Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/11245 K.2012/8929
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık ve bilişim suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararı üzerine temyiz haklarının uygulanıp uygulanmadığı konusundaki hukuki prosedürleri içerir; Mahkeme, temyiz süresinin geçildiğini ve ilgili kanun hükümlerine göre kararın bozulmasına gerek olmadığını belirterek, sanığın mahkumiyet kararını onaylamış ve temyiz talebini reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık ve bilişim
HÜKÜM: Mahkumiyet
1-Tebligat Kanununun 11 maddesi gereğince sanık ... müdafiinin yüzüne karşı verilen hükümde temyiz süresi tefhimle başlayacağından sonradan gerekmediği halde müdafiiye yapılan gerekçeli kararın tebliğinin yeni bir temyiz hakkı vermeyeceği cihetle; sanık müdafiinin yüzüne karşı 10.05.2007 tarihinde verilen hükmü karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süresinden sonra 29.12.2010 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken aynı yasanın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık ... müdafiinin temyizine gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "hırsızlık ve bilişim" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, en son suçların işlendiği 03.07.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, adı geçen sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık ve bilişim
HÜKÜM: Mahkumiyet
1-Tebligat Kanununun 11 maddesi gereğince sanık ... müdafiinin yüzüne karşı verilen hükümde temyiz süresi tefhimle başlayacağından sonradan gerekmediği halde müdafiiye yapılan gerekçeli kararın tebliğinin yeni bir temyiz hakkı vermeyeceği cihetle; sanık müdafiinin yüzüne karşı 10.05.2007 tarihinde verilen hükmü karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süresinden sonra 29.12.2010 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken aynı yasanın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık ... müdafiinin temyizine gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "hırsızlık ve bilişim" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, en son suçların işlendiği 03.07.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, adı geçen sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.