Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/6956 K.2012/14901
Özet: (1) Uyuşmazlık, 26 11 2005 tarihli bilirkişi raporu ile incelenen sahte sürücü belgesinin sahteciliği ve aldatma yeteneğinin tespitiyle ilgiliydi; (2) Mahkeme sanığı resmi belgede sahtecilik suçundan mahkum etti, hapis cezasının infazını tamamlanana kadar yoksun bırakarak koşullu salıverilme tarihine kadar alt soyu üzerindeki haklarını korumayı kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
TCK. nun 58/1. maddesi gereğince önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde cezanın infaz edilip edilmediği aranmaksızın tekerrür hükümleri uygulanacağından sanık hakkında TCK. 58/6-7 fıkraları uyarınca karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış gerekçeli kararda Cumhuriyet savcısının mütalaasına yer verilmemesi usule aykırı ise de 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 3. madde hükmü karşısında sonuca etkili görülmemiş,suça konu sahte sürücü belgesinin 26.11.2005 tarihli bilirkişi raporu ile incelendiği ve sahteliğinin sabit, aldatma yeteneğinin mevcut olduğunun tespit edildiği, gerekçeli kararda anılan raporun mahkemece değerlendirildiği ve belgenin aldatma yeteneğinin mevcut olduğunun bilirkişi raporuna dayanılarak kabul edildiği ve gerekçeye açıkça yansıtıldığı anlaşıldığından tebliğnamede bu hususlara ilişen ve bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanık hakkında hüküm kurulurken hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki haklardan şartla tahliye tarihine kadar 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tamamen çıkarılarak yerine "sanığın, 5237 sayılı TCK'nun 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncayakadar yoksun bırakılmasına" cümlesi eklenmek suretiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
TCK. nun 58/1. maddesi gereğince önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde cezanın infaz edilip edilmediği aranmaksızın tekerrür hükümleri uygulanacağından sanık hakkında TCK. 58/6-7 fıkraları uyarınca karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış gerekçeli kararda Cumhuriyet savcısının mütalaasına yer verilmemesi usule aykırı ise de 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 3. madde hükmü karşısında sonuca etkili görülmemiş,suça konu sahte sürücü belgesinin 26.11.2005 tarihli bilirkişi raporu ile incelendiği ve sahteliğinin sabit, aldatma yeteneğinin mevcut olduğunun tespit edildiği, gerekçeli kararda anılan raporun mahkemece değerlendirildiği ve belgenin aldatma yeteneğinin mevcut olduğunun bilirkişi raporuna dayanılarak kabul edildiği ve gerekçeye açıkça yansıtıldığı anlaşıldığından tebliğnamede bu hususlara ilişen ve bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanık hakkında hüküm kurulurken hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki haklardan şartla tahliye tarihine kadar 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tamamen çıkarılarak yerine "sanığın, 5237 sayılı TCK'nun 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncayakadar yoksun bırakılmasına" cümlesi eklenmek suretiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.