Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/1477 K.2011/1625
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın dolandırıcılık ve bilişim sistemine girme suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurularının süresiz veya geçerli olup olmadığıdır; Mahkeme, dolandırıcılık için verilen mahkumiyetin yasaya aykırı olduğunu belirterek temyizi bozdu, ancak bilişim sistemi suçu için verilen para cezasının kesinlik sınırının altına düştüğünü kabul ederek temyizi reddetti.
Dolandırıcılık ve bilişim sistemine girme suçlarından sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda mahkumiyetine dair Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.05.2007 gün ve 2007/23 Esas, 2007/181 Karar sayılı hükmün incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmekle 18.07.2007 gün ve aynı sayı ile verilen süresinden sonra yapıldığından bahisle temyiz isteminin reddine ilişkin kararında sanık müdafii tarafından süresinde temyizi üzerine C. Başsavcılığının onama isteyen 15.01.2010 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle gıyabi hükmün, sanığın onsekizyaşından küçük oğluna tebliğ edilmekle usulsüz ve geçersiz olduğu dolayısıyla sanık müdafiince anılan hükme yönelik temyizin ıttıla tarihine göre yasal süresi içinde bulunduğu kabul edilmekle, mahkemenin "temyizin süreden reddine" ilişkin 18.07.2007 tarihli "ek kararı" kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
I- Sanık müdafiinin, müvekkili hakkında "Bilişim Sistemine Girme" suçundan verilen "mahkumiyet" hükmüne yönelen temyiz itirazının incelenmesinde:
5219 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305. maddesindeki temyiz kesinlik sınırının 21.07.2004 tarihinden itibaren 2.000 TL.na çıkartılmış olması ve 5237 sayılı TCK.nun 50/5. maddesi hükmü de gözetildiğinde anılan tarihten sonra sanık hakkında yukarda belirtilen suçtan hükmolunan sonuç para cezasının miktarı itibariyle "kesinlik sınırı" altında kaldığı anlaşıldığından sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 305 ve 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
II- Sanık müdafiinin, "dolandırıcılık" suçundan verilen "mahkumiyet" hükmüne yönelen temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Sanığın, internet üzerinden şikayetçi ...'ın e-posta adresine girerek kendisini şikayetçinin arkadaşı Hasan olarak tanıtıp 750 kontör alarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında; eylemin TCK.nun 158/1-f maddesinde yazılı "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri değerlendirmek görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 22.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
I- Sanık müdafiinin, müvekkili hakkında "Bilişim Sistemine Girme" suçundan verilen "mahkumiyet" hükmüne yönelen temyiz itirazının incelenmesinde:
5219 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305. maddesindeki temyiz kesinlik sınırının 21.07.2004 tarihinden itibaren 2.000 TL.na çıkartılmış olması ve 5237 sayılı TCK.nun 50/5. maddesi hükmü de gözetildiğinde anılan tarihten sonra sanık hakkında yukarda belirtilen suçtan hükmolunan sonuç para cezasının miktarı itibariyle "kesinlik sınırı" altında kaldığı anlaşıldığından sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 305 ve 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
II- Sanık müdafiinin, "dolandırıcılık" suçundan verilen "mahkumiyet" hükmüne yönelen temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Sanığın, internet üzerinden şikayetçi ...'ın e-posta adresine girerek kendisini şikayetçinin arkadaşı Hasan olarak tanıtıp 750 kontör alarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında; eylemin TCK.nun 158/1-f maddesinde yazılı "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri değerlendirmek görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 22.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.