Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2022/6438 K.2024/5522
T.C. DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6438
Karar No : 2024/5522
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Maden San Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yozgat İli, Sorgun İlçesi sınırları dahilinde davalı idarenin ruhsat sahası içerisinde bulunan 2 nolu jeotermal işletme ruhsatı sahası içerisindeki 3 adet kuyu ile ilgili yapılan intibak talebinin reddine ilişkin Yozgat Valiliği İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; davalı idarenin davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği iddiası yerinde görülmeyip dosyanın esasının incelenmesine geçilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, 5686 sayılı Kanunun geçici 1. ve 2. maddelerinde belirtilen süre içerisinde intibak talebinde bulunmayanların, daha sonra başvuruda bulunup bulunamayacağının incelenmesinden, Kanun hükmü ile gerekçesinin birlikte yorumlanmasından, 5686 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kazanılmış hak sahiplerinin bu haklarına konu olan kaynağa ait mevcut bilgi ve belgeler ile sahadaki mevcut tesislere ait bilgi ve projeleri, hak sahibi olduğunu gösterir ruhsat, izin, imtiyaz, sözleşme, sicil ve benzeri belgeleri ile birlikte altı ay içerisinde idareye müracaat ederek intibak yaptırmakla yükümlü oldukları, altı ay içinde intibak talebinde bulunulmayan haklar için teminatın iki katına çıkarılarak altı ay ek süre verileceği, bu süre içerisinde de intibak talebinde bulunulmayan haklara ilişkin faaliyetlerin durdurulacağı, diğer bir ifade ile verilen sürede intibak talebinde bulunmayanlara ruhsat iptali yerine faaliyetlerin durdurulması yaptırımının uygulanması gerektiği, dolayısıyla 5686 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinde belirtilen süre içerisinde intibak talebinde bulunmayanların, daha sonra intibak talebinde bulunmasını engelleyen yasal düzeleme bulunmadığından, bu sürelerden sonra da intibak talebi istemiyle başvuru yapılabileceği, Kanunda öngörülen şekilde faaliyetlerin yürütülmemesi halinde, 5686 sayılı Kanun ve Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği hükümleri kapsamında işlem tesis edileceği; idari yargı merciilerinde görülmekte olan bir davada, idarece işleme gerekçe olarak gösterilen nedenin ya da mevzuat hükmünün olayda uygulanabilir nitelikte olmadığının belirlenmiş olması durumunda, idari yargı yerince, dosyanın incelenmesi sonucu başka bir neden ya da mevzuat hükmü saptanarak idarenin ileri sürdüğü neden ya da mevzuat hükmünün bir yana bırakılmak suretiyle dosyadan saptanan nedene ya da mevzuat hükmüne göre uyuşmazlığın çözümlenmesinin idare hukukunda "sebep ikamesi" olarak adlandırıldığı, dosyaya sunulmuş olan ve Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü Sorgun Jeotermal Sondaj Kamp Şefliği tarafından hazırlanmış olan 2004 tarihli "YS-3, YS-4 ve YS-5 Kuyuları Sondaj Faaliyetleri Raporunun Özet kısmında, "Ruhsatlı kömür sahasında üç adet 250 şer m. derinliğinde sıcak su drenaj sondajı yapılması kararlaştırılmıştır." ibaresi, "Kuyunun amacı: sıcak su drenaj kuyusu" ibaresi, Raporunun 1 Giriş kısmında, "Kömür sahasında geçmişte gruzu patlaması sonucu kömür damarlarının sıcak su ile dolması nedeniyle kömür alınamamaktadır. Açılacak olan sahada üç adet 250 şer m. sondaj planlanmıştır. Drenaj amaçlı açılacak olan bu sondajlara pompa indirilerek sıcak suyun kömürden uzaklaştırılması düşünülmüştür" ibaresine yer verildiği, davacı şirket ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü arasında imzalanmış olan 02/03/2004 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde, "Kömür madeni işletmelerinde jeotermal su drenajı amacıyla kullanılmak üzere" kuyu açılacağı, "14. maddesinde, "Açılacak kuyudan jeotermal su drenajının yapılacağı hakkında MTA hiç bir garanti vermez" düzenlemesine yer verildiği, 5686 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kazanılmış hakların sahiplerinin, bu haklarına konu olan kaynağa ait mevcut bilgi ve belgeler ile sahadaki mevcut tesislere ait bilgi ve projeleri, hak sahibi olduğunu gösterir ruhsat, izin, imtiyaz, sözleşme, sicil ve benzeri belgeleri ile birlikte altı ay içerisinde idareye müracaat ederek intibak yaptırmakla yükümlü oldukları, altı ay içinde intibak talebinde bulunulmayan haklar için teminatın iki katına çıkarılarak altı ay ek süre verileceği, bu süre içerisinde de intibak talebinde bulunulmayan haklara ilişkin faaliyetlerin durdurulacağı, ancak; dosyaya sunulan ve Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü Sorgun Jeotermal Sondaj Kamp Şefliği tarafından hazırlanmış olan 2004 tarihli YS-3, YS-4 ve YS-5 Kuyuları Sondaj Faaliyetleri Raporunda ve davacı şirket ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü arasında imzalanmış sözleşmede, kömür sahasında geçmişte gruzu patlaması sonucu kömür damarlarının sıcak su ile dolması nedeniyle kömür alınamadığından suyun kömürden uzaklaştırılması için drenaj amaçlı olarak kuyular açtırıldığının belirtildiği, davaya konu kuyular için davacı şirket tarafından arama ruhsatı ve işletme ruhsatı başvurusuna bulunulduğuna ilişkin dosyaya bilgi ve belge sunulamadığı, ara karar cevabı olarak Yozgat İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünce sunulan yazı ve eklerinde, davaya konu kuyular için davacı şirket tarafından, arama ruhsatı ve işletme ruhsatı için başvuruda bulunulmadığını belirtildiği, jeotermal kaynağa ilişkin faaliyetlerin yapılabilmesi için ruhsat alınmasının zorunlu olduğu, 5686 sayılı Kanunun geçici 1. ve 2. maddesi kapsamında, intibak talebinde bulunulabilmesi için mevzuat kapsamında verilmiş ruhsat ve haklar için intibak talebinde bulunulabileceği, davaya konu kuyular için davacı şirkete verilmiş arama ve işletme ruhsatı bulunmadığı, ruhsat olmadan jeotermal kaynakta faaliyette bulunulamayacağı, dolayısıyla 5686 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce davacının kuyular üzerinde jeotermal amaçlı olarak kazanılmış haklarının bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olduğundan davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemde sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu kuyuların jeotermal sondaj kapsamında açtırılan jeotermal kuyular olduğu, hem jeotermal kuyu olarak kullanılmak hem de maden işletmesine katkı sağlamak için açtırıldığı dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6438
Karar No : 2024/5522
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Maden San Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yozgat İli, Sorgun İlçesi sınırları dahilinde davalı idarenin ruhsat sahası içerisinde bulunan 2 nolu jeotermal işletme ruhsatı sahası içerisindeki 3 adet kuyu ile ilgili yapılan intibak talebinin reddine ilişkin Yozgat Valiliği İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; davalı idarenin davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği iddiası yerinde görülmeyip dosyanın esasının incelenmesine geçilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, 5686 sayılı Kanunun geçici 1. ve 2. maddelerinde belirtilen süre içerisinde intibak talebinde bulunmayanların, daha sonra başvuruda bulunup bulunamayacağının incelenmesinden, Kanun hükmü ile gerekçesinin birlikte yorumlanmasından, 5686 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kazanılmış hak sahiplerinin bu haklarına konu olan kaynağa ait mevcut bilgi ve belgeler ile sahadaki mevcut tesislere ait bilgi ve projeleri, hak sahibi olduğunu gösterir ruhsat, izin, imtiyaz, sözleşme, sicil ve benzeri belgeleri ile birlikte altı ay içerisinde idareye müracaat ederek intibak yaptırmakla yükümlü oldukları, altı ay içinde intibak talebinde bulunulmayan haklar için teminatın iki katına çıkarılarak altı ay ek süre verileceği, bu süre içerisinde de intibak talebinde bulunulmayan haklara ilişkin faaliyetlerin durdurulacağı, diğer bir ifade ile verilen sürede intibak talebinde bulunmayanlara ruhsat iptali yerine faaliyetlerin durdurulması yaptırımının uygulanması gerektiği, dolayısıyla 5686 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinde belirtilen süre içerisinde intibak talebinde bulunmayanların, daha sonra intibak talebinde bulunmasını engelleyen yasal düzeleme bulunmadığından, bu sürelerden sonra da intibak talebi istemiyle başvuru yapılabileceği, Kanunda öngörülen şekilde faaliyetlerin yürütülmemesi halinde, 5686 sayılı Kanun ve Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği hükümleri kapsamında işlem tesis edileceği; idari yargı merciilerinde görülmekte olan bir davada, idarece işleme gerekçe olarak gösterilen nedenin ya da mevzuat hükmünün olayda uygulanabilir nitelikte olmadığının belirlenmiş olması durumunda, idari yargı yerince, dosyanın incelenmesi sonucu başka bir neden ya da mevzuat hükmü saptanarak idarenin ileri sürdüğü neden ya da mevzuat hükmünün bir yana bırakılmak suretiyle dosyadan saptanan nedene ya da mevzuat hükmüne göre uyuşmazlığın çözümlenmesinin idare hukukunda "sebep ikamesi" olarak adlandırıldığı, dosyaya sunulmuş olan ve Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü Sorgun Jeotermal Sondaj Kamp Şefliği tarafından hazırlanmış olan 2004 tarihli "YS-3, YS-4 ve YS-5 Kuyuları Sondaj Faaliyetleri Raporunun Özet kısmında, "Ruhsatlı kömür sahasında üç adet 250 şer m. derinliğinde sıcak su drenaj sondajı yapılması kararlaştırılmıştır." ibaresi, "Kuyunun amacı: sıcak su drenaj kuyusu" ibaresi, Raporunun 1 Giriş kısmında, "Kömür sahasında geçmişte gruzu patlaması sonucu kömür damarlarının sıcak su ile dolması nedeniyle kömür alınamamaktadır. Açılacak olan sahada üç adet 250 şer m. sondaj planlanmıştır. Drenaj amaçlı açılacak olan bu sondajlara pompa indirilerek sıcak suyun kömürden uzaklaştırılması düşünülmüştür" ibaresine yer verildiği, davacı şirket ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü arasında imzalanmış olan 02/03/2004 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde, "Kömür madeni işletmelerinde jeotermal su drenajı amacıyla kullanılmak üzere" kuyu açılacağı, "14. maddesinde, "Açılacak kuyudan jeotermal su drenajının yapılacağı hakkında MTA hiç bir garanti vermez" düzenlemesine yer verildiği, 5686 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kazanılmış hakların sahiplerinin, bu haklarına konu olan kaynağa ait mevcut bilgi ve belgeler ile sahadaki mevcut tesislere ait bilgi ve projeleri, hak sahibi olduğunu gösterir ruhsat, izin, imtiyaz, sözleşme, sicil ve benzeri belgeleri ile birlikte altı ay içerisinde idareye müracaat ederek intibak yaptırmakla yükümlü oldukları, altı ay içinde intibak talebinde bulunulmayan haklar için teminatın iki katına çıkarılarak altı ay ek süre verileceği, bu süre içerisinde de intibak talebinde bulunulmayan haklara ilişkin faaliyetlerin durdurulacağı, ancak; dosyaya sunulan ve Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü Sorgun Jeotermal Sondaj Kamp Şefliği tarafından hazırlanmış olan 2004 tarihli YS-3, YS-4 ve YS-5 Kuyuları Sondaj Faaliyetleri Raporunda ve davacı şirket ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü arasında imzalanmış sözleşmede, kömür sahasında geçmişte gruzu patlaması sonucu kömür damarlarının sıcak su ile dolması nedeniyle kömür alınamadığından suyun kömürden uzaklaştırılması için drenaj amaçlı olarak kuyular açtırıldığının belirtildiği, davaya konu kuyular için davacı şirket tarafından arama ruhsatı ve işletme ruhsatı başvurusuna bulunulduğuna ilişkin dosyaya bilgi ve belge sunulamadığı, ara karar cevabı olarak Yozgat İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünce sunulan yazı ve eklerinde, davaya konu kuyular için davacı şirket tarafından, arama ruhsatı ve işletme ruhsatı için başvuruda bulunulmadığını belirtildiği, jeotermal kaynağa ilişkin faaliyetlerin yapılabilmesi için ruhsat alınmasının zorunlu olduğu, 5686 sayılı Kanunun geçici 1. ve 2. maddesi kapsamında, intibak talebinde bulunulabilmesi için mevzuat kapsamında verilmiş ruhsat ve haklar için intibak talebinde bulunulabileceği, davaya konu kuyular için davacı şirkete verilmiş arama ve işletme ruhsatı bulunmadığı, ruhsat olmadan jeotermal kaynakta faaliyette bulunulamayacağı, dolayısıyla 5686 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce davacının kuyular üzerinde jeotermal amaçlı olarak kazanılmış haklarının bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olduğundan davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemde sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu kuyuların jeotermal sondaj kapsamında açtırılan jeotermal kuyular olduğu, hem jeotermal kuyu olarak kullanılmak hem de maden işletmesine katkı sağlamak için açtırıldığı dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.