‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2022/7075 K.2023/651

Esas No: 2022/7075 · Karar No: 2023/651 · Karar Tarihi: 17.02.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7075
Karar No : 2023/651

**DAVACI:** … Sendikası

**VEKİLİ:** Av. …

**DAVALI:** … Başkanlığı

**VEKİLİ:** Av. …

DAVANIN KONUSU : Yükseköğretim Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 1, 2 ve 3. maddelerinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu düzenleyici işlemin, dayanağı 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na aykırı olarak, öğretim görevlilerine tanınan statüyü ortadan kaldırmasının yetki gaspı olduğu, 2547 sayılı Kanun'un 33/a ve 50/d maddelerinde, azami öğrenim süresinde öğrenimlerini tamamlayamayanların kadrolarıyla ilişiklerinin kesileceği yönünde bir kural bulunmadığı, lisansüstü eğitim için öngörülen azami süre içerisinde öğrenimlerini tamamlayamayanların, 2016-2017 yılı güz döneminden itibaren öğrencilik statülerinin devam etmesine karşın, araştırma görevlisi kadrosunda olanların kadroları ile ilişiklerinin kesilmesi ve bu kadrolara başvuru yapamamalarının, hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığı, eşitlik, hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği; esas yönünden, Anayasa'nın 130 ve 131. maddeleri ile 2547 sayılı Kanun'un 6/a, 7/a ve 7/b maddeleri uyarınca, öğretim elemanı yetiştirme, planlama, düzenleme, yönetme, denetleme, eğitim-öğretim ve bilimsel ve araştırma faaliyetlerinin yönlendirilmesi, yükseköğretim kurumları arasında birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak yetki ve görevinin Yükseköğretim Kurulu'na ait olduğu; azami öğrenim süreleri içinde öğrenimlerini başarıyla tamamlayanların kadrolarıyla ilişikleri kendiliğinden kesilirken, tamamlayamayanların kadrolarıyla ilişiklerinin devam ettirilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu; başarısızlığı teşvik edebileceği, burslardan faydalanmaya alternatif olarak sunulan kadrolara atanma hakkının yanlış kullanılmasına yol açacağı; Öğretim Üyesi Yetiştirme Programının (ÖYP) amacının, lisansüstü eğitim yaptırılması suretiyle öğretim üyesi yetiştirilmesini sağlamak olduğu, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10/1 maddesinde, ÖYP araştırma görevlilerinin öğrenim sürelerinin, Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nde belirlenen azami öğrenim süreleri olduğunun kurala bağlandığı, aynı maddenin 2. fıkrası gereği, çalışmalarını azami öğrenim süresi içinde tamamlayamayan ÖYP araştırma görevlilerinin ilişiklerinin kesileceği dikkate alındığında, 2547 sayılı Kanun'un geçici 67. maddesi ile Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin geçici 1. maddesinin, ÖYP ve 50/d uyarınca araştırma görevlisi kadrolarına atananlara uygulanmamasının hukuki güvenlik ilkesine uygun olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ : Dava, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 1, 2 ve 3. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır.
Dosyanın incelenmesinden, Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 10/02/2021 tarih ve E:2017/2757, K:2021/746 sayılı kararıyla; Yükseköğretim Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 1 ve 2. maddelerinde yer alan ''33/a'' ibarelerinin iptaline, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verildiği; bu kararın, taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/06/2022 günlü ve E:2021/2802, K:2022/1965 sayılı kararıyla, Daire kararının, davanın reddine ilişkin kısmının onandığı, iptale ilişkin kısmının bozulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda sözü edilen maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 1 ve 2. maddelerinde yer alan ''33/a'' ibaresi yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 1, 2 ve 3. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
Uyuşmazlıkta; Dairemizin 10/02/2021 tarih ve E:2017/2757, K:2021/746 sayılı kararıyla, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 1 ve 2. maddesinde yer alan ''33/a'' ibarelerinin iptaline, dava konusu diğer kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/06/2022 tarih ve E:2021/2802, K:2022/1965 sayılı kararıyla kararımızın; Yükseköğretim Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 1 ve 2. maddesinde yer alan ''33/a'' ibarelerinin iptaline ilişkin kısmının bozulmasına, davanın reddine ilişkin diğer kısımlarının ise onanmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Kanunun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Bu nedenle, bozma kararı göz önünde bulundurularak, yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Yükseköğretim Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 1 ve 2. maddesinde yer alan ''33/a'' ibareleri yönünden:
2547 sayılı Kanun'un geçici 67. maddesinde; ''Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz.'' düzenlemesine yer verilmiş, anılan maddenin uygulanmasına ilişkin 08/06/2016 tarihli YÖK Yürütme Kurulu toplantısında, lisansüstü eğitim programına kayıtlı öğrencilerin azami öğrenim süreleri dikkate alınmaksızın, 2016 - 2017 güz dönemi itibarıyla azami öğrenim sürelerinin yeniden başlamasına karar verilmiştir.
Öte yandan, öğretim elemanı yetiştirmek, planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, eğitim - öğretim ve bilimsel ve araştırma faaliyetlerini yönlendirmek, yükseköğretim kurumları arasında birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak Yükseköğretim Kurulunun yetki ve görevleri arasında sayılmıştır.
Bu kapsamda YÖK Yürütme Kurulu tarafından, Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nde tanımlanan azami öğrenim süresini dolduran öğrencilerin ve azami öğrenim sürelerinin dolması nedeniyle kadro ile ilişikleri kesilen araştırma görevlilerinin, 2016-2017 güz yarıyılından itibaren azami öğrenim sürelerinin yeniden başlaması nedeniyle 2547 sayılı Kanun'un 50/d ve 33/a maddesi uyarınca ilan edilen araştırma görevlisi kadro ilanlarına başvuramamalarına karar verilmiştir.

Buna göre, azami öğrenim süreleri içinde lisansüstü eğitimlerini başarıyla tamamlayan araştırma görevlilerinin kadrolarıyla ilişikleri kesilirken, öngörülen sürede lisansüstü eğitimlerini tamamlayamaması nedeniyle ilişikleri kesilenlere yeniden kadro imkanı tanınmasının, yine aynı şekilde azami öğrenim süresi içerisinde lisansüstü eğitimini tamamlayamayan öğrencilere, öğrenim sürelerinin yeniden başlaması nedeniyle bu kadrolara başvuru imkanı tanınmasının başarısızlığı teşvik edebileceği ve araştırma görevliliği kadrolarının amacı dışında kullanımına yol açacağı açıktır.
Bu bağlamda; dava konusu kararın kadroların amacı dışında kullanılmasının engellenerek, söz konusu kadrolara lisansüstü eğitimlerinde başarılı olanların atanması ve bu suretle kaynakların etkin ve verimli şekilde kullanılmasının sağlanmasına yönelik olduğu dikkate alındığında, anılan kararın 1 ve 2. maddelerinde yer alan ''33/a'' ibaresi yönünden de kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Yükseköğretim Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 1 ve 2. maddelerinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Sonuç itibariyle davanın tamamen reddine karar verildiğinden, ayrıntısı aşağıda gösterilen davacı tarafından yapılan toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan toplam … TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3. İlk aşamada davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedildiğinden bu aşamada yeniden takdir edilmemesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?