Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/5693 K.2015/166
Özet: Uyuşmazlık, sanığın bir bıçakla mağdurunu yaralayıp kasten öldürmeye teşebbüs ettiği iddiası üzerine açılmıştır; mahkeme, delillerin incelenmesi sonucunda sanığın eyleminin kasten öldürme suçuna eşdeğer olduğunu kabul ederek, 2015/166 K. kararında sanığı bu suçtan hükümlemiştir. Mahkemenin sonucu, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs nedeniyle ceza alması ve ilgili temyiz itirazlarının reddedilmesidir.
Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'in mağdur .... yönelik eyleminin sübutu kabul, kusurluluğu etkileyen nedenlerden haksız tahrikin nitelik ve derecesi ile takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilerek reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa, dosya içeriğindeki delillere ve özellikle tartık .... .... aşamalardaki anlatımlarının içeriğine göre; olay gecesi sanık ..... da bulunduğu büfeye kokoreç yemeye gelen mağdur .... ile sanık .... arasında bahşiş bırakma meselesi yüzünden tartışma yaşandığı, mağdur .....’in alkolün de verdiği etkiyle sanığın ensesinden kavrayarak "ben ... ... yeğeniyim, adamın kafasını kopartırım" dediği, mağdurun elinden kurtulan sanığın büfeye doğru yöneldiği, mağdurun ise olay yerinden eline geçirdiği bıçakla sanığın arkasından giderek boyun bölgesine vurduğu tek darbeyle onu hafif şekilde yaraladığı, sanığın yaralanması nedeniyle hamle yapması üzerine boğuşmaya başlayıp yere düştükleri ancak mağdurun sanığın üstünde kaldığı, olay yerinde bulunan diğer sanıklar ... ...., ... ve ... mağdur .... müdahale ederek onu sanık ....’ın üzerinden kaldırıp tekme tokat dövmeye başladıkları, bu sırada sanık .... eline geçirdiği bıçak ile kavganın hareketli ortamında mağdura vurduğu, sanığın bıçakla gerçekleştirdiği eylemini kendiliğinden sonlandırdığı, mağdurun sol böbrek lojundaki lezyon nedeniyle bağırsak ve pankreasta yaralanmaya yol açacak ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığı, diğer lezyonun ise dirsek bölgesinde ve basit nitelikte olduğu olayda:
1-Sanığın kavganın haıeketli ortamında gerçekleştirdiği bıçakla yaralama eylemini kendiliğinden sonlandırdığı, yara sayısı, yara yerleri ile nitelikleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu ve sanığın kasten yaralama suçundan ancak darbenin şiddeti ve kullanılan aletin etki derecesi de dikkate alınarak, temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi suretiyle cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, nitelikli kasten yaralama yerine yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre ise; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 90. maddesi son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi uyarınca, 5271 sayılı CMK'nun 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına ilişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321 maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 22/01/2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'in mağdur .... yönelik eyleminin sübutu kabul, kusurluluğu etkileyen nedenlerden haksız tahrikin nitelik ve derecesi ile takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilerek reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa, dosya içeriğindeki delillere ve özellikle tartık .... .... aşamalardaki anlatımlarının içeriğine göre; olay gecesi sanık ..... da bulunduğu büfeye kokoreç yemeye gelen mağdur .... ile sanık .... arasında bahşiş bırakma meselesi yüzünden tartışma yaşandığı, mağdur .....’in alkolün de verdiği etkiyle sanığın ensesinden kavrayarak "ben ... ... yeğeniyim, adamın kafasını kopartırım" dediği, mağdurun elinden kurtulan sanığın büfeye doğru yöneldiği, mağdurun ise olay yerinden eline geçirdiği bıçakla sanığın arkasından giderek boyun bölgesine vurduğu tek darbeyle onu hafif şekilde yaraladığı, sanığın yaralanması nedeniyle hamle yapması üzerine boğuşmaya başlayıp yere düştükleri ancak mağdurun sanığın üstünde kaldığı, olay yerinde bulunan diğer sanıklar ... ...., ... ve ... mağdur .... müdahale ederek onu sanık ....’ın üzerinden kaldırıp tekme tokat dövmeye başladıkları, bu sırada sanık .... eline geçirdiği bıçak ile kavganın hareketli ortamında mağdura vurduğu, sanığın bıçakla gerçekleştirdiği eylemini kendiliğinden sonlandırdığı, mağdurun sol böbrek lojundaki lezyon nedeniyle bağırsak ve pankreasta yaralanmaya yol açacak ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığı, diğer lezyonun ise dirsek bölgesinde ve basit nitelikte olduğu olayda:
1-Sanığın kavganın haıeketli ortamında gerçekleştirdiği bıçakla yaralama eylemini kendiliğinden sonlandırdığı, yara sayısı, yara yerleri ile nitelikleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu ve sanığın kasten yaralama suçundan ancak darbenin şiddeti ve kullanılan aletin etki derecesi de dikkate alınarak, temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi suretiyle cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, nitelikli kasten yaralama yerine yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre ise; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 90. maddesi son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi uyarınca, 5271 sayılı CMK'nun 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına ilişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321 maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 22/01/2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.