‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 8. Daire E.2021/5327 K.2023/6437

Esas No: 2021/5327 · Karar No: 2023/6437 · Karar Tarihi: 28.11.2023
T.C. DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/5327
Karar No: 2023/6437

TEMYİZ EDEN (DAVACI):...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Üniversitesi

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi, ... Anabilim Dalı bünyesinde (ÖYP) kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken; azami süreler içerisinde doktora eğitimini başarı ile tamamlamadığı gerekçesiyle kadro ile ilişiğinin kesilmesine dair Katip Çelebi Üniversitesi Rektörlüğü'nün ... tarih, ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi, ... Anabilim Dalı bünyesinde (ÖYP) kapsamında kapsamında 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesi uyarınca araştırma görevlisi olarak atandığı ve doktora programına başladığı, akabinde göreve başlamasına müteakip 18.07.2013 tarihi itibari ile İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği doktora programında eğitimine başladığı, daha sonra kadrosunun iade edilmesi akabinde dava konusu işlem ile azami süre içinde doktora eğitimini başarı ile tamamlamadığı gerekçesiyle kadro ile ilişiğinin kesilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı, olayda, 2547 sayılı Kanunun Geçici 67. maddesinin yürürlüğe girdiği 26.11.2014 tarihi itibarıyla doktora öğrencisi olduğu tartışmasız olan davacının, söz konusu düzenleme uyarınca doktora eğitimine ilişkin azami süresinin hesaplanmasında düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki eğitim sürelerinin değerlendirme dışında bırakılması gerektiği, bu durumda, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesi uyarınca, araştırma görevlisi olarak görev yapmakta olan veya yapmayan, söz konusu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı tüm lisansüstü öğrencilerinin azami eğitim sürelerinin hesaplanmasında yürürlük tarihinden daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınmaması gerektiği, doktora eğitim süresinin başlangıcının Geçici 67. maddenin yürürlüğe girdiği 26.11.2014 tarihi olarak kabul edilmesi gereken davacının başladığı doktora programında 6 yıllık (on iki yarıyıl) azami eğitim süresinin henüz bitmediği anlaşıldığından, aksi yönde araştırma görevlisi kadrosu ile ilişiğinin kesilmesine dair işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesi uyarınca, idarenin hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlemleri nedeniyle kişilerin uğradığı zararların yine aynı idareler tarafından karşılanması gerektiğinden, davalı idare tarafından özlük haklarının iadesi ile davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (05.02.2020) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulüne, davacının mahrum kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (05.02.2020) tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; 20.03.2013 tarihinde ÖYP kapsamında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Gemi Makinaları İşletme Mühendisliği Bölümü ... Anabilim Dalında araştırma görevlisi kadrosuna atanan davacının, 18.07.2013 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gemi İnşaatı ve Gemi Makinaları Mühendisliği doktora eğitimi programına kayıt yaptırdığı, sonrasında kadrosunun 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında lisanüstü eğitim yaptırılmak üzere geçici olarak İstanbul Teknik Üniversitesine devredildiği, dava konusu ... tarihli, ... sayılı işlem ile doktora eğitimini azami eğitim süresinde tamamlayamadığından bahisle kadrosu ile ilişiğinin kesilmesine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak amacıyla lisansüstü eğitimde başarılı olanların araştırma görevlisi kadrolarına atanmasının sağlanması, bununla birlikte araştırma görevlisi kadrolarında bulunup başarısız olanların da araştırma görevlisi kadrolarından ilişiklerinin kesilmesi yönünde Yükseköğretim Yürütme Kurulunca kararlar alındığı, ÖYP araştırma görevlilerinin öğrenim sürelerinin Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinde belirlenen azami öğrenim süreler olduğu, 2547 Yükseköğretim Kanunu'nun 44. maddesinin (c) fıkrasına dayanılarak hazırlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci fıkrasında tezli yüksek lisans derecesinde kabul edilenlerin doktora programının azami on iki yarı yıl olduğu, her ne kadar 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 26.11.2014 tarihli ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile eklenen Geçici 67. maddesi'nde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz." düzenlemesine yer verilmiş ise de, Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 10.10.2017 tarihli toplantısında, 2547 sayılı Kanun'un geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına karar verildiği hususları dikkate alındığında, bu haliyle azami öğrenim süresi dolan ve 2547 sayılı Kanunun geçici 67. maddesi veya Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin geçici 1/1. maddesi uyarınca yeniden başlayan öğrencilerin 2547 sayılı Kanunun 50/d ve 33/a maddesi uyarınca ilan edilen araştırma görevlisi kadrolarına başvuramamalarında veya araştırma görevlisi kadrolarında bulunup başarısız olanların (azami sürede çalışmalarını tamamlayamayan) da araştırma görevlisi kadrolarından ilişiklerinin kesilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı, olayda, davalı idarenin davacıyı araştırma görevlisi kadrosuna atama hususunda takdir yetkisinin bulunduğu, bu takdir yetkisinin Kanun'da belirtilen doktora eğitimini tamamlama azami azami süresi ile objektif olarak sınırlandırdığı, davalı idare nezdindeki doktora eğitimine 18.07.2013 tarihinde başlayan davacının, yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca zorunlu olduğu halde bu eğitimini süresinde tamamlayamadığı, araştırma görevlisi kadrosundan ilişiğinin bu sebeple kesildiği, öğrencilik hakkının devam ettirildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı doğrultusunda ve yetkili birimlerce işlem tesis edildiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüyle, ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, işlemin hukuka aykırı olduğu, sürenin dolduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, azami sürelerinin hesabında yasal düzenlemelerin yok sayıldığı, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan isteme konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 28/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?