Danıştay8. Daireİdare Hukuku
Danıştay 8. Daire E.2022/7307 K.2023/6877
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7307
Karar No : 2023/6877
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ... Üniversitesi
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti :... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı Dairemizin bozma kararına uyularak verilen kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Aynı Kanunun 50. maddesinin 4. fıkrasında Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmektedir.
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak 06/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dairemizin kararında davacı ile aynı bildiriye imza atan başka bir akademisyenle ilgili "Terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması nedeniyle Anayasa Mahkemesince verilen ihlal kararı sonrası davacı hakkında da aynı suçla yargılandığı davada beraat kararı verildiği, oluşan yeni hukuki durum karşında dava konusu işlemin gerekçesinin ortadan kalktığı, işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı hale geldiği belirtilmiştir.
Davalı bir vakıf üniversitesi olup, davacının iş akdi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesine göre "işverenin güvenini kötüye kullanmak" nitelemesi nedeniyle feshedilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle, Türkiye Cumhuriyeti Devletini "katliam ve bilinçli sürgün" yapmakla suçlayan ve açıkça "bu suça ortak olmayacağız" vurgusu içeren bildiriye imza atmış olan davacı hakkında "terör örgütü propagandası yapmak" suç isnadıyla ceza kovuşturması bulunmamaktadır.
Davalı idare, kendi alanıyla ilgili ders vermek üzere sözleşme imzaladığı davacının, bu göreviyle hiç bir ilgisi olmayan ancak akademisyenlik unvanıyla birlikte davalı üniversitesinin de adını kullanarak, üniversite yönetimin katılmadığı görüşlerin yer aldığı bir bildiriye imza atmasını "güveni kötüye kullanmak" olarak değerlendirmiş ve söz konusu bildiride davalı idarenin adının yer almasına sebep olan davacı ile arasında kurduğu hukuki ilişkiyi sona erdirmiştir.
Hiç bir üniversite kendi devletini katliam yapmakla suçlayan bir kişiyle çalışmaya devamı için yargı kararıyla zorlanamaz.
Bu durumda, davalı idarenin güven ilişkisinin sona erdiğine inandığı davacı ile olan sözleşmenin feshi işleminde; takdir hakkı, hizmet gerekleri ve kamu yararı çerçevesinde hukuka aykırılık görülmediğinden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7307
Karar No : 2023/6877
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ... Üniversitesi
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti :... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı Dairemizin bozma kararına uyularak verilen kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Aynı Kanunun 50. maddesinin 4. fıkrasında Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmektedir.
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak 06/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dairemizin kararında davacı ile aynı bildiriye imza atan başka bir akademisyenle ilgili "Terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması nedeniyle Anayasa Mahkemesince verilen ihlal kararı sonrası davacı hakkında da aynı suçla yargılandığı davada beraat kararı verildiği, oluşan yeni hukuki durum karşında dava konusu işlemin gerekçesinin ortadan kalktığı, işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı hale geldiği belirtilmiştir.
Davalı bir vakıf üniversitesi olup, davacının iş akdi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesine göre "işverenin güvenini kötüye kullanmak" nitelemesi nedeniyle feshedilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle, Türkiye Cumhuriyeti Devletini "katliam ve bilinçli sürgün" yapmakla suçlayan ve açıkça "bu suça ortak olmayacağız" vurgusu içeren bildiriye imza atmış olan davacı hakkında "terör örgütü propagandası yapmak" suç isnadıyla ceza kovuşturması bulunmamaktadır.
Davalı idare, kendi alanıyla ilgili ders vermek üzere sözleşme imzaladığı davacının, bu göreviyle hiç bir ilgisi olmayan ancak akademisyenlik unvanıyla birlikte davalı üniversitesinin de adını kullanarak, üniversite yönetimin katılmadığı görüşlerin yer aldığı bir bildiriye imza atmasını "güveni kötüye kullanmak" olarak değerlendirmiş ve söz konusu bildiride davalı idarenin adının yer almasına sebep olan davacı ile arasında kurduğu hukuki ilişkiyi sona erdirmiştir.
Hiç bir üniversite kendi devletini katliam yapmakla suçlayan bir kişiyle çalışmaya devamı için yargı kararıyla zorlanamaz.
Bu durumda, davalı idarenin güven ilişkisinin sona erdiğine inandığı davacı ile olan sözleşmenin feshi işleminde; takdir hakkı, hizmet gerekleri ve kamu yararı çerçevesinde hukuka aykırılık görülmediğinden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.