‹ Ana sayfa
Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/373 K.2011/5902

Esas No: 2010/373 · Karar No: 2011/5902 · Karar Tarihi: 11.10.2011
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların kasten öldürme, mala zarar verme ve öldürmeye teşebbüs suçlarından yargılanmasıyla ilgili temyiz talepleridir; mahkeme, sanıkların “kasten öldürme” suçundan verilen mahkumiyet kararını resen de temyize tabi bulmuş, ancak “mala zarar verme” suçundan ayrı hüküm kurmanın hukuka aykırı olduğunu tespit ederek bu hükmü bozmuştur. Sonuç olarak, mahkeme “kasten öldürme” suçundaki mahkumiyeti onaylarken, “mala zarar verme” suçundaki beraat kararını iptal etmiş ve temyiz dosyasını kabul etmiştir.
...'i kasten öldürmekten ve mala zarar vermekten sanık ..., ...'i kasten yaralamaktan sanık ...'in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, diğer sanık ...'ın beraatine ilişkin ... Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15/06/2009 gün ve 3/216 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve müdahiller ... ile Gülsüm Özdemir taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Temyiz edenlerin sıfatları ve temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre temyiz incelemesi, sanık ...'in, “kasten öldürme”, “mala zarar verme”; sanıklar ..., ... ve ...'in “öldürmeye teşebbüs suçuna yardım” suçundan verilen hükümler yönünden yapılmıştır.

2- Sanıklar ... ve ...’nın “kasten yaralama” suçu yönünden, hükmolunan adli para cezası miktarı itibarıyla, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 21.07.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK’nın 305/1. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

3- Sanıklar ..., ... ve ...’in “mala zarar verme” suçundan açılan kamu davalarıyla ilgili dava zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.

4- Cumhuriyet Savcısı tarafından, sanığın yüzüne karşı verilen mütalaada otopsi raporuna atıf yapılarak maktulün ölüm sebebinin belirtilmemiş olması, iddianamenin kabulüne yönelik kararı da içeren tensip zaptının ise sorgudan önce sanığa okunduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamenin, otopsi raporuyla, iddianamenin kabulüne ilişkin kararın sanığa okunmadan sorgusunun yapılması gerekçesiyle bozma öneren düşüncesi benimsenmemiştir.

5- Mahkemece haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında gösterilen gerekçe yerinde görülmemişse de bu husus, sanık ...'in, maktulün olay sırasında kendilerine saldırıp küfür ettiğine dair savunmasının aksinin kanıtlanamaması ve bu hususun haksız tahriki oluşturduğunun kabul edilmesi karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.

6- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'in “kasten öldürme” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ...'in “öldürmeye teşebbüs” suçu yönünden, elde edilen delillerin mahkumiyete yeter derece ve nitelikte olmadığı kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin tahrikin derecesine, müdahiller ... ve Gülsüm vekilinin haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine yönelen, müdahil ... vekilinin ise bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
a) Sanık ... hakkında “kasten öldürme” suçundan kurulan, resen de temyize tabi mahkumiyet hükmüyle, sanık ... hakkında “öldürmeye teşebbüs” suçundan kurulan beraat hükmünün, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ONANMASINA,
b) Sanık ...’in, “Mala zarar verme” suçu yönünden,
Dosya kapsamına göre; sanığın, dükkanın içinde bulunan maktulü, av tüfeğiyle bir el ateş etmek suretiyle öldürdüğü ve maktule yaptığı atış sırasında dükkanın camlarının da kırıldığı olayda,
İşlediği tek fiil ile “kasten öldürme” ve “mala zarar verme” suçlarını işleyen sanığın TCK’nun 44. maddesi uyarınca, bu suçlardan sadece en ağır cezayı gerektiren “kasten öldürme” suçundan cezalandırılması gerektiği halde, yazılı şekilde ayrıca “mala zarar verme” suçundan da hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 10/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?