‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/2152 K.2012/4365

Esas No: 2009/2152 · Karar No: 2012/4365 · Karar Tarihi: 28.03.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların dolandırıcılık ve resmi belgede sahteciliği suçlamalarıyla ilgili olarak açılan kamu davalarının temyiz itirazlarıdır. Mahkeme, sanıkların vefatı veya zamanaşımı nedeniyle davaların düşürülmesini ve mahkumiyet hükümlerinin bozulmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği

HÜKÜM: Sanıklar ... ve ...:1) 5 kez 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f-h, 62, 53/1-2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 5.000,00 YTL adli para cezası ile hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı Kanunun 53/1. maddesinde yazılı haklardan yoksunluk
2) 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d-h-i, 62, 53/1-2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 5.000,00 YTL adli para cezası ile hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı Kanunun 53/1. maddesinde yazılı haklardan yoksunluk,

I- Sanık ... hakkında verilen "beraat" hükümlerine yönelen katılan ... (...) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
UYAP sisteminden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanık ...'nun hükümden sonra 13.05.2006 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanığın vefat etmesi nedeniyle hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık ... hakkında katılan ... (Birleşik Fon), Finansbank, Garanti Bankası, Koçbank, Yapı Kredi Bankası ve Kiğılı Bank Anonim Şirketi'ne karşı işlediği dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ...'ın temyiz itirazları ile, sanık ... hakkında katılan ... (...) Bankasına karşı işlediği "dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan ... (...) vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan ... (...) vekilinin ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE;
III- Sanıklar ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan "mahkumiyet" hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelemesinde;
1- Mahkumiyet hükümlerine konu teşkil eden ve sanıkların bankadan kredi kartı alırken başvuruda kullandıkları kabul olunan Ankara 42. Noterliği'nin 26.11.1999 gün ve 28830 sayılı imza sirküsünün örnek belge olduğu gözetilerek aslının elde bulunmamasına göre öncelikle ilgili noterlikten aslının bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra belge aslının bulunmadığının anlaşılması halinde 765 sayılı TCK'nun 342/3. maddesinin uygulanma olanağının tartışılması gerekirken yazılı şekilde eksik soruşturma ile hüküm kurulması yasaya aykırı;
2- Davaya konu iddianamelerde sevk maddeleri olarak 765 sayılı TCK'nun 64, 350/3, 345, 504/3, 522, 31,33,74,36,40, 64/1 delaletiyle 503/1, 504/3, 80, 522, 350/3,80, 50/3/1,522, 350/3, 40, 503/1, 522, 350/1-3, 80, 40. maddelerinin gösterilmesine rağmen, 5271 sayılı CMK.nun 226. maddesine göre ek savunma hakkı verilmeden sanıklar hakkında iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nun 204/3 (765 sayılı TCK.nun 342/2) maddesinden hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye, diğer haklar yönünden infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmaya karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Kabule göre de; memur olmayan kimsenin resmi belgede sahtecilik suçunda temel ceza 5137 sayılı Kanunun 204/1. madde ve fıkrası ile belirlendikten sonra suça konu belgenin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge olması nedeniyle cezanın aynı yasa maddesinin 3. fıkrası ile arttırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanık ... ve katılan ... (...) vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı,
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?