‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare HukukuCeza Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2022/5407 K.2024/3873

Esas No: 2022/5407 · Karar No: 2024/3873 · Karar Tarihi: 26.06.2024
T.C. DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/5407
Karar No: 2024/3873

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı

VEKİLİ: Av. ...

2- ... Birliği

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Oltu Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken müstafi olan ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı tarafından, baro levhasına avukat olarak yeniden yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulunun kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı Olur'una uyularak Baro levhasına yeniden yazılma isteminin reddine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının baro levhasına yeniden yazılma talebinin reddine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının gerekçesinde, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca hakkında tesis edilen meslekten çıkarılmaya ilişkin disiplin cezası kararının gösterildiği, meslekten çıkarılmasına ilişkin işlem ile süresiz hak mahrumiyetine neden olunduğı ileri sürülerek yeniden baro levhasına kaydedilmesinin talep edildiği görülmekle birlikte, davacı hakkında tesis olunan meslekten çıkarma cezasına karşı açılan davanın reddine karar verilmiş olması dolayısıyla cezanın kesinleştiği, bu durumda; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun avukatlığa engel hallerin sayıldığı, 5/1-b maddesi uyarınca hakim olma niteliğini kaybettiği sabit olan davacının, tekrar baro levhasına yazılması istemiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Van Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken " yargı görevini yapan hakimleri hukuka aykırı şekilde sanıklar lehine etkilemeye çalışmak " fiilini işlediğinden bahisle hakkında yapılan ceza kovuşturması neticesinde Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:... sayılı dosyası üzerinden verilen 6 ay 7 gün hapis ve HAGB kararına 6008 sayılı Kanun uyarınca yapılan temyiz başvurusu neticesinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile HAGB kararının kaldırılarak 3.740-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın düzeltilerek onandığı, anılan eylemleri nedeniyle hakkında yapılan disiplin soruşturmasında verilen "meslekten çıkarma" cezasına karşı açtığı davada verilen ret kararının Danıştay İDDK'nın 24/10/2019 tarih ve E:2019/344, K:2019/4688 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, memnu hakların iadesi istemiyle Yargıtay ... Ceza Dairesi'ne yapılan talebin "iadesi gereken hak yoksunluğu kararı verilmediği" gerekçesiyle ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile reddedildiği, Danıştay 8. Dairesi'nin konu ile ilgili kararlarında, memnu hakların iadesi kararları gereğince 1136 sayılı Kanun'un 5/1-a ve b bentleri uyarınca öngörülen hak yoksunluklarının kaldırılması istemiyle ilgili baroya başvurulması halinde yetkide ve usulde paralellik ilkesi gereğince durumun Baro Disiplin Kurulları tarafından değerlendirilmesi ve işlem tesis edilmesi gerektiği, tesis edilecek yeni işleme göre 1136 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesinde düzenlenen ehliyetsizlik halinin yeniden değerlendirilebileceğine karar verildiği, ancak bu halde baro disiplin kurulu kararı ile avukatlıktan çıkarılanlar ile Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı ile meslekten çıkarılanlar arasında eşitsiz bir durumun yaratılacağı, zira baro disiplin kurulu kararlarına karşı yargı yolu açık olmakla birlikte Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun meslekten çıkarma kararları hariç diğer kararları yargı denetimi dışında olduğundan bu kararlara karşı yargı yoluna başvurulmayacağı, bu nedenle memnu hakların iadesi kararının 1136 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesinde düzenlenen ehliyetsizlik haline etkisinin İdare Mahkemesince takdir ve tayin edilmesi gerektiği, anılan Kanun'un 5/1-b maddesindeki hükmün Anayasa'nın 5., 13. ve 48. maddelerine aykırı olması nedeniyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi gerektiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalılar Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacı tarafından ileri sürülen Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 26/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?