Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/2437 K.2010/433
Özet: (1) Uyuşmazlık, kasten öldürme suçundan hüküm giyen sanığın cezai ehliyetinin tıbbi raporlarla çelişkili olarak değerlendirilmesi ve temyiz dilekçelerinin reddi konusundadır. (2) Mahkeme, sanığın cezai ehliyeti tam olduğuna karar vererek verilen hükmü bozmamış, temyiz dilekçelerini reddetmiş ve kararını kesinleştirmiştir.
...'ı kasten öldürmekten sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (GAZİANTEP) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/07/2008 gün ve 10/308 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içeriğine göre; olay tarihinden sonra sanığın Dr.... ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nde gözlem altına alındığı, gözlem sonucunda tanzim edilen 13/12/2007 tarihli sağlık kurulu raporunda, kronik şizofreni tanısı ile müsnet suçtan dolayı işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli ölçüde azalmış olduğu, cezai ehliyetinin bulunmadığı ve TCK.nun 32/1. maddesinden yararlanması gerektiği belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi tarafından yapılan muayene ve müşahade sonucu düzenlenen rapor ve Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun 30/05/2008 tarihli raporunda ise, sanığın suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyutta bir akıl hastalığının olduğuna delalet edecek bir tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığından sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtildiği, sanığın 25/02/2008 tarihinde mahkemeye sunduğu dilekçede, olay tarihi öncesinde askerlik görevini yerine getirirken ruh sağlığının bozulduğunu, askerliği sırasında ve sonrasında tedavi gördüğünü, ancak şifa bulamadığını, özürlü maaşıyla ailesini geçindirdiğini belirtmesi karşısında, askerlik yaptığı birimden tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, raporlar arasındaki çelişkin giderilebilmesi amacıyla, sanığın dava dosyası ve tüm tedavi evrakı ile birlikte Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na sevk edilerek, muayenesi de yapıldıktan sonra cezai ehliyeti ile ilgili olarak TCK.nun 32/1-2. maddesi kapsamında rapor aldırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine, eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re'sen de temyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 28/01/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içeriğine göre; olay tarihinden sonra sanığın Dr.... ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nde gözlem altına alındığı, gözlem sonucunda tanzim edilen 13/12/2007 tarihli sağlık kurulu raporunda, kronik şizofreni tanısı ile müsnet suçtan dolayı işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli ölçüde azalmış olduğu, cezai ehliyetinin bulunmadığı ve TCK.nun 32/1. maddesinden yararlanması gerektiği belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi tarafından yapılan muayene ve müşahade sonucu düzenlenen rapor ve Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun 30/05/2008 tarihli raporunda ise, sanığın suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyutta bir akıl hastalığının olduğuna delalet edecek bir tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığından sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtildiği, sanığın 25/02/2008 tarihinde mahkemeye sunduğu dilekçede, olay tarihi öncesinde askerlik görevini yerine getirirken ruh sağlığının bozulduğunu, askerliği sırasında ve sonrasında tedavi gördüğünü, ancak şifa bulamadığını, özürlü maaşıyla ailesini geçindirdiğini belirtmesi karşısında, askerlik yaptığı birimden tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, raporlar arasındaki çelişkin giderilebilmesi amacıyla, sanığın dava dosyası ve tüm tedavi evrakı ile birlikte Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na sevk edilerek, muayenesi de yapıldıktan sonra cezai ehliyeti ile ilgili olarak TCK.nun 32/1-2. maddesi kapsamında rapor aldırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine, eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re'sen de temyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 28/01/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.