‹ Ana sayfa
Danıştay9. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 9. Daire E.2022/1117 K.2023/4760

Esas No: 2022/1117 · Karar No: 2023/4760 · Karar Tarihi: 21.11.2023
T.C. DANIŞTAYDOKUZUNCU DAİRE Esas No: 2022/1117
Karar No: 2023/4760 TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü-...

VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI): ... Turizm Emlak İnş. Tic. ve Gıda San. Ltd. Şti.

VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen; 2018 yılına ilişkin kurumlar vergisi, 2018 yılının tüm dönemleri için geçici vergi ve bu vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporlarında yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; mükellefin iş yerinin ve faaliyetinin sürekli değişmesi, alış veriş yaptığı firmalar ve yöneticileri hakkında olumsuz tespitler yer alması, işyeri büyüklüğünün, aracının, işçisinin vs. yaptığı iş hacmini gerçekleştirmeye yetecek durumda olmadığı anlaşıldığından davacının ilgili dönemlerde düzenlediği belgelerin sahte olduğu sonucuna varıldığı, dava konusu kurumlar vergisi tarhiyatı yönünden, ilgili yılda sahte fatura düzenlediği ve komisyon geliri elde ettiği anlaşılan davacının düzenlediği faturalar üzerinden %2 oranında komisyon geliri hesaplanarak tarh edilen kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu geçici vergi tarhiyatı yönünden yapılan değerlendirmede davacı şirket adına geçici vergiye ilişkin düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinde mahsup döneminin geçmiş olması sebebiyle geçici vergi aslının tahakkuk ettirilmeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen davacı adına tahakkuk ettirilmeyecek olan geçici vergi asıllarının da dava konusu edildiği anlaşıldığından, davanın 2018 yılının tüm dönemlerine ilişkin tarh edilen geçici vergi asıllarına ilişkin kısmının incelenmesine olanak bulunmadığı, kurumlar vergisine bağlı olarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası yönünden yapılan değerlendirmede ise, olayda, davacı tarafından sahte fatura düzenlemek suretiyle 359. maddesinde sayılan fiilleri işlediğinden üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, geçici vergi aslı üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası yönünden değerlendirmede ise, yerleşik Danıştay içtihatları da dikkate alınarak, yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi niteliği taşıyan kurum geçici vergisi nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı vergi ziyaı cezasının bir kat uygulanması gerektiği sonucuna ulaşıldığından geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmında hukuka uyarlık, bir kat vergi ziyaı cezasında ise hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu özel usulsüzlük cezası yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacının sahte fatura düzenlediği ve komisyon geliri elde ettiği, elde ettiği komisyon geliri için ise fatura düzenlemediği tespiti ile özel usulsüzlük cezası kesilmişse de, davacının kime ne kadar tutarda fatura düzenlemesi gerektiğine ilişkin bir tespit yapılmadığından, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı ile özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının geçici vergi aslı hakkında verilen davanın incelenmeksizin reddine ilişkin hüküm fıkrası dışındaki hüküm fıkralarına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularına ilişkin dilekçelerde ileri sürülen iddiaların, kararın söz konusu hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği; mahkeme kararının geçici vergi aslı hakkında verilen davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinden ise, her ne kadar geçici vergiye ilişkin dava konusu ihbarnamelerde, mahsup dönemi geçmiş geçici vergi asıllarının Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceği, normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı belirtilmiş ise de; ihbarnamelerde geçici vergiye yer verilmesi nedeniyle bu kısımların da dava konusu edildiği, belirsizliğe neden olan bu hususun ve gecikme faizinin hesaplanabilmesi için davalının sisteminden kaynaklandığı ve bu durumun davacıya yöneltilebilecek bir kusur oluşturamayacağı anlaşıldığından dava konusu geçici vergi asıllarına ilişkin tarhiyatta hukuka uygunluk; uyuşmazlığın bu kısmının incelenmeksizin reddi yönünde verilen Mahkeme kararında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının geçici vergi asılları hakkında verilen davanın incelenmeksizin reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısma ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında yapılan vergi incelemesi neticesinde hazırlanan vergi tekniği raporunda; davacı şirketin 2018 yılında sahte belge düzenlediği, sahte belge düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinin tespit edildiği, hazırlanan vergi inceleme raporu ile davacının düzenlediği sahte faturalar üzerinden %2 komisyon geliri hesaplanması suretiyle dava konusu tarhiyatların yapıldığı, işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?