‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/4366 K.2012/19089

Esas No: 2010/4366 · Karar No: 2012/19089 · Karar Tarihi: 12.11.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların müştekinin kredi kartını kötüye kullanarak birden fazla işyerinden alışveriş yapması ve bu eylemin zincirleme suçu oluşturduğu iddiasıdır. Asliye Ceza Mahkemesi, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca sanıkları 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırdı, ancak bazı hukuki eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması

HÜKÜM: Sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 245/1, 62/1, 52/2, 63. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000.- YTL adli para cezası ile cezalandırılması, 53/1-a-b-c-d-e maddesinin uygulanması

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Üst Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanıkların haksız şekilde elde ettiği müştekiye ait kredi kartı ile değişik zamanlarda birden fazla işyerinden alışveriş yapmak şeklinde gerçekleşen eyleminin zincirleme suçu oluşturacağı ve haklarında TCK'nun 43. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini,
2-Hükümden önce 19.12.2006 gün ve 26381 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 245. maddesine eklenen "birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun mal varlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır" hükmü ve Yapı ve Kredi Bankası vekilinin 26.04.2006 tarihli dilekçesinde sanık yakınları tarafından müştekinin kredi kartı hesabına 2.489.53 TL'nin yatırıldığı ve bir zararın kalmadığının belirtilmesi, ödemeye ilişkin 26.04.2006 tarihli banka makbuzunun ibraz edilmesi karşısında, 5237 sayılı Yasanın 168/2. maddesi uyarınca hükmolunan cezalarda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, sanıkların müştekinin zararını kovuşturma başlamadan önce ve bizzat pişmanlık göstererek tazmin etmedikleri yakınları tarafından kovuşturma başladıktan ve iddianame ile dava açıldıktan sonra zararın karşılanmış olması şeklinde yasal olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Tekerrüre esas sabıkaları bulunan sanıklar ... ve ... hakkında TCK.nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, Üst Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?