Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/2163 K.2011/1848
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların dolandırıcılık suçundan dolayı verilen mahkumiyet ve ceza kararlarının temyiz edilip edilmeyeceği konusundadır. (2) Mahkeme, sanıkların temyiz taleplerini reddederek 10 ay hapis ve 200 YTL apc ile cezalandırılan kararı kesinleştirerek, dava zamanaşımına ilişkin hükümler nedeniyle kararın ortadan kaldırılmasını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM:
1- ... hakkında, beraatine ilişkin,
2- Sanık ... hakkında, 765 sayılı TCK.nun 503/1, 522, 523, 72, 647 sayılı yasanın 4,5 ve 6. maddeleri gereğince neticeten 426.00 YTL.apc.ve erteleme
3- Sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 168, 53/1, 52. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 200.00
YTL.apc.ile cezalandırılmasına
I-Sanık ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık ...’nin beraatine, sanık ...’in mahkumiyetine ilişkin 13.07.2004 tarihli hükmün adı geçen sanıklar yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anılan kararın sadece sanık ... ...’nun temyizi üzerine 5320 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca Yargıtay C. Başsavcılığının 18.07.2005 tarihli yazısı ile iade edilmesi üzerine, anılan sanıklar yönünden temyiz davası bulunmayıp haklarındaki hükümlerin kesinleştiği ve sanık ... yönünden ayrı bir uyarlama yargılaması yapılması gerektiği halde duruşmaya dahil edilerek sanık olarak yeniden kurulan hükümler hukuki değerden yoksun olup temyizi mümkün bulunmadığından; sanıklar Mustafa Seçginli ve ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 317 maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık ... müdafiinin mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 06.02.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 05.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM:
1- ... hakkında, beraatine ilişkin,
2- Sanık ... hakkında, 765 sayılı TCK.nun 503/1, 522, 523, 72, 647 sayılı yasanın 4,5 ve 6. maddeleri gereğince neticeten 426.00 YTL.apc.ve erteleme
3- Sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 168, 53/1, 52. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 200.00
YTL.apc.ile cezalandırılmasına
I-Sanık ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık ...’nin beraatine, sanık ...’in mahkumiyetine ilişkin 13.07.2004 tarihli hükmün adı geçen sanıklar yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anılan kararın sadece sanık ... ...’nun temyizi üzerine 5320 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca Yargıtay C. Başsavcılığının 18.07.2005 tarihli yazısı ile iade edilmesi üzerine, anılan sanıklar yönünden temyiz davası bulunmayıp haklarındaki hükümlerin kesinleştiği ve sanık ... yönünden ayrı bir uyarlama yargılaması yapılması gerektiği halde duruşmaya dahil edilerek sanık olarak yeniden kurulan hükümler hukuki değerden yoksun olup temyizi mümkün bulunmadığından; sanıklar Mustafa Seçginli ve ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 317 maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık ... müdafiinin mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 06.02.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 05.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.