Yargıtay10. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2012/914 K.2014/11283
Özet: Uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı, kanun yoluna başvuru süresinin yanlış gösterilmesi nedeniyle geçersiz sayıldı; mahkeme, 01/04/2010 tarihli kararın yok hükmünde olduğunu belirterek, sanığın itiraz hakkının yetkili merci tarafından yeniden değerlendirilmesini emreddi.
Mahkeme: BAYINDIR Sulh Ceza Mahkemesi Karar Tarihi- Numarası: a) Asıl karar:15/05/2008 - 2008/33 esas ve 2008/183 karar b) Ek karar: 01/04/2010 - 2008/33 esas ve 2008/183 karar Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Karar: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri Kanun yoluna başvuran: Sanık Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; dosya kapsamına göre, sanığın yüzüne karşı verilen 15.05.2008 tarihli hükümde kanun yoluna başvuru süresinin “tefhimden itibaren" yerine, yanıltıcı biçimde “tebliğinden veya tefhiminden itibaren” başlayacağının belirtilmesi ve söz konusu kararın sanığa tebliğinin yapılmaması nedeniyle; mahkemece verilen, 01.04.2010 tarihli mahkûmiyet kararının yok hükmünde olduğu, sanığın 01.04.2010 tarihli temyiz dilekçesinin 15.05.2008 tarihli "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" kararına yönelik, öğrenme üzerine ve süresinde verilmiş temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu da kabul edilerek; asıl hükmün incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanun'la eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; dosya kapsamına göre, sanığın yüzüne karşı verilen 15.05.2008 tarihli hükümde kanun yoluna başvuru süresinin “tefhimden itibaren" yerine, yanıltıcı biçimde “tebliğinden veya tefhiminden itibaren” başlayacağının belirtilmesi ve söz konusu kararın sanığa tebliğinin yapılmaması nedeniyle; mahkemece verilen, 01.04.2010 tarihli mahkûmiyet kararının yok hükmünde olduğu, sanığın 01.04.2010 tarihli temyiz dilekçesinin 15.05.2008 tarihli "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" kararına yönelik, öğrenme üzerine ve süresinde verilmiş temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu da kabul edilerek; asıl hükmün incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanun'la eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.