptırılmasıdır. Mahkeme, bu suçlamalarla ilgili verilen 2 yıl 4 ay hapis cezasını onaylayarak kararın bozulmasına gerek olmadığını belirtti.
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka ve kredi kurumlarını dolandırmak, resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak ortadan kaldırmak, resmi belgede sahtecilik suçundan 765 s.y. TCK.md.342/1,80 (2 yıl 4 ay hapis cezası)
Hükmolunan hapis cezasının süresine göre koşulları oluşmadığından sanık müdafiinin incelemenin duruşmalı olarak yapılması isteminin, 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 318.maddesi uyarınca reddine, dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair hükme yönelik temyiz davası bulunmayıp sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçların uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 Sayılı TCK.nun 43.maddesindeki teselsül hükmünün, “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda....” denilmek suretiyle 765 Sayılı TCK.nun 80.maddesinden farklı düzenlenmiş olup, sanık tarafından hayali kişileri borçlu göstermek suretiyle sahte olarak düzenlenen suça konu iki adet sahte senedin, bankadan alınan kredi teminatı olarak aynı anda verildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 Sayılı TCK.nun 43.maddesinin uygulama koşulları oluşmadığı, bu nedenle 5237 Sayılı TCK.nun 204/1 maddesinin lehe olacağı gözetilmeden, 765 Sayılı TCK. 80.maddesindeki artırım oranın az olması nedeniyle lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
5271 Sayılı CMK.nun 226. maddesine aykırı olarak, iddianamede gösterilemeyen 765 Sayılı TCK.nun 80.maddesinin, ek savunma hakkı verilmeden uygulanması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Banka ve kredi kurumlarını dolandırmak, resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak ortadan kaldırmak, resmi belgede sahtecilik suçundan 765 s.y. TCK.md.342/1,80 (2 yıl 4 ay hapis cezası)
Hükmolunan hapis cezasının süresine göre koşulları oluşmadığından sanık müdafiinin incelemenin duruşmalı olarak yapılması isteminin, 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 318.maddesi uyarınca reddine, dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair hükme yönelik temyiz davası bulunmayıp sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçların uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 Sayılı TCK.nun 43.maddesindeki teselsül hükmünün, “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda....” denilmek suretiyle 765 Sayılı TCK.nun 80.maddesinden farklı düzenlenmiş olup, sanık tarafından hayali kişileri borçlu göstermek suretiyle sahte olarak düzenlenen suça konu iki adet sahte senedin, bankadan alınan kredi teminatı olarak aynı anda verildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 Sayılı TCK.nun 43.maddesinin uygulama koşulları oluşmadığı, bu nedenle 5237 Sayılı TCK.nun 204/1 maddesinin lehe olacağı gözetilmeden, 765 Sayılı TCK. 80.maddesindeki artırım oranın az olması nedeniyle lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
5271 Sayılı CMK.nun 226. maddesine aykırı olarak, iddianamede gösterilemeyen 765 Sayılı TCK.nun 80.maddesinin, ek savunma hakkı verilmeden uygulanması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.