Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/1111 K.2012/3509
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların haksız tahrik altında kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet vermesi ve bu suça yardım suçlarından hüküm getirilmesiyle ilgili; (2) Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını Yargıtay Ceza Genel Kurulu bozdurarak, sanıkların fail olarak cezalandırılmasını, diğerlerinin ise yardım eden olarak değerlendirilebileceğini belirtti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet vermek ve bu suça yardım
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık ...'ın maruz kaldığı haksız tahrik altında kasten yaralamada sınırın aşılması suretiyle ölüme neden olmaktan TCK.nun 87/4-2 cümle, 29 ve 62 maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis, bu suça yardımdan sanıklar... ve ...'ın 4 yıl 4 ay 15 gün; yaşı küçük sanık ...'nın ise 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin, ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.01.2009 gün ve 304-3 sayılı hükmün, sanıklar müdafiileri ile katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce 14.04.2011 gün ve 7236-2285 sayı ile "sanık ...'in eyleminin
haksız tahrik altında kasten insan öldürme suçunu oluşturacağı, diğer sanıkların eylemlerinin ise sanık ...'in suçuna yardım olarak nitelendirilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına, bu karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmesi üzerine ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 27.12.2011 gün ve 151-290 sayı ile "yerel mahkeme hükmünün isabetli olduğundan bahisle bozma kararının kaldırılmasına" karar verildiği olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunca, itiraz üzerine verilen kararlara karşı, Yargıtay Ceza Dairelerinin direnme hakkı bulunmadığı da gözetilerek yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'in fail olarak, sanıklar..., ... ve ...'nın suça yardım eden olarak kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, takdir ve tahrike ilişkin cezalarını azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, Cumhuriyet Savcısının sanıklar..., ... ve ...'nın da fail olarak cezalandırılmaları gerektiğine, katılanlar vekilinin tahrike vesaireye, sanıklar müdafiinin sanık ...'in suçu meşru müdafaa koşulları altında işlediğine, diğer sanıklar yönünden sübut bulunmadığına, tüm sanıklar yönünden suç vasfının taksirle öldürme olduğuna, cezanın teşdiden tayininin yersizliğine, tahrikte indirim oranına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
1- Sanıklar ...,... ve ... hakkındaki hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Dosya içerisindeki nüfus kaydına göre; sanık ...'nın 04.01.1992 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 16 yaşı içerisinde bulunduğu, savunmaya ve getirtilen hastane kayıtlarına göre ise 30.07.1992 tarihinde doğduğunun ve dolayısıyla 15 yaşını doldurmadığının ileri sürülmesi karşısında, sanığın gerçek yaşı, şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanıp düzeltildikten sonra, cezasından indirim yapılması gerekirken, bu konuda her hangi bir karar verilmeksizin, hastane kayıtları ve savunmaya itibar edilerek, nüfus kayıtlarının aksine olacak şekilde, sanık hakkında TCK.nun 31/2 maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, Cumhuriyet Savcısı, katılanlar vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA) 03.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet vermek ve bu suça yardım
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık ...'ın maruz kaldığı haksız tahrik altında kasten yaralamada sınırın aşılması suretiyle ölüme neden olmaktan TCK.nun 87/4-2 cümle, 29 ve 62 maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis, bu suça yardımdan sanıklar... ve ...'ın 4 yıl 4 ay 15 gün; yaşı küçük sanık ...'nın ise 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin, ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.01.2009 gün ve 304-3 sayılı hükmün, sanıklar müdafiileri ile katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce 14.04.2011 gün ve 7236-2285 sayı ile "sanık ...'in eyleminin
haksız tahrik altında kasten insan öldürme suçunu oluşturacağı, diğer sanıkların eylemlerinin ise sanık ...'in suçuna yardım olarak nitelendirilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına, bu karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmesi üzerine ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 27.12.2011 gün ve 151-290 sayı ile "yerel mahkeme hükmünün isabetli olduğundan bahisle bozma kararının kaldırılmasına" karar verildiği olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunca, itiraz üzerine verilen kararlara karşı, Yargıtay Ceza Dairelerinin direnme hakkı bulunmadığı da gözetilerek yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'in fail olarak, sanıklar..., ... ve ...'nın suça yardım eden olarak kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, takdir ve tahrike ilişkin cezalarını azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, Cumhuriyet Savcısının sanıklar..., ... ve ...'nın da fail olarak cezalandırılmaları gerektiğine, katılanlar vekilinin tahrike vesaireye, sanıklar müdafiinin sanık ...'in suçu meşru müdafaa koşulları altında işlediğine, diğer sanıklar yönünden sübut bulunmadığına, tüm sanıklar yönünden suç vasfının taksirle öldürme olduğuna, cezanın teşdiden tayininin yersizliğine, tahrikte indirim oranına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
1- Sanıklar ...,... ve ... hakkındaki hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Dosya içerisindeki nüfus kaydına göre; sanık ...'nın 04.01.1992 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 16 yaşı içerisinde bulunduğu, savunmaya ve getirtilen hastane kayıtlarına göre ise 30.07.1992 tarihinde doğduğunun ve dolayısıyla 15 yaşını doldurmadığının ileri sürülmesi karşısında, sanığın gerçek yaşı, şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanıp düzeltildikten sonra, cezasından indirim yapılması gerekirken, bu konuda her hangi bir karar verilmeksizin, hastane kayıtları ve savunmaya itibar edilerek, nüfus kayıtlarının aksine olacak şekilde, sanık hakkında TCK.nun 31/2 maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, Cumhuriyet Savcısı, katılanlar vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA) 03.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.