‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2024/3795 K.2024/4520

Esas No: 2024/3795 · Karar No: 2024/4520 · Karar Tarihi: 13.09.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3795
Karar No : 2024/4520

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince 30.07.2023 tarihi saat 05.18 sıralarında yapılan kontrolde 0,68 promil alkollü olduğunun tespit edildiğinden bahisle aday sürücü belgesinin iptal edilmesine ilişkin 30.07.2023 tarihli tutanağın ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5. maddesi uyarınca 4.064,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı idari para cezası karar tutanağının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bakılan uyuşmazlıkta, trafik ekiplerince yapılan alkol ölçümünden hemen sonra davacının Antalya Kepez Devlet Hastanesi'ne başvurarak alkol testi yaptırdığı, Antalya Kepez Devlet Hastanesi'nde saat 06.12'de yaptırılan alkol testi sonucunda davacının 0 (sıfır) promil alkollü olduğu yönünde rapor düzenlendiği görülmekte olup; her ne kadar trafik ekiplerince davacının 0,68 promil alkollü olduğundan bahisle işlem tesis edilmiş ise de, bu ölçümden sonra Kepez Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporda davacının 0 (sıfır) promil alkollü olduğu ve iki ölçüm arasındaki sürenin en fazla 54 dakika olduğu, bu süre içerisinde davacının kanındaki alkol oranının 0,68 promilden sıfır promile düşmesinin bilimsel olarak mümkün olmadığı, bu durumda ilk ölçüm sonucunun sağlıklı olduğu konusunda tereddüt oluştuğu, ayrıca, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'nın yukarıda bahsi geçen yazısı gözönüne alınarak hastanede yapılan ikinci ölçümde tespit edilen sıfır promil alkol miktarının üzerine iki ölçüm arasındaki 54 dakikalık zaman farkına tekabül eden promil miktarı (yaklaşık 0,15 promil) eklendiğinde dahi aday sürücü olan davacı için belirlenen yasal sınırın (0,20 promil) üzerinde alkollü olmadığının kabulü zorunlu olduğundan, tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde, trafik ekiplerince yapılan denetimlerde kişilerin alkol ölçer cihazı ile ölçüme tabi tutulması halinde çıkan sonuca yaralanmalı veya ölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddi hasarlı trafik kazası olayları dışında itiraz imkanının bulunmadığı, trafik ekiplerince sağlık kuruluşlarına sevklerinin zorunlu olmadığı, itirazın ancak Mahkemelere yapılabileceğinin düzenlendiği, davacının trafik gözetimi olmaksızın tek başına gittiği hastaneden aldığı, hukuki geçerliliği tartışma konusu yapılabilecek laboratuvar sonucunun dava konusu işlemleri sakatlayacak nitelikte bir delil olarak kabulüne imkan bulunmadığı ve dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

**İLGİLİ MEVZUAT:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.. 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.. 6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları"; (d) bendinde ise, "Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları" hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, aday sürücü belgesinin iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, öte yandan, şoförlük mesleğinin ticari faaliyet olarak da değerlendirilememesi karşısında 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın istemi halinde taraflara iadesine,
kesin olarak, 13/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?