Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/4673 K.2013/6044
Özet: Uyuşmazlık, sanığın babasını kasten öldürmesi, bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermesi ve suç delillerini gizleyip bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesiyle ilgilidir; mahkeme, 5237 sayılı TCY’nın 32/1 maddesine göre sanığa ceza verilmesine yer olmadığını, TCK’nın 85/1, 22/3‑6 ve 62 maddeleri uyarınca ise 1 yıl 3 ay hapis cezası verip diğer suçlardan beraat ettirdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
ÖLDÜRÜLEN: ...
KATILANLAR: ..., ..., ..., ...
SUÇ: Babasını öldürme, bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme, suç kanıtlarını gizleme, suçu bildirmeme, yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme
HÜKÜM:
1- Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCY.nın 32/1 maddesi uyarınca sanığa ceza verilmesine yer olmadığına,
2- Sanık ... hakkında TCK.nun 85/1, 22/3-6, 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis, üzerine atılı diğer suçlardan beraatine.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık ... müdafiinin, ceza miktarı itibari ile yasal şartları taşımayan ve süresinden sonra gerçekleşen duruşmalı inceleme talebinin CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-a) Katılanların, sanık ... hakkında suçu bildirmeme suçundan kurulan beraat hükmü yönünden, kamu davasına katılma hakları bulunmadığından, dolayısı ile temyize yetkileri de olmadığından, katılanlar vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin,
b) Sanık ... ve müdafiilerinin, sanık Meryamana hakkında suçu bildirmeme, suç delillerini gizleme, yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ölüme neden olma suçlarından verilen beraat kararlarının
.../...
s-2-
gerekçesine yönelmeyen temyizlerinde hukuki menfaatleri olmadığından, bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin,
CMUK.nun 317. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
3- Sanık ... hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan kurulan hükümde, sanığın kişilik özellikleri, suçun işleniş biçimi, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmaması gerekçe gösterilerek, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma öneren düşünce benimsenmemiştir.
4- Temyiz edenlerin sıfatına ve temyiz dilekçelerinin kapsamına göre, sanık ... hakkında babasını kasten öldürme, sanık ... hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma, yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ölüme neden olma, suç dellilerini gizleme suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
A- Sanık ... hakkında babasını kasten öldürme suçundan kurulan hükümle, sanık ... hakkında yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ölüme neden olma ve suç dellilerini gizleme suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın babası olan maktul ...'i kasten öldürme suçunun sübutu kabul edilmiş, suç tarihînde ceza ehliyeti bulunmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Gözlem İhtisas Dairesinin 14/04/2010 ve 4. İhtisas Dairesinin 26/04/2010 tarihli raporları göz önünde bulundurularak sanıkta "şizofreni" denilen akıl hastalığının mevcut olduğu ve eylemini bu hastalığın sonucu olarak işlediği anlaşılmış, hakkında 5237 sayılı TCK.nun 32. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve aynı kanunun 57. maddesi uyarınca yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına dair verilen kararda düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş, sanık ... hakkında yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ölüme neden olma suçundan açılan davada sanığın eyleminin yasada suç olarak tanımlanmadığı, suç delillerini gizleme suçundan açılan davada ise elde edilen delillerin mahkumiyetine yeter derece ve nitelikte bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, sanık ... müdafiinin sübuta, kararın çelişkili olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, katılanlar vekilinin sanık ...'nın suçlarının sübuta erdiğine vesaireye yönelen ve yerinde
.../...
s-3-
görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, CMK.nun 325. Maddesi uyarınca hakkında güvenlik tedbirine hükmolunan sanık ...'a yargılama giderlerinin yükletilmemesine karar verilmesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK.nun 322. Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının mahsus bölümüne "CMK.nun 325. maddesi uyarınca, 1515,35 TL yargılama giderinin sanık ...'dan alınmasına" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B- Sanık ... hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık ...'ın maktulün oğlu, sanık ...'nın ise maktulün eşi olduğu, olay günü Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun raporuna göre şizofreni hastası olan ve cezai ehliyeti bulunmadığı tespit edilen sanık ... ile maktulün evde yalnız oldukları sırada aralarında tartışma çıktığı, sanık ...'ın bıçakla maktule dokuz kez vurarak maktulü yaraladığı, sanık ...'nın eve geldikten sonra bu durumu farkettiği, maktule ne olduğunu sorduğu ancak maktulün sen karışma diyerek sanık ...’ya olayı anlatmadığı, ertesi gün işe gitmeyen maktulün arkadaşını arayarak boğazının şiştiğini söyleyip işe gelmeyeceğini belirttiği ve sanık ...'dan eczaneye giderek sargı bezi almasını istediği, ilk yardım kursu gördüğü anlaşılan maktulün, sanık ...'nın getirdiği sargı bezi ile yaralarına pansuman yaparken, yaraların sanık ... tarafından görüldüğü, sanık ...'nın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre durumu yakınlarına ve sağlık birimlerine iletmek istediği, ancak maktulün, akıl hastalığı bulunan oğlu sanık ...'ı koruma güdüsüyle başına gelenlerin dışarıya yansıtılmasına karşı çıktığı, hatta bu amaçla bir kağıda “bana bir şey olursa hastaneye ben kendim gitmedim” şeklinde yazıp imzalayarak sanık ...'ya verdiği, ayrıca sanık ...'ın suçta kullandığı bıçakları sanık ...'ya vererek bıçakları çöpe atmasını istediği, maktulün bir gün sonra sabah saatlerinde aniden rahatsızlandığı, sanıklar tarafından acil servise haber verildiği, ancak maktulün kurtarılamayarak öldüğü, acil servis görevlileri tarafından maktulün vücudundaki yaraların görülerek durumun savcılığa bildirildiği, otopsi raporuna göre maktulün vücudunda dokuz adet kesici delici alet yarası bulunduğu, karın bölgesinde bulunan bir adet yaranın batına nafiz olup barsakta 0,5 cm.lik kesi oluşturduğu, maktulün kesici delici alet yarasına
.../...
s-4-
bağlı iç organ hasarı sonucu gelişen peritonitin toksi enfeksiyonu sonucu öldüğünün tespit edildiği olayda,
1- Sanık ...’nın, akıl hastası olan oğlunu korumak amacıyla, sağlık kuruluşuna müracaat etmeyen maktuldeki yaraların ölüm sonucunu doğurabileceğini öngörmesi mümkün bulunmadığı gibi diğer sanık ...’ın işlediği kasten öldürme suçuna da iştirak ettiğini gösterir herhangi bir kanıt bulunmamasının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 61/4. Maddesi uyarınca, sanık hakkında TCK.nun 85/1. maddesi gereğince tayin edilen temel ceza üzerinden, önce bilinçli taksir nedeniyle aynı kanunun 22/3. maddesi uygulanarak artırım yapılması 22/6 maddesinin ise daha sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ... ve müdafiileri ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (BOZULMASINA), 08.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
ÖLDÜRÜLEN: ...
KATILANLAR: ..., ..., ..., ...
SUÇ: Babasını öldürme, bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme, suç kanıtlarını gizleme, suçu bildirmeme, yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme
HÜKÜM:
1- Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCY.nın 32/1 maddesi uyarınca sanığa ceza verilmesine yer olmadığına,
2- Sanık ... hakkında TCK.nun 85/1, 22/3-6, 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis, üzerine atılı diğer suçlardan beraatine.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık ... müdafiinin, ceza miktarı itibari ile yasal şartları taşımayan ve süresinden sonra gerçekleşen duruşmalı inceleme talebinin CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-a) Katılanların, sanık ... hakkında suçu bildirmeme suçundan kurulan beraat hükmü yönünden, kamu davasına katılma hakları bulunmadığından, dolayısı ile temyize yetkileri de olmadığından, katılanlar vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin,
b) Sanık ... ve müdafiilerinin, sanık Meryamana hakkında suçu bildirmeme, suç delillerini gizleme, yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ölüme neden olma suçlarından verilen beraat kararlarının
.../...
s-2-
gerekçesine yönelmeyen temyizlerinde hukuki menfaatleri olmadığından, bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin,
CMUK.nun 317. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
3- Sanık ... hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan kurulan hükümde, sanığın kişilik özellikleri, suçun işleniş biçimi, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmaması gerekçe gösterilerek, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma öneren düşünce benimsenmemiştir.
4- Temyiz edenlerin sıfatına ve temyiz dilekçelerinin kapsamına göre, sanık ... hakkında babasını kasten öldürme, sanık ... hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma, yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ölüme neden olma, suç dellilerini gizleme suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
A- Sanık ... hakkında babasını kasten öldürme suçundan kurulan hükümle, sanık ... hakkında yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ölüme neden olma ve suç dellilerini gizleme suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın babası olan maktul ...'i kasten öldürme suçunun sübutu kabul edilmiş, suç tarihînde ceza ehliyeti bulunmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Gözlem İhtisas Dairesinin 14/04/2010 ve 4. İhtisas Dairesinin 26/04/2010 tarihli raporları göz önünde bulundurularak sanıkta "şizofreni" denilen akıl hastalığının mevcut olduğu ve eylemini bu hastalığın sonucu olarak işlediği anlaşılmış, hakkında 5237 sayılı TCK.nun 32. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve aynı kanunun 57. maddesi uyarınca yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına dair verilen kararda düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş, sanık ... hakkında yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ölüme neden olma suçundan açılan davada sanığın eyleminin yasada suç olarak tanımlanmadığı, suç delillerini gizleme suçundan açılan davada ise elde edilen delillerin mahkumiyetine yeter derece ve nitelikte bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, sanık ... müdafiinin sübuta, kararın çelişkili olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, katılanlar vekilinin sanık ...'nın suçlarının sübuta erdiğine vesaireye yönelen ve yerinde
.../...
s-3-
görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, CMK.nun 325. Maddesi uyarınca hakkında güvenlik tedbirine hükmolunan sanık ...'a yargılama giderlerinin yükletilmemesine karar verilmesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK.nun 322. Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının mahsus bölümüne "CMK.nun 325. maddesi uyarınca, 1515,35 TL yargılama giderinin sanık ...'dan alınmasına" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B- Sanık ... hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık ...'ın maktulün oğlu, sanık ...'nın ise maktulün eşi olduğu, olay günü Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun raporuna göre şizofreni hastası olan ve cezai ehliyeti bulunmadığı tespit edilen sanık ... ile maktulün evde yalnız oldukları sırada aralarında tartışma çıktığı, sanık ...'ın bıçakla maktule dokuz kez vurarak maktulü yaraladığı, sanık ...'nın eve geldikten sonra bu durumu farkettiği, maktule ne olduğunu sorduğu ancak maktulün sen karışma diyerek sanık ...’ya olayı anlatmadığı, ertesi gün işe gitmeyen maktulün arkadaşını arayarak boğazının şiştiğini söyleyip işe gelmeyeceğini belirttiği ve sanık ...'dan eczaneye giderek sargı bezi almasını istediği, ilk yardım kursu gördüğü anlaşılan maktulün, sanık ...'nın getirdiği sargı bezi ile yaralarına pansuman yaparken, yaraların sanık ... tarafından görüldüğü, sanık ...'nın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre durumu yakınlarına ve sağlık birimlerine iletmek istediği, ancak maktulün, akıl hastalığı bulunan oğlu sanık ...'ı koruma güdüsüyle başına gelenlerin dışarıya yansıtılmasına karşı çıktığı, hatta bu amaçla bir kağıda “bana bir şey olursa hastaneye ben kendim gitmedim” şeklinde yazıp imzalayarak sanık ...'ya verdiği, ayrıca sanık ...'ın suçta kullandığı bıçakları sanık ...'ya vererek bıçakları çöpe atmasını istediği, maktulün bir gün sonra sabah saatlerinde aniden rahatsızlandığı, sanıklar tarafından acil servise haber verildiği, ancak maktulün kurtarılamayarak öldüğü, acil servis görevlileri tarafından maktulün vücudundaki yaraların görülerek durumun savcılığa bildirildiği, otopsi raporuna göre maktulün vücudunda dokuz adet kesici delici alet yarası bulunduğu, karın bölgesinde bulunan bir adet yaranın batına nafiz olup barsakta 0,5 cm.lik kesi oluşturduğu, maktulün kesici delici alet yarasına
.../...
s-4-
bağlı iç organ hasarı sonucu gelişen peritonitin toksi enfeksiyonu sonucu öldüğünün tespit edildiği olayda,
1- Sanık ...’nın, akıl hastası olan oğlunu korumak amacıyla, sağlık kuruluşuna müracaat etmeyen maktuldeki yaraların ölüm sonucunu doğurabileceğini öngörmesi mümkün bulunmadığı gibi diğer sanık ...’ın işlediği kasten öldürme suçuna da iştirak ettiğini gösterir herhangi bir kanıt bulunmamasının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 61/4. Maddesi uyarınca, sanık hakkında TCK.nun 85/1. maddesi gereğince tayin edilen temel ceza üzerinden, önce bilinçli taksir nedeniyle aynı kanunun 22/3. maddesi uygulanarak artırım yapılması 22/6 maddesinin ise daha sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ... ve müdafiileri ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (BOZULMASINA), 08.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.