Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/6046 K.2011/1997
Özet: (1) Sanık İ.K., A.B.’yi kasten öldürmekten dolayı ağır ceza mahkemesinde 12‑18 yıl hapis cezasına hükmedildi; (2) Yargıtay, bozma ilamını kabul ederek kararın bozulmasına ve sanığın 17 yıl hapis cezası almasına karar verdi.
T.C. YARGITAY BİRİNCİ CEZA DAİRESİ
YARGITAYİLAMI
ESAS NO: 2010/6046
KARAR NO: 2011/1997
TEBLİĞNAME: 1-B/2010/233790
MAHKEMESİ: (AKHİSAR) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH ESAS
KARAR NO: 08.04.2010 - 84/61
A.. B..'ı kasten öldürmekten sanık İ.. K..'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (AKHİSAR) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.04.2010 gün ve 84/61 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde sübuta, delillerin hatalı takdir edildiğine, katılanlar vekilinin tahrike dayalı indirim nedeninin bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizin 25.01.2010 tarih ve 2256/306 sayılı bozma ilamında “olay tarihinden önce maktulün, sanığın reşit kızı Zeliha ile arkadaşlık kurduğu, sanığın uygun görmemesi üzerine Zeliha’nın bu arkadaşlığı sonlandırdığı, ancak maktulün ısrarla arkadaşlığa devam etmek isteyerek sanığı ve kızı Zeliha’yı rahatsız ettiği olayda, haksız tahrik nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nun 29. maddesinin uygulanmasında, cezanın alt ve üst sınırlar arasında makul bir düzeyde belirlenmesi yerine, yazılı şekilde 18 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,”nin isabetsizliği gerekçesiyle hükmün bozulduğu, 30.03.2010 tarihli duruşmada bozma kararına uyulduğu halde haksız tahrik nedeniyle yazılı şekilde 17 yıl hapis cezası verilerek bozma kararının etkisiz kılınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 04.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
04.04.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık İ.. K.. müdafii Avukat ... yokluğunda 07.04.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
YARGITAYİLAMI
ESAS NO: 2010/6046
KARAR NO: 2011/1997
TEBLİĞNAME: 1-B/2010/233790
MAHKEMESİ: (AKHİSAR) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH ESAS
KARAR NO: 08.04.2010 - 84/61
A.. B..'ı kasten öldürmekten sanık İ.. K..'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (AKHİSAR) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.04.2010 gün ve 84/61 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde sübuta, delillerin hatalı takdir edildiğine, katılanlar vekilinin tahrike dayalı indirim nedeninin bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizin 25.01.2010 tarih ve 2256/306 sayılı bozma ilamında “olay tarihinden önce maktulün, sanığın reşit kızı Zeliha ile arkadaşlık kurduğu, sanığın uygun görmemesi üzerine Zeliha’nın bu arkadaşlığı sonlandırdığı, ancak maktulün ısrarla arkadaşlığa devam etmek isteyerek sanığı ve kızı Zeliha’yı rahatsız ettiği olayda, haksız tahrik nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nun 29. maddesinin uygulanmasında, cezanın alt ve üst sınırlar arasında makul bir düzeyde belirlenmesi yerine, yazılı şekilde 18 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,”nin isabetsizliği gerekçesiyle hükmün bozulduğu, 30.03.2010 tarihli duruşmada bozma kararına uyulduğu halde haksız tahrik nedeniyle yazılı şekilde 17 yıl hapis cezası verilerek bozma kararının etkisiz kılınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 04.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
04.04.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık İ.. K.. müdafii Avukat ... yokluğunda 07.04.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.