Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/1854 K.2011/1545
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mağdurları kasten yaralamak, 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve izinsiz silah taşımak suçlarından dolayı verilen ağır ceza mahkemesi kararının Yargıtay tarafından incelenmesiyle ilgiliydi. Mahkeme, suçların varlığını kabul ederek CMK 231. maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçeleri reddederek, haksız tahrik nedeniyle cezayı azaltma kararı almış ve sanığın cezasını korumuştur.
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/84721
..., ... ile ...'u kasten yaralamaktan, ...'i yaralamaya teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (TARSUS) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22/04/2008 gün ve 151/126 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Kararın gerekçesinde, “mağdur ...’yı kasten yaralama” ve “6136 sayılı Kanuna Muhalefet” suçları yönünden, CMK’nun 231. maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçeler açıklandığından, tebliğnamenin, bu suçlarla ilgili olarak CMK’nun 231. maddesinin yetersiz gerekçeyle uygulanmadığına yönelik bozma öneren düşüncesi benimsenmemiştir.
2- Mağdur ...’nın, boşanma davası süresince eşi olan sanıkla ayrı yaşamaya hakkı olduğu gibi, sanığın, mağdur ...’nın başkasını sevdiği için kendisine kötü davrandığına, çocuklarına bakmayıp eziyet ettiğine yönelik sonradan mahkemede yaptığı savunmasının daha az ceza almaya yönelik olduğu, olay öncesinde ve olay anında mağdurlar ..., Aysel ve ...’den kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan herhangi bir söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığı halde, haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayinleri, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde “mağdur ...'yı yaralamaya teşebbüs”, “mağdur ...’i kasten yaralama” ve “6136 sayılı Kanuna Muhalefet” suçlarının niteliği tayin, eleştiri nedeni saklı kalmak kaydıyla cezayı azaltıcı haksız tahrik nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik
A) “Mağdur ...'yı yaralamaya teşebbüs”, “mağdur ...’i kasten yaralama” ve “6136 sayılı Kanuna Muhalefet” suçları yönünden kurulan hükümlerin, tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanığın, mağdurlar ... ve ...’e yönelik eylemleri yönünden,
Dosya kapsamına göre, sanıkla mağdurlardan Fatma’nın sekiz yıldır evli oldukları ve müşterek iki çocuklarının bulunduğu, olaydan yedi ay kadar önce eşinden şiddet gördüğü gerekçesiyle boşanma davası açan ve çocuklarını kayınvalidesi tanık Gafure’ye bırakan mağdur ...’nın, annesi mağdur ...’in evinde yaşamaya başladığı, bir süre sonra çocuklarını da yanına aldığı, olay günü sanığın, eşi ve çocuklarının bulunduğu ve eşiyle boşanma aşamasına gelmelerinden sorumlu tuttuğu kayınvalidesi mağdur ... ve baldızı mağdur ...'in evine giderek kapıyı çaldığı, kapıyı açan mağdur ...’ya, bir süre bekledikten sonra, 6136 sayılı Kanun kapsamındaki tabancasını çıkartarak bir el ateş ettiği, sanığın rahatlıkla isabet sağlayacak kadar yakın mesafede bulunmasına rağmen, mağdur ...'ya karşı eylemine devam etmediği, bu kez karşısına çıkan ve asıl hedef gördüğü mağdurlar ... ve ...’i hedef alıp,” hepinizi öldüreceğim” diyerek yenilediği kastıyla tekrar ateş etmeye başladığı, mağdur ...’in, batın sağ alt kadrandan aldığı isabetin, bağırsak yaralanmasına, apandisin alınmasına ve hayati tehlikeye neden olduğu, mağdur ...’in ise kendisine siper ettiği sağ kol bölgesinden aldığı isabetle hayati tehlike geçirmeyecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek şekilde yaralandığı, sanığın aynı zamanda gürültüleri duyup alt kattan olay yerine gelen, mağdur ...’in komşusu mağdur ...’in de ayaklarını hedef alarak, kaval kemiğinden yaralanmasına sebebiyet verdiği, mağdurların yardım için bağırmaları ve tabancasındaki mermilerin bitmesi üzerine sanığın eylemlerini tamamlayamadan kaçtığı olayda;
Hedef alınan vücut bölgelerinin yeri, suç aleti tabancanın öldürmeye elverişliliği, mağdurlar ... ve ...’deki yaralarının niteliği ve engel hallerin varlığı dikkate alındığında, öldürme kastının eylemlerine bağlı olarak ortaya çıktığı anlaşılan sanığın, mağdurlar ... ve ...’i “öldürmeye teşebbüs” suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması yerine, suçların niteliğinde hataya düşülerek, yazılı şekilde “kasten yaralama” suçlarından cezalandırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükümlerin, tebliğnamedeki düşünceden farklı olarak BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca, ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına 15.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
..., ... ile ...'u kasten yaralamaktan, ...'i yaralamaya teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (TARSUS) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22/04/2008 gün ve 151/126 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Kararın gerekçesinde, “mağdur ...’yı kasten yaralama” ve “6136 sayılı Kanuna Muhalefet” suçları yönünden, CMK’nun 231. maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçeler açıklandığından, tebliğnamenin, bu suçlarla ilgili olarak CMK’nun 231. maddesinin yetersiz gerekçeyle uygulanmadığına yönelik bozma öneren düşüncesi benimsenmemiştir.
2- Mağdur ...’nın, boşanma davası süresince eşi olan sanıkla ayrı yaşamaya hakkı olduğu gibi, sanığın, mağdur ...’nın başkasını sevdiği için kendisine kötü davrandığına, çocuklarına bakmayıp eziyet ettiğine yönelik sonradan mahkemede yaptığı savunmasının daha az ceza almaya yönelik olduğu, olay öncesinde ve olay anında mağdurlar ..., Aysel ve ...’den kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan herhangi bir söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığı halde, haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayinleri, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde “mağdur ...'yı yaralamaya teşebbüs”, “mağdur ...’i kasten yaralama” ve “6136 sayılı Kanuna Muhalefet” suçlarının niteliği tayin, eleştiri nedeni saklı kalmak kaydıyla cezayı azaltıcı haksız tahrik nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik
A) “Mağdur ...'yı yaralamaya teşebbüs”, “mağdur ...’i kasten yaralama” ve “6136 sayılı Kanuna Muhalefet” suçları yönünden kurulan hükümlerin, tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanığın, mağdurlar ... ve ...’e yönelik eylemleri yönünden,
Dosya kapsamına göre, sanıkla mağdurlardan Fatma’nın sekiz yıldır evli oldukları ve müşterek iki çocuklarının bulunduğu, olaydan yedi ay kadar önce eşinden şiddet gördüğü gerekçesiyle boşanma davası açan ve çocuklarını kayınvalidesi tanık Gafure’ye bırakan mağdur ...’nın, annesi mağdur ...’in evinde yaşamaya başladığı, bir süre sonra çocuklarını da yanına aldığı, olay günü sanığın, eşi ve çocuklarının bulunduğu ve eşiyle boşanma aşamasına gelmelerinden sorumlu tuttuğu kayınvalidesi mağdur ... ve baldızı mağdur ...'in evine giderek kapıyı çaldığı, kapıyı açan mağdur ...’ya, bir süre bekledikten sonra, 6136 sayılı Kanun kapsamındaki tabancasını çıkartarak bir el ateş ettiği, sanığın rahatlıkla isabet sağlayacak kadar yakın mesafede bulunmasına rağmen, mağdur ...'ya karşı eylemine devam etmediği, bu kez karşısına çıkan ve asıl hedef gördüğü mağdurlar ... ve ...’i hedef alıp,” hepinizi öldüreceğim” diyerek yenilediği kastıyla tekrar ateş etmeye başladığı, mağdur ...’in, batın sağ alt kadrandan aldığı isabetin, bağırsak yaralanmasına, apandisin alınmasına ve hayati tehlikeye neden olduğu, mağdur ...’in ise kendisine siper ettiği sağ kol bölgesinden aldığı isabetle hayati tehlike geçirmeyecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek şekilde yaralandığı, sanığın aynı zamanda gürültüleri duyup alt kattan olay yerine gelen, mağdur ...’in komşusu mağdur ...’in de ayaklarını hedef alarak, kaval kemiğinden yaralanmasına sebebiyet verdiği, mağdurların yardım için bağırmaları ve tabancasındaki mermilerin bitmesi üzerine sanığın eylemlerini tamamlayamadan kaçtığı olayda;
Hedef alınan vücut bölgelerinin yeri, suç aleti tabancanın öldürmeye elverişliliği, mağdurlar ... ve ...’deki yaralarının niteliği ve engel hallerin varlığı dikkate alındığında, öldürme kastının eylemlerine bağlı olarak ortaya çıktığı anlaşılan sanığın, mağdurlar ... ve ...’i “öldürmeye teşebbüs” suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması yerine, suçların niteliğinde hataya düşülerek, yazılı şekilde “kasten yaralama” suçlarından cezalandırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükümlerin, tebliğnamedeki düşünceden farklı olarak BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca, ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına 15.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.