Danıştay8. Daireİdare Hukuku
Danıştay 8. Daire E.2021/7599 K.2023/7338
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7599
Karar No : 2023/7338
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi sınırlarında bulunan ... sayılı II (b) Grup İşletme Ruhsatı sahibi davacı tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 11. fıkrasındaki hüküm gereği, 7. madde izinlerinin verilmemesi nedeniyle 18/02/2016 tarihinden 18/02/2017 tarihine kadar olan dönem için 54.812,00-TL; 18/02/2017 tarihinden 18/02/2018 tarihine kadar olan dönem için 62.743,00-TL; 18/02/2018 tarihinden 18/02/2019 tarihine kadar olan dönem için 77.632,00-TL olmak üzere toplamda 195.187,00-TL idari para cezası verilmesi ilişkin ... tarih ve E.... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun işletme ruhsatı verilmesinden sonra öngörülen süreler içinde işletme izni alınması yönündeki düzenlemelerle, esasen kamuya ait olan maden sahasının atıl vaziyette bırakılmamasının amaçlandığı, ancak işletme izni alınması için davalı idare dışındaki diğer idari merciilerden alınması gerekli izinlerin alınmasına mani teşkil edecek ve mücbir sebep boyutunda bir hukuki durumun ortaya çıkması üzerine ruhsat lehtarının bu durumu idaresine bildirmekle ve ek süre almakla mükellef olduğu, bu sorumluluğun yerine getirilmemesi halinde ilgilisinin 3213 sayılı Kanunda yer verilen müeyyidelerle karşı karşıya kalacağı, bu durumda, davacı şirket tarafından ... ili, ... ilçesi sınırlarında bulunan S:... sayılı işletme ruhsatı yürürlük tarihi olan 08/04/2010 tarihinden itibaren işletme izni düzenlenebilmesi için öngörülen sürede ilgili kurumlardan gerekli izinlerin davalı idareye sunulmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin 3213 sayılı Kanunun 24/11. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen izinlerin davalı idareye sunulmadığı gerekçesiyle idari para cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 3213 sayılı Kanunun 7. maddesi doğrultusunda gerekli izinleri alma konusunda tüm girişimlerde bulunulduğu, bürokratik gecikmelerin ve yasal engellerden sorumlu tutulamayacağı, 7. madde kapsamında yapmış olduğu tüm başvuruların 04/08/2013 tarihinde ÇED Kapsam Dışı belgesinin iptal edilmesi ile geçersiz hale geldiği, bunun üzerine 2015 yılında ÇED süreci başlatıldığı ancak işlemlerin halen devam ettiği, bu durumun ise kendisine atfedilebilecek bir kusur olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 15/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7599
Karar No : 2023/7338
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi sınırlarında bulunan ... sayılı II (b) Grup İşletme Ruhsatı sahibi davacı tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 11. fıkrasındaki hüküm gereği, 7. madde izinlerinin verilmemesi nedeniyle 18/02/2016 tarihinden 18/02/2017 tarihine kadar olan dönem için 54.812,00-TL; 18/02/2017 tarihinden 18/02/2018 tarihine kadar olan dönem için 62.743,00-TL; 18/02/2018 tarihinden 18/02/2019 tarihine kadar olan dönem için 77.632,00-TL olmak üzere toplamda 195.187,00-TL idari para cezası verilmesi ilişkin ... tarih ve E.... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun işletme ruhsatı verilmesinden sonra öngörülen süreler içinde işletme izni alınması yönündeki düzenlemelerle, esasen kamuya ait olan maden sahasının atıl vaziyette bırakılmamasının amaçlandığı, ancak işletme izni alınması için davalı idare dışındaki diğer idari merciilerden alınması gerekli izinlerin alınmasına mani teşkil edecek ve mücbir sebep boyutunda bir hukuki durumun ortaya çıkması üzerine ruhsat lehtarının bu durumu idaresine bildirmekle ve ek süre almakla mükellef olduğu, bu sorumluluğun yerine getirilmemesi halinde ilgilisinin 3213 sayılı Kanunda yer verilen müeyyidelerle karşı karşıya kalacağı, bu durumda, davacı şirket tarafından ... ili, ... ilçesi sınırlarında bulunan S:... sayılı işletme ruhsatı yürürlük tarihi olan 08/04/2010 tarihinden itibaren işletme izni düzenlenebilmesi için öngörülen sürede ilgili kurumlardan gerekli izinlerin davalı idareye sunulmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin 3213 sayılı Kanunun 24/11. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen izinlerin davalı idareye sunulmadığı gerekçesiyle idari para cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 3213 sayılı Kanunun 7. maddesi doğrultusunda gerekli izinleri alma konusunda tüm girişimlerde bulunulduğu, bürokratik gecikmelerin ve yasal engellerden sorumlu tutulamayacağı, 7. madde kapsamında yapmış olduğu tüm başvuruların 04/08/2013 tarihinde ÇED Kapsam Dışı belgesinin iptal edilmesi ile geçersiz hale geldiği, bunun üzerine 2015 yılında ÇED süreci başlatıldığı ancak işlemlerin halen devam ettiği, bu durumun ise kendisine atfedilebilecek bir kusur olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 15/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.