‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/1978 K.2012/12997

Esas No: 2009/1978 · Karar No: 2012/12997 · Karar Tarihi: 02.07.2012
Özet: (1) Sanık, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yargılandı; nitelikli dolandırıcılık davasında zamanaşımı nedeniyle hüküm bozulup dava düşürülürken, sahtecilik davasında ise hüküm geçerli bulunmuştur. (2) Mahkeme, nitelikli dolandırıcılık suçunun zamanaşımına uğradığını belirleyerek bu hükmü bozmaya ve davayı düşürmeye, sahtecilik suçunda ise mevcut cezayı onaylamaya karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 204/3, 62, 63. maddeleri gereğince 2 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması, 53/1. maddesindeki hakları kullanmaktan infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması,
5237 sayılı TCK.nun 158/1-d, 62/1, 52/2, 63. maddeleri gereğince 1 Yıl 8 Ay Hapis ve 99.984.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 53/1. maddesindeki hakları kullanmaktan infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması

I- Sanık müdafinin sanık hakkında “nitelikli dolandırıcılık“ suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 22.02.2001'den temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz itirazlarına gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak:
1- Tapu dairelerinde düzenlenen resmi senetlerin suç tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nun 295. maddesinde sözü edilen sahteliği ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden sayılamayacağı cihetle sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nun 342/1, 80 ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 204/1, 43/1. maddelerindeki suçu oluşturduğu ve her iki yasa maddelerinin karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden karşılaştırmanın uygulanma yeri bulunmayan 765 sayılı TCK’nun 342/2. (5237 sayılı TCK.nun 204/1-3) maddesi ile yapılması suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini,
2- Sanığın, sahte nüfus cüzdanı düzenledikten sonra tapu senedinde sahtecilik yapması nedeniyle TCK' nun 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasının arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 02.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?