Yargıtay11. Ceza DairesiCeza HukukuVergi Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/11914 K.2012/7393
Özet: Uyuşmazlık, vergi usul kanununa muhalefet suçundan dolayı mahkumiyetin kesinleşmesi ve sonradan yürürlüğe giren kanunlarla ilgili lehe hükmün belirlenmesiyle ilgilidir; Mahkeme, 5252 sayılı yasa ve 5237 sayılı TCK hükümlerini dikkate alarak, erteleme mümkün olduğuna karar verip, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca mahkumiyetin bozulmasına hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM: VUK.nun 359/b-1. maddesi uygulanması ile 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair.
16.10.2001 gün ve 2000/290 Esas,2001/402 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün Dairemizin 02.03.2004 gün ve 2002/14100 Esas, 2004/1365 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ve 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 4. fıkrasındaki “kesin hükümle sonuçlanmış davalarda sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz” hükmü karşısında tebliğnamedeki zamanaşımına ilişen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre hükümlü müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.07.2006 gün, 2006/5-182-182 ve 04.07.2006 gün, 2006/10-128-177 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kesinleşip infaz aşamasında olan hükümlerle ilgili olarak uyarlama sonucu verilen kararların kazanılmış hak oluşturmayacağı cihetle; 5252 sayılı Yasanın 6/1. maddesi uyarınca “ağır hapis”cezasının “hapis” cezasına dönüşmesi nedeniyle hükümlü hakkında ertelemenin olanaklı hale geldiği ve olumlu veya olumsuz bir karar verilebilmesi için, 5271 sayılı CMK.nun 223-230. maddelerine uygun şekilde yeniden hüküm kurulması ayrıca 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlünün cezalandırılmasına ilişkin kesinleşmiş mahkumiyet hükmü ile sonradan 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hükümlü hakkında sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesine göre sabıka kaydı nedeniyle cezadan artırım bulunmadığından 765 sayılı TCK’nun 81. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM: VUK.nun 359/b-1. maddesi uygulanması ile 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair.
16.10.2001 gün ve 2000/290 Esas,2001/402 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün Dairemizin 02.03.2004 gün ve 2002/14100 Esas, 2004/1365 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ve 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 4. fıkrasındaki “kesin hükümle sonuçlanmış davalarda sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz” hükmü karşısında tebliğnamedeki zamanaşımına ilişen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre hükümlü müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.07.2006 gün, 2006/5-182-182 ve 04.07.2006 gün, 2006/10-128-177 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kesinleşip infaz aşamasında olan hükümlerle ilgili olarak uyarlama sonucu verilen kararların kazanılmış hak oluşturmayacağı cihetle; 5252 sayılı Yasanın 6/1. maddesi uyarınca “ağır hapis”cezasının “hapis” cezasına dönüşmesi nedeniyle hükümlü hakkında ertelemenin olanaklı hale geldiği ve olumlu veya olumsuz bir karar verilebilmesi için, 5271 sayılı CMK.nun 223-230. maddelerine uygun şekilde yeniden hüküm kurulması ayrıca 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlünün cezalandırılmasına ilişkin kesinleşmiş mahkumiyet hükmü ile sonradan 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hükümlü hakkında sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesine göre sabıka kaydı nedeniyle cezadan artırım bulunmadığından 765 sayılı TCK’nun 81. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.