Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/9256 K.2011/5244
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların insan öldürmeye teşebbüs ve kasten silahla yaralama suçlarından yargılanmasıdır; (2) Mahkeme, her iki suç için tahrik indirgeme sebebini kabul ederek cezaları belirlemiş ve savunmaları reddederek kararını bozma gerekçesiyle 19/09/2011’de oybirliği ile kesinleştirmiştir.
...'u kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ..., ...'ı kasten yaralamaktan sanık ...'un yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ELAZIĞ) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26/08/2009 gün ve 199/197 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’ın insan öldürmeye teşebbüs suçu ile sanık ...’in kasten silahla yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, sanık ...’in suçunda tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin derecesi ile her iki suçta takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin, meşru savunmaya, teşdiden ceza tayinine yönelen, sanık ... müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a) Sanık ...’in kasten silahla yaralama suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
b) Sanık ...’ın insan öldürmeye teşebbüs suçu yönünden;
Oluşa, kabule ve dosya içeriğine göre; önceden tanışan sanık ... ile mağdur ...’in olay akşamı tekel büfesinde tesadüfen karşılaşarak birlikte alkol aldıkları, bir süre sonra sarhoşluğun etkisiyle aralarında tartışmaya başladıkları, tanık ...’ın mağduru tutarak ayırmaya çalıştığı ancak engel olamadığı, sanık ile mağdurun birlikte aynı yöne doğru yürüdükleri sırada mağdurun sanığa çelme atıp yere düşürerek bıçakla ağzına bastırmak suretiyle dudağında kesi oluşturduğu, bunun üzerine sanığın kendi bıçağıyla mağdura önce yerde sonra ayakta olmak üzere sırt ve bel bölgelerinden beş kez vurarak; göğüs ve batına nafiz olup ince ve kalın barsaklar ile sağ renal arter yaralanmasına, hemopnömotoraksa ve hayati tehlike geçirmesine neden olarak kaçtığı olayda; haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 29. maddesi uygulanırken, mağdurdan kaynaklanan haksız fiilin ulaştığı boyut dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşılarak makul oranda indirim yapılması yerine, yazılı şekilde 1/4 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 19/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’ın insan öldürmeye teşebbüs suçu ile sanık ...’in kasten silahla yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, sanık ...’in suçunda tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin derecesi ile her iki suçta takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin, meşru savunmaya, teşdiden ceza tayinine yönelen, sanık ... müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a) Sanık ...’in kasten silahla yaralama suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
b) Sanık ...’ın insan öldürmeye teşebbüs suçu yönünden;
Oluşa, kabule ve dosya içeriğine göre; önceden tanışan sanık ... ile mağdur ...’in olay akşamı tekel büfesinde tesadüfen karşılaşarak birlikte alkol aldıkları, bir süre sonra sarhoşluğun etkisiyle aralarında tartışmaya başladıkları, tanık ...’ın mağduru tutarak ayırmaya çalıştığı ancak engel olamadığı, sanık ile mağdurun birlikte aynı yöne doğru yürüdükleri sırada mağdurun sanığa çelme atıp yere düşürerek bıçakla ağzına bastırmak suretiyle dudağında kesi oluşturduğu, bunun üzerine sanığın kendi bıçağıyla mağdura önce yerde sonra ayakta olmak üzere sırt ve bel bölgelerinden beş kez vurarak; göğüs ve batına nafiz olup ince ve kalın barsaklar ile sağ renal arter yaralanmasına, hemopnömotoraksa ve hayati tehlike geçirmesine neden olarak kaçtığı olayda; haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 29. maddesi uygulanırken, mağdurdan kaynaklanan haksız fiilin ulaştığı boyut dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşılarak makul oranda indirim yapılması yerine, yazılı şekilde 1/4 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 19/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.