Danıştay8. Daireİdare Hukuku
Danıştay 8. Daire E.2023/2046 K.2024/4977
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2046
Karar No : 2024/4977
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
2- ... Birliği
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Çanakkale Barosu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ruhsatnamesinin geri alınması ve adının bir daha yazılmamak üzere baro levhasından silinmesine ilişkin işleme itirazının reddine dair ... tarih ve E:...- K:... sayılı Türkiye Barolar Birliği işlemi ile bu işlemin onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:...-K:... sayılı kararı ile, "basit zimmet" suçundan 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasına mahkum edildiği, kararın kanun yollarından geçerek kesinleştiği, söz konusu mahkumiyet kararın avukatlığa engel teşkil eden hâller kapsamında yer aldığı, yine davacı hakkında Çanakkale Barosu Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararı ile verilen ve kesinleşen meslekten çıkarma cezasının da avukatlığa engel ve levhadan silinmeyi gerektiren hâller arasında yer aldığının görüldüğü, bu durumda, davacı hakkında cezai ve disiplin yönünden verilen ve avukatlığa engel teşkil eden kararların kanun yollarından geçerek kesinleştiği, kanun hükmü gereği davalı idarelerin işlem tesis etmek zorunda olduğu, takdir ve değerlendirme yapma yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından ruhsatnamesinin geri alınması ve adının bir daha yazılmamak üzere baro levhasından silinmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, avukatlığın sunulan hizmet açısından bir kamu hizmeti, mesleki faaliyet bakımından ise bir serbest meslek olduğu, bu açıdan mesleğin kendine özgü kuralları bulunduğundan Anayasada yapılan kamu görevlisi tanımı içinde değerlendirilmemesi gerektiği, bu nedenle avukatın zimmet suçunun faili olamayacağı, avukatın mesleki durumuna, saygınlığına, geçmişine ve dosya içeriğine bakıldığında meslekten çıkarma cezası dışında başka bir yaptırımın verilmesi gerektiği, ceza dosyasına bakıldığında taraflar arasındaki ihtilafın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, idari işleme dayanak eylemin niteliğinin değiştiği, eylemin yargılama sonrası süreçte görevi ihmal olarak nitelendirildiği, zimmet eylemi olarak yapılan değerlendirmenin artık geçerli olmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Adalet Bakanlığının Savunması: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
Türkiye Barolar Birliğinin Savunması: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 02/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2046
Karar No : 2024/4977
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
2- ... Birliği
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Çanakkale Barosu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ruhsatnamesinin geri alınması ve adının bir daha yazılmamak üzere baro levhasından silinmesine ilişkin işleme itirazının reddine dair ... tarih ve E:...- K:... sayılı Türkiye Barolar Birliği işlemi ile bu işlemin onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:...-K:... sayılı kararı ile, "basit zimmet" suçundan 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasına mahkum edildiği, kararın kanun yollarından geçerek kesinleştiği, söz konusu mahkumiyet kararın avukatlığa engel teşkil eden hâller kapsamında yer aldığı, yine davacı hakkında Çanakkale Barosu Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararı ile verilen ve kesinleşen meslekten çıkarma cezasının da avukatlığa engel ve levhadan silinmeyi gerektiren hâller arasında yer aldığının görüldüğü, bu durumda, davacı hakkında cezai ve disiplin yönünden verilen ve avukatlığa engel teşkil eden kararların kanun yollarından geçerek kesinleştiği, kanun hükmü gereği davalı idarelerin işlem tesis etmek zorunda olduğu, takdir ve değerlendirme yapma yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından ruhsatnamesinin geri alınması ve adının bir daha yazılmamak üzere baro levhasından silinmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, avukatlığın sunulan hizmet açısından bir kamu hizmeti, mesleki faaliyet bakımından ise bir serbest meslek olduğu, bu açıdan mesleğin kendine özgü kuralları bulunduğundan Anayasada yapılan kamu görevlisi tanımı içinde değerlendirilmemesi gerektiği, bu nedenle avukatın zimmet suçunun faili olamayacağı, avukatın mesleki durumuna, saygınlığına, geçmişine ve dosya içeriğine bakıldığında meslekten çıkarma cezası dışında başka bir yaptırımın verilmesi gerektiği, ceza dosyasına bakıldığında taraflar arasındaki ihtilafın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, idari işleme dayanak eylemin niteliğinin değiştiği, eylemin yargılama sonrası süreçte görevi ihmal olarak nitelendirildiği, zimmet eylemi olarak yapılan değerlendirmenin artık geçerli olmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Adalet Bakanlığının Savunması: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
Türkiye Barolar Birliğinin Savunması: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 02/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.