Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/4083 K.2014/6053
Özet: Uyuşmazlık konusu, alkollü mağdur Adem’in sanık Umut tarafından bıçakla göbek üstü, sağ böbrek ve vertebral bölgede üç ayrı yerden yaralanması ve bu eylemin kasten öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmesi; mahkeme, suçun niteliğini hataya düşürerek yazılı şekilde yaralama (kasten yaralama) suçundan hüküm kurdu ve 5237 sayılı TCK’nın 63. maddesi uyarınca mahsup hükümlerini uygulamaya karar verdi.
Tebliğname No: 1 - 2012/302710
MAHKEMESİ: Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO: 26/09/2012, 2011/181 (E) ve 2012/172 (K)
SUÇ: Kasten yaralama
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Umut mağdur Adem’e yönelik eyleminin sübutu kabul, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin delillerin takdirinde hata yapıldığına, sübuta, tahrik nedeniyle azami indirim uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) Alkollü olan mağdur Adem ile yine alkollü olan sanık Fuat. küfürlü şakalaşmalarından, sanık Fuat.kardeşi olan sanık Arif'in rahatsız olduğu, mağdur Adem ile tartışmaya başladığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanık Umut. Adem’i bıçak ile göbek üstünde, sağ böbrek üstünde ve sağ vertebral bölgede olacak şekilde 3 ayrı yerinden yaraladığı, sol pnömotoraksa, sol 11. kaburgada kırığa, ince bağırsakta ve dalakta yaralanması nedeniyle, mağdurun hayati tehlike geçirdiği, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derecede olduğunun belirlendiği, mağdurun yaralanmasının ardından sanığın olay yerinden uzaklaştığı olayda, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine suçun niteliğinde hataya düşülerek yazılı şekilde yaralama suçundan hüküm kurulması,
2) Sanık gözaltında ve tutuklulukta kalmadığı halde mahsup hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 63.maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), 10/12/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
MAHKEMESİ: Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO: 26/09/2012, 2011/181 (E) ve 2012/172 (K)
SUÇ: Kasten yaralama
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Umut mağdur Adem’e yönelik eyleminin sübutu kabul, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin delillerin takdirinde hata yapıldığına, sübuta, tahrik nedeniyle azami indirim uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) Alkollü olan mağdur Adem ile yine alkollü olan sanık Fuat. küfürlü şakalaşmalarından, sanık Fuat.kardeşi olan sanık Arif'in rahatsız olduğu, mağdur Adem ile tartışmaya başladığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanık Umut. Adem’i bıçak ile göbek üstünde, sağ böbrek üstünde ve sağ vertebral bölgede olacak şekilde 3 ayrı yerinden yaraladığı, sol pnömotoraksa, sol 11. kaburgada kırığa, ince bağırsakta ve dalakta yaralanması nedeniyle, mağdurun hayati tehlike geçirdiği, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derecede olduğunun belirlendiği, mağdurun yaralanmasının ardından sanığın olay yerinden uzaklaştığı olayda, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine suçun niteliğinde hataya düşülerek yazılı şekilde yaralama suçundan hüküm kurulması,
2) Sanık gözaltında ve tutuklulukta kalmadığı halde mahsup hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 63.maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), 10/12/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.