Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/18965 K.2012/4774
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, bu temyiz taleplerini reddederek, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ve adli para cezasıyla birlikte hak yoksunluklarını belirleyerek kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: 1) 5237 sayılı TCK.nun 204/2, 43/1, 62/1, 53/5. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve cezalarının infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısı kadar 53/1-a maddesindeki haklardan yoksunluk,
2) 765 sayılı TCK.nun 64/1. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 504/7, 80, 522/1, 523, 59/2. maddeleri ile 647 sayılı Kanunun 4/1. maddesi gereğince 417,00 YTL adli para cezası
Hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince reddine oy birliği ile karar verilmekle yapılan incelemede;
I-Sanıklar hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan "mahkumiyet" hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 43. maddelerinin alt hadden uygulanarak hükmolunan ceza miktarının sanıklar lehine olması ve aleyhe temyiz bulunmaması kararın verildiği 06.03.2006 tarihli duruşma zaptında hüküm tefhim olunmadan önce duruşmaya son verildiğinin belirtilmesi nedeniyle tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş, hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan TCK'nun 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının infaz aşamasında gözetilmesi, gerekçeli karar başlığında belirtilmeyen suç yerinin mahallinde eklenmesi mümkün görülmüştür.
Hükmolunan ceza miktarı itibariyle, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanıklar hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin eksik araştırma ile karar verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “ nitelikli dolandırıcılık ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: 1) 5237 sayılı TCK.nun 204/2, 43/1, 62/1, 53/5. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve cezalarının infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısı kadar 53/1-a maddesindeki haklardan yoksunluk,
2) 765 sayılı TCK.nun 64/1. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 504/7, 80, 522/1, 523, 59/2. maddeleri ile 647 sayılı Kanunun 4/1. maddesi gereğince 417,00 YTL adli para cezası
Hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince reddine oy birliği ile karar verilmekle yapılan incelemede;
I-Sanıklar hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan "mahkumiyet" hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 43. maddelerinin alt hadden uygulanarak hükmolunan ceza miktarının sanıklar lehine olması ve aleyhe temyiz bulunmaması kararın verildiği 06.03.2006 tarihli duruşma zaptında hüküm tefhim olunmadan önce duruşmaya son verildiğinin belirtilmesi nedeniyle tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş, hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan TCK'nun 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının infaz aşamasında gözetilmesi, gerekçeli karar başlığında belirtilmeyen suç yerinin mahallinde eklenmesi mümkün görülmüştür.
Hükmolunan ceza miktarı itibariyle, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanıklar hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin eksik araştırma ile karar verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “ nitelikli dolandırıcılık ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.