Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/2972 K.2011/650
Özet: Uyuşmazlık, bir memur olmayan kişinin resmi belgede sahteciliği ve dolandırıcılık suçlarıyla ilgili olarak mahkemeye sunulan delillerin yeterliliği üzerineydi; mahkeme, sanıkların beraatini ve hapis cezalarını (2 yıl 4 ay ile 8 ay) belirleyerek avukatlık ücretinin ödenmesini hükmeder. Mahkeme ayrıca temyiz itirazlarını inceleyip, eksik soruşturma ve yasal hataları düzelterek kararın bozulması yerine yeniden yargılama gerektirmeyen düzeltmeler yaparak hükmü onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık
HÜKÜM:
1- Sanık ...: Beraat
2- Sanık ...: A- 765 s. TCK.nın 342/1, 80, maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis cezası
B- 5237 s. TCK.nın 158/1-d-e, 35/2, 53 maddeleri gereğince 8 ay hapis ve 1000 YTL adli para cezası
I-Katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Elde edilen delillerin hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin eksik soruşturma yapıldığına, suçun sübuta erdiğine ilişen, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1136 sayılı Kanun'un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katlan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki hükmün (1) numaralı bendinden sonra gelmek üzere; "sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, temyiz inceleme tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 2.200 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine" fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
A-Sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Sanığın ... adına sahte düzenlenmiş 4 adet kira sözleşmesi ile ... adına düzenlenmiş muvafakatnameyi 2003 yılı DGD başvuru evrakları ekinde ...’ne ibraz ederek sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması, dosyada mevcut ilçe tahkim komisyonu kararından bu durumun fark edilip DGD ödemesi yapılmadığının anlaşılması karşısında; suça konu belgelerin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 356 ve 80. maddeleri kapsamında bulunduğu gözetilerek “şehadetnamede sahtecilik” suçundan mahkumiyeti yerine anılan belgelerin ...’ne verilerek kullanıldığından bahisle yazılı şekilde “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetine karar verilmesi
B-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme gelince:
1-Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK. nu ile suç tarihinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun ilgili bütün hükümleri 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak kararın gerekçe bölümünde eylemlere ayrı ayrı uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, somut uygulama yapılmadan ve sanığın eyleminin 765 sayılı TCK.nun 504/7 (5237 sayılı TCK.nun 158/1-e) madde ve fıkrası kapsamında bulunduğu gözetilmeden uygulama maddesi olarak anılan maddenin d ve e bendlerinin birlikte gösterilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hapis cezası “takdiren” denilmek suretiyle alt sınırdan tayin olunduğu halde adli para cezalarına esas alınan birim gün sayısının ise alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
3-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme, diğer bendlerde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken anılan maddenin uygulanma şekli gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı,
4-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. ve TCK. nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık
HÜKÜM:
1- Sanık ...: Beraat
2- Sanık ...: A- 765 s. TCK.nın 342/1, 80, maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis cezası
B- 5237 s. TCK.nın 158/1-d-e, 35/2, 53 maddeleri gereğince 8 ay hapis ve 1000 YTL adli para cezası
I-Katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Elde edilen delillerin hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin eksik soruşturma yapıldığına, suçun sübuta erdiğine ilişen, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1136 sayılı Kanun'un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katlan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki hükmün (1) numaralı bendinden sonra gelmek üzere; "sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, temyiz inceleme tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 2.200 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine" fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
A-Sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Sanığın ... adına sahte düzenlenmiş 4 adet kira sözleşmesi ile ... adına düzenlenmiş muvafakatnameyi 2003 yılı DGD başvuru evrakları ekinde ...’ne ibraz ederek sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması, dosyada mevcut ilçe tahkim komisyonu kararından bu durumun fark edilip DGD ödemesi yapılmadığının anlaşılması karşısında; suça konu belgelerin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 356 ve 80. maddeleri kapsamında bulunduğu gözetilerek “şehadetnamede sahtecilik” suçundan mahkumiyeti yerine anılan belgelerin ...’ne verilerek kullanıldığından bahisle yazılı şekilde “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetine karar verilmesi
B-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme gelince:
1-Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK. nu ile suç tarihinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun ilgili bütün hükümleri 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak kararın gerekçe bölümünde eylemlere ayrı ayrı uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, somut uygulama yapılmadan ve sanığın eyleminin 765 sayılı TCK.nun 504/7 (5237 sayılı TCK.nun 158/1-e) madde ve fıkrası kapsamında bulunduğu gözetilmeden uygulama maddesi olarak anılan maddenin d ve e bendlerinin birlikte gösterilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hapis cezası “takdiren” denilmek suretiyle alt sınırdan tayin olunduğu halde adli para cezalarına esas alınan birim gün sayısının ise alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
3-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme, diğer bendlerde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken anılan maddenin uygulanma şekli gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı,
4-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. ve TCK. nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.