Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/1011 K.2012/10780
Özet: Uyuşmazlık, memur olmayan bir kişinin resmi belgede sahteciliği (sahte imza sirküleri, sicil tasdiknamesi, vergi levhası ve nüfus cüzdanı fotokopisi) ile ilgili olarak açılan davada sanığın savunmasında benzer eylemlerin başka mahkemelerde görülüp görülmediğinin incelenmesi yönündeydi. Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını eksik inceleme nedeniyle kabul ederek kararını bozdu ve 05.06.2012’de oybirliğiyle kararla hükmü iptal etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: 1-765 sayılı TCK'nun 342/1, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası,
2-5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 43/1, 53, 62. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmediği durumlarda, kararın ayrıca sanığa da tebliğ edilmesi gerektiği, dosya kapsamından da, sanığın kendisine müdafi atandığından haberdar olduğuna ilişkin bir bilgi veya belgeye rastlanmadığından temyizin süresinde olduğu kabul edilmiş, iddianame içeriği itibari ile noterde sahte imza sirküleri düzenletmekten dava açıldığı cihetle, dava açılmadığı yönündeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanığın savunmasında bahsettiği, dosyada örneği bulunan Burdur 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/104 esas, 2002/35 karar sayılı dosyasında dava konusu edilen eylemlerin dosyamızda sanığa isnat edilen fiillerle benzerlikler taşıdığı anlaşılmakla; ilgili dosya celp edilip incelenerek davanın mükerrer olup olmadığının tespiti ile suça konu sahte imza sirküleri, sicil tasdiknamesi, vergi levhası, nüfus cüzdanı fotokopisi celp edilip özelliklerinin duruşma tutanağına geçirilmesinden sonra gerekçede suça konu belgelerin iğfal kabiliyeti olup olmadığı da tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: 1-765 sayılı TCK'nun 342/1, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası,
2-5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 43/1, 53, 62. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmediği durumlarda, kararın ayrıca sanığa da tebliğ edilmesi gerektiği, dosya kapsamından da, sanığın kendisine müdafi atandığından haberdar olduğuna ilişkin bir bilgi veya belgeye rastlanmadığından temyizin süresinde olduğu kabul edilmiş, iddianame içeriği itibari ile noterde sahte imza sirküleri düzenletmekten dava açıldığı cihetle, dava açılmadığı yönündeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanığın savunmasında bahsettiği, dosyada örneği bulunan Burdur 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/104 esas, 2002/35 karar sayılı dosyasında dava konusu edilen eylemlerin dosyamızda sanığa isnat edilen fiillerle benzerlikler taşıdığı anlaşılmakla; ilgili dosya celp edilip incelenerek davanın mükerrer olup olmadığının tespiti ile suça konu sahte imza sirküleri, sicil tasdiknamesi, vergi levhası, nüfus cüzdanı fotokopisi celp edilip özelliklerinin duruşma tutanağına geçirilmesinden sonra gerekçede suça konu belgelerin iğfal kabiliyeti olup olmadığı da tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.