Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/533 K.2012/5620
Özet: Uyuşmazlık, sanığın müştekiye ait kredi kartını çantasından habersizce alarak kullanması ve bu eylemin 5237 sayılı TCK’nın 245/1 maddesi (kredi kartının kötüye kullanılması) ve 141/1 maddesi (hırsızlık) kapsamında suç teşkil etmesiyle ilgilidir. Mahkeme, sanığı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100 YTL adli para cezasıyla cezalandırmaya karar vererek hükmü bozdu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kredi kartının kötüye kullanılması
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 245/1, 43/1, 62/1, 52/2, 53/1-2. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis 100 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına kısıtlama,
İddianamede sanığın müştekiye ait kredi kartını çantasından habersizce alarak kullandığının anlatılmış olması karşısında; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 gün 2010/11-17 Esas, 2010/65 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 245/1. maddesindeki kredi kartının kötüye kullanılmasının yanında 5237 sayılı TCK'nun 141/1. maddesindeki hırsızlık suçunu da oluşturacağı anlaşılmakla hırsızlık suçundan açılan kamu davası hakkında mahkemesince bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a) 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı,
b) Hükümden sonra 19.12.2006 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren, 5560 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 245. maddesine eklenen “Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun mal varlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır” hükmü uyarınca; sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kredi kartının kötüye kullanılması
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 245/1, 43/1, 62/1, 52/2, 53/1-2. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis 100 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına kısıtlama,
İddianamede sanığın müştekiye ait kredi kartını çantasından habersizce alarak kullandığının anlatılmış olması karşısında; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 gün 2010/11-17 Esas, 2010/65 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 245/1. maddesindeki kredi kartının kötüye kullanılmasının yanında 5237 sayılı TCK'nun 141/1. maddesindeki hırsızlık suçunu da oluşturacağı anlaşılmakla hırsızlık suçundan açılan kamu davası hakkında mahkemesince bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a) 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı,
b) Hükümden sonra 19.12.2006 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren, 5560 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 245. maddesine eklenen “Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun mal varlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır” hükmü uyarınca; sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.