Danıştay8. Daireİdare Hukuku
Danıştay 8. Daire E.2022/6975 K.2022/6513
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6975
Karar No : 2022/6513
DAVACILAR : ... Derneği
**VEKİLİ:** Av. ...
**DAVALI:** ...
DAVANIN KONUSU :
08/05/2021 tarih ve 31478 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 16. maddesi gereğince Hatay ili, İskenderun ilçesi, ... mahallesinde bulunan bazı alanların orman sınırları dışına çıkartılması hakkında kararın yürürlüğe konulmasına ilişkin 07/05/2021 tarih ve 3976 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada, davacı Dernek ile ... 'ın menfaatlerinin ortak olduğu, dava konusu işlemin, Anayasa ile koruma altına alınan ormanların alanlarının daraltılması sonucunu doğuracağı, bu nedenle iptalinin gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dava dilekçesi ve ekleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, "idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar" olarak tanımlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesinde "(1) Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir.
(2) Birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir." hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun'un 5. maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; 15. maddesinin beşinci fıkrasında, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Hemşehri hukuku" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında "Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur." kuralı yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle ilk olarak birden fazla Dernek ve ... Odasını vekaleten kendi adına asaleten Av. ... tarafından birlikte dava açıldığı, anılan davada Dairemizin 08/12/2021 tarih ve E:2021/5486, K:2021/6043 sayılı kararıyla her bir davacı tarafından ayrı ayrı dava açılması gerektiği gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verildiği, bu karar üzerine yenilenen dava dilekçesinde bu kez ... Derneği ve anılan Derneğe vekaleten kendi adına asaleten Av. ... tarafından birlikte dava açıldığı, Dairemizin 03/06/2022 tarih ve E:2022/1398, K:2022/3817 sayılı kararıyla, davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması şartı yanında, müşterek dilekçe ile dava açılabilmesi için davacıların hak ve menfaatlerinde de birliktelik bulunması gerekmekte olup, dava konusu işlem açısından davacıların hak ve menfaatlerinde iştirak bulunmadığından, müşterek dilekçeyle açılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle yeniden dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin, ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davalarda 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine aykırılık nedeniyle iki kez dilekçenin reddine karar verilmiş ise de, son olarak Dairemizin 03/06/2022 tarih ve E:2022/1398, K:2022/3817 sayılı kararı üzerine yenilenen dava dilekçesinde, ... Derneği ve anılan Derneğe vekaleten kendi adına asaleten Av. ... tarafından birlikte dava açıldığı görülmektedir.
Dairemizce verilen dilekçe ret kararları incelendiğinde, söz konusu kararların 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, davacıların hak ve menfaatlerinde iştirak bulunması şartının somut olayda sağlanmadığı gerekçesine dayandığı görülecektir. Başka bir ifadeyle, anılan kararlarda davacıların sahip oldukları menfaatten ziyade, bu menfaatin müşterek olup olmadığı hususu üzerinde durulmuştur. Zira, ayrı ayrı açılacak davalarda her bir davacının sahip olduğu menfaatin ayrıca inceleneceği tabiidir. Bununla birlikte, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde (yenilenen dilekçede), sahip olunan menfaatin müşterek olduğu belirtilmiş ise de, müştereklik şartının hangi gerekçelerle sağlandığı konusundan bahsedilmemiş, yalnızca menfaat şartının bulunduğuna ve menfaatin geniş yorumlanması gerektiğine dikkat çekilmiştir.
Bu itibarla, Dairemizin 03/06/2022 tarih ve E:2022/1398, K:2022/3817 sayılı dilekçe ret kararında, aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceği davacı vekiline bildirilmiş olup, söz konusu karar üzerine 07/11/2022 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri kayıtlarına giren yenileme dilekçesinde aynı yanlışlıkların yapıldığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, davacı tarafından ileri sürülen, kamu hizmeti, halk sağlığı ve ülkenin geleceğinin korunması gibi menfaat şartına ilişkin hususların genel nitelik arz ettiği ve tek başına davacı Dernek ve vekilinin birlikte dava açmalarına yeter düzeyde müşterek menfaati tesis etmeyeceği; ayrıca davacı vekili Av. ...'ın Adana ilinde ikamet etmekte olup, Hatay iline ilişkin dava konusu işlem yönünden hemşehri hukukuna dayalı müşterek sayılabilecek bir menfaatinin bulunmadığı gibi, davacı Derneğin üyesi olduğunu gösterir dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığından, olayda, bu şekilde de müşterek menfaat bağı kurulamamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3. Dava açılırken davacı tarafından fazladan yatırılan ... TL harcın istemi halinde davacılara iadesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacılara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
11/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6975
Karar No : 2022/6513
DAVACILAR : ... Derneği
**VEKİLİ:** Av. ...
**DAVALI:** ...
DAVANIN KONUSU :
08/05/2021 tarih ve 31478 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 16. maddesi gereğince Hatay ili, İskenderun ilçesi, ... mahallesinde bulunan bazı alanların orman sınırları dışına çıkartılması hakkında kararın yürürlüğe konulmasına ilişkin 07/05/2021 tarih ve 3976 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada, davacı Dernek ile ... 'ın menfaatlerinin ortak olduğu, dava konusu işlemin, Anayasa ile koruma altına alınan ormanların alanlarının daraltılması sonucunu doğuracağı, bu nedenle iptalinin gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dava dilekçesi ve ekleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, "idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar" olarak tanımlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesinde "(1) Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir.
(2) Birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir." hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun'un 5. maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; 15. maddesinin beşinci fıkrasında, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Hemşehri hukuku" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında "Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur." kuralı yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle ilk olarak birden fazla Dernek ve ... Odasını vekaleten kendi adına asaleten Av. ... tarafından birlikte dava açıldığı, anılan davada Dairemizin 08/12/2021 tarih ve E:2021/5486, K:2021/6043 sayılı kararıyla her bir davacı tarafından ayrı ayrı dava açılması gerektiği gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verildiği, bu karar üzerine yenilenen dava dilekçesinde bu kez ... Derneği ve anılan Derneğe vekaleten kendi adına asaleten Av. ... tarafından birlikte dava açıldığı, Dairemizin 03/06/2022 tarih ve E:2022/1398, K:2022/3817 sayılı kararıyla, davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması şartı yanında, müşterek dilekçe ile dava açılabilmesi için davacıların hak ve menfaatlerinde de birliktelik bulunması gerekmekte olup, dava konusu işlem açısından davacıların hak ve menfaatlerinde iştirak bulunmadığından, müşterek dilekçeyle açılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle yeniden dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin, ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davalarda 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine aykırılık nedeniyle iki kez dilekçenin reddine karar verilmiş ise de, son olarak Dairemizin 03/06/2022 tarih ve E:2022/1398, K:2022/3817 sayılı kararı üzerine yenilenen dava dilekçesinde, ... Derneği ve anılan Derneğe vekaleten kendi adına asaleten Av. ... tarafından birlikte dava açıldığı görülmektedir.
Dairemizce verilen dilekçe ret kararları incelendiğinde, söz konusu kararların 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, davacıların hak ve menfaatlerinde iştirak bulunması şartının somut olayda sağlanmadığı gerekçesine dayandığı görülecektir. Başka bir ifadeyle, anılan kararlarda davacıların sahip oldukları menfaatten ziyade, bu menfaatin müşterek olup olmadığı hususu üzerinde durulmuştur. Zira, ayrı ayrı açılacak davalarda her bir davacının sahip olduğu menfaatin ayrıca inceleneceği tabiidir. Bununla birlikte, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde (yenilenen dilekçede), sahip olunan menfaatin müşterek olduğu belirtilmiş ise de, müştereklik şartının hangi gerekçelerle sağlandığı konusundan bahsedilmemiş, yalnızca menfaat şartının bulunduğuna ve menfaatin geniş yorumlanması gerektiğine dikkat çekilmiştir.
Bu itibarla, Dairemizin 03/06/2022 tarih ve E:2022/1398, K:2022/3817 sayılı dilekçe ret kararında, aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceği davacı vekiline bildirilmiş olup, söz konusu karar üzerine 07/11/2022 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri kayıtlarına giren yenileme dilekçesinde aynı yanlışlıkların yapıldığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, davacı tarafından ileri sürülen, kamu hizmeti, halk sağlığı ve ülkenin geleceğinin korunması gibi menfaat şartına ilişkin hususların genel nitelik arz ettiği ve tek başına davacı Dernek ve vekilinin birlikte dava açmalarına yeter düzeyde müşterek menfaati tesis etmeyeceği; ayrıca davacı vekili Av. ...'ın Adana ilinde ikamet etmekte olup, Hatay iline ilişkin dava konusu işlem yönünden hemşehri hukukuna dayalı müşterek sayılabilecek bir menfaatinin bulunmadığı gibi, davacı Derneğin üyesi olduğunu gösterir dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığından, olayda, bu şekilde de müşterek menfaat bağı kurulamamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3. Dava açılırken davacı tarafından fazladan yatırılan ... TL harcın istemi halinde davacılara iadesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacılara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
11/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.