‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2022/113 K.2023/8193

Esas No: 2022/113 · Karar No: 2023/8193 · Karar Tarihi: 29.12.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/113
Karar No : 2023/8193

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı

**VEKİLİ:** Av. ...

2- ... Birliği

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, baro levhasına avukat olarak yazılması isteminin reddine ilişkin Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararına yapılan itirazın reddine yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ve bu karara ilişkin ... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı Olur'unun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında ''FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası üzerinden görülen ceza davasının derdest olduğu, başka bir deyişle ilgilinin Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunduğu, 1136 sayılı Kanun'un 5. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilgilinin baro levhasına yazılma isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebileceği, her ne kadar kovuşturmanın sonuna kadar bekletilme hususunda mevzuatta takdir yetkisi tanınmış ise de, davacıya isnat edilen fiilin niteliği dikkate alındığında, ceza kovuşturmasının sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı sonucuna varıldığından, davacının bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, hakkında yürütülen ceza kovuşturmasının ise halihazırda devam ettiği ve yakın bir zamanda bitme olasılığının bulunmadığı, lehine olan delillerin Mahkemeye iletilmemesi nedeniyle sürecin uzadığı, yargılamanın bir 10 yıl daha devam edebileceği, emsal yargı kararları ve uzun yargılama süreleri dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, aksi yorum ile yapılan değerlendirmenin masumiyet karinesini, çalışma, yaşama ve özel hayata saygı ve mülkiyet hakkı ile adil yargılanma ilkesini ihlal ettiği, baroya kayıtlı olan ve haklarında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan kesinleşmemiş mahkumiyet kararı bulunan avukatların mesleklerini icra edebilirken, baroya kayıt olmak için başvuran avukatlar bakımından dava sonucunun beklenilmesi gerektiğine karar verilmesinin eşitlik ilkesini ihlal ettiği, KHK ile kamu görevinden çıkarılmanın avukatlığa engel olarak görülemeyeceği, idareye mevzuat ile tanınan takdir yetkisini yok edecek şekilde geniş yorum yapılmak suretiyle verilen iptal kararının hukuka ve usule aykırı olduğu, nitekim Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının da aynı yönde olduğu, temyize konu kararın gerekçeden yoksun olduğu, istinaf istem ve sebeplerinin hangi gerekçe ile reddedildiğinin belirtilmediği belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalılar tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak Mahkemesince müzekkere yazılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 29/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?