Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/725 K.2011/1250
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/299984
...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ..., ...'ı yaralamaktan, konut dokunulmazlığını bozmaktan ve tehditten sanık ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, hakaretten açılan kamu davasının TCK.nun 73/4, CMK.nun 223/8 maddeleri gereğince düşürülmesine ilişkin (...) Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/12/2008 gün ve 270/340 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a)Sanık ... hakkında kurulan 29.12.2008 tarihli hüküm, 30.12.2008 tarihli dilekçe ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, sanıkça verilen ve hükmün onanmasını isteyen 28/04/2010 tarihli dilekçe, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/02/2008 tarih ve 2008/1-9/15 sayılı kararı uyarınca, temyizden vazgeçme olarak kabul edildiğinden, sanık ... müdafiinin temyiz talebinin,
b)Katılan-sanık ... müdafiilerinin yasal süresinde verdikleri 31/12/2008 tarihli süre tutum dilekçesi ile hükmü sadece sanık müdafi sıfatıyla temyiz ettikleri anlaşılmakla, yasal süreden sonra katılan sıfatıyla 23/01/2009 tarihinde yaptıkları temyiz istemlerinin,
c)Sanık ... hakkında sövme suçundan verilen kamu davasının düşürülmesine dair kararın gerekçesine yönelmeyen temyizde sanığın hukuki menfaati olmadığından, sanık müdafiilerinin temyiz talebinin,
CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
d)Oluşa, dosya içeriğine, mağdur ...’in beyanına, delilleri takdir eden mahkemenin gerekçesine göre, sanık ...’ın konut dokunulmazlığını ihlal suçunun tamamlandığını kabul ederek mahkumiyet kararı verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki suçun teşebbüs aşamasında kaldığına yönelen bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’ın kasten yaralama, silahlı tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının nitelikleri tayin, cezayı azaltıcı tahrike ve takdire ilişen sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiilerinin sübuta, kasten yaralama suçundan düşme kararı verilmesi gerektiğine, Cumhuriyet Savcısının sanığın konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A)Sanık ... hakkında silahlı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün (ONANMASINA),
B)Sanık ...’ın kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçları yönünden;
a)Sanık müdafiileri tarafından 29.12.2008 havale tarihli dilekçe ile lehe hükümlerin uygulanmasının talep edilmesi karşısında, bu talep 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlarını da kapsadığından, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceği konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
b)Kabule göre;
Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken 5237 Sayılı TCK.nun 116/2-4 maddesi yerine 116/4 maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafileri ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 07/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ..., ...'ı yaralamaktan, konut dokunulmazlığını bozmaktan ve tehditten sanık ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, hakaretten açılan kamu davasının TCK.nun 73/4, CMK.nun 223/8 maddeleri gereğince düşürülmesine ilişkin (...) Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/12/2008 gün ve 270/340 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a)Sanık ... hakkında kurulan 29.12.2008 tarihli hüküm, 30.12.2008 tarihli dilekçe ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, sanıkça verilen ve hükmün onanmasını isteyen 28/04/2010 tarihli dilekçe, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/02/2008 tarih ve 2008/1-9/15 sayılı kararı uyarınca, temyizden vazgeçme olarak kabul edildiğinden, sanık ... müdafiinin temyiz talebinin,
b)Katılan-sanık ... müdafiilerinin yasal süresinde verdikleri 31/12/2008 tarihli süre tutum dilekçesi ile hükmü sadece sanık müdafi sıfatıyla temyiz ettikleri anlaşılmakla, yasal süreden sonra katılan sıfatıyla 23/01/2009 tarihinde yaptıkları temyiz istemlerinin,
c)Sanık ... hakkında sövme suçundan verilen kamu davasının düşürülmesine dair kararın gerekçesine yönelmeyen temyizde sanığın hukuki menfaati olmadığından, sanık müdafiilerinin temyiz talebinin,
CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
d)Oluşa, dosya içeriğine, mağdur ...’in beyanına, delilleri takdir eden mahkemenin gerekçesine göre, sanık ...’ın konut dokunulmazlığını ihlal suçunun tamamlandığını kabul ederek mahkumiyet kararı verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki suçun teşebbüs aşamasında kaldığına yönelen bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’ın kasten yaralama, silahlı tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının nitelikleri tayin, cezayı azaltıcı tahrike ve takdire ilişen sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiilerinin sübuta, kasten yaralama suçundan düşme kararı verilmesi gerektiğine, Cumhuriyet Savcısının sanığın konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A)Sanık ... hakkında silahlı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün (ONANMASINA),
B)Sanık ...’ın kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçları yönünden;
a)Sanık müdafiileri tarafından 29.12.2008 havale tarihli dilekçe ile lehe hükümlerin uygulanmasının talep edilmesi karşısında, bu talep 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlarını da kapsadığından, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceği konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
b)Kabule göre;
Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken 5237 Sayılı TCK.nun 116/2-4 maddesi yerine 116/4 maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafileri ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 07/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.