Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/11846 K.2012/8159
Özet: Uyuşmazlık konusu, gümrük müşavir yardımcısı olan sanığın ithalatçı firma adına beyannameye ekleme yaparak kişi hüviyetine ilişkin yalan beyanda bulunmasıdır. Mahkeme, 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2 maddeleri ile CMK’nın 223/8 maddesi gereğince kamu davasını düşürmeye karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının düşürülmesi
25.01.2001 tarihli iddianamede gümrük müşavir yardımcısı olan sanığın ithalatçı firma adına 13.10.2000 tarihli beyannameye ekleme yaptığının iddia olunmasına, dosya arasında mevcut Gümrükler Başmüdürlüğü’nün 26.11.2000 gün ve 2527 sayılı yazısından sanığın 2416 karne nolu gümrük müşavir yardımcısı olarak görev yaptığının ve 09.06.2000 tarih ve 62913 sayılı beyannamenin 31. sütununda sahtecilik yapan sanığın 4458 sayılı Yasanın geçici 6. maddesi 2. fıkrası uyarınca işlem yapılmak üzere suç ihbarında bulunulduğunun anlaşılmasına göre, 4458 sayılı Yasanın geçici 6/6. madde ve fıkrası uyarınca gümrük müşaviri ve yardımcılarının görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçtan dolayı devlet memuru gibi cezalandırılacağı cihetle; sanığın eyleminin suç ve iddianame tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339 (5237 sayılı TCK.nun 204/2) maddesinde yazılı suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri taktir ve değerlendirme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla kamu davasının hüküm tarihi itibariyle gerçekleşmeyen 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre düşürülmesi,
Yasaya aykırı katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak anılan suç için 765 sayılı TCK.nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 29.11.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak hüküm kurulması mümkün bulunduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 09.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının düşürülmesi
25.01.2001 tarihli iddianamede gümrük müşavir yardımcısı olan sanığın ithalatçı firma adına 13.10.2000 tarihli beyannameye ekleme yaptığının iddia olunmasına, dosya arasında mevcut Gümrükler Başmüdürlüğü’nün 26.11.2000 gün ve 2527 sayılı yazısından sanığın 2416 karne nolu gümrük müşavir yardımcısı olarak görev yaptığının ve 09.06.2000 tarih ve 62913 sayılı beyannamenin 31. sütununda sahtecilik yapan sanığın 4458 sayılı Yasanın geçici 6. maddesi 2. fıkrası uyarınca işlem yapılmak üzere suç ihbarında bulunulduğunun anlaşılmasına göre, 4458 sayılı Yasanın geçici 6/6. madde ve fıkrası uyarınca gümrük müşaviri ve yardımcılarının görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçtan dolayı devlet memuru gibi cezalandırılacağı cihetle; sanığın eyleminin suç ve iddianame tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339 (5237 sayılı TCK.nun 204/2) maddesinde yazılı suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri taktir ve değerlendirme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla kamu davasının hüküm tarihi itibariyle gerçekleşmeyen 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre düşürülmesi,
Yasaya aykırı katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak anılan suç için 765 sayılı TCK.nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 29.11.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak hüküm kurulması mümkün bulunduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 09.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.