Danıştay 8. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2019/9654 K.2023/2682
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: OnamaKimin lehine: Davacı
Uyuşmazlık
Davacı şirketin maden alt yapı tesisi izni talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davanın konusuz kalması üzerine mahkemece hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin, davacının feragat beyanına rağmen hüküm altına alınıp alınmayacağı tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (5)
- Dava konusu istem: Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde bulunan Er:… ruhsat numaralı andezit maden sahasında maden alt yapı tesisi izni talebinin reddine dair Giresun Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün … tarih, … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
- Mahallesi sınırları içinde bulunan ER:… ruhsat numaralı 58.000 m² andezit maden sahasında maden alt yapı tesisi izni alabilmek için talepte bulunulduğu, anılan talebin reddine dair Giresun Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün … tarih, … sayılı işleminin tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmakta ise de, işbu dava devam etmekte iken davacı şirket vekili tarafından verilen beyan dilekçesi ve eklerine göre; davacının reddolunan izin talebinin tekrar gözden geçirilmesi kararı alındığı ve akabinde bu sefer … gün ve … numaralı Bakan Oluruyla olumlu sonuçlandırılarak davacı şirkete talep ettiği depolama izninin verildiği anlaşıldığından, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
- DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Uyuşmazlıkta, dava devam ederken davacı tarafın beyan dilekçesiyle "davalı kurumdan masraf ve ücreti vekalet talebinin bulunmadığı" şeklinde beyanda bulunduğu görüldüğü, Ancak, Mahkemece karar verildikten sonra karar uyarınca davacı taraf açısından, yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağının ilama bağlı kişisel bir alacak haline dönüşebileceği, kural olarak kararın verilmesinden sonra icraya konulabilecek para alacağı niteliğinde olduğundan ancak Mahkemece karar verildikten sonra tasarrufta bulunulabileceği, öte yandan dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata ait olduğu, bu itibarla, 6100 sayılı Kanunda "talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçme" olarak tanımlanan feragat müessesinin, davacının dava dilekçesindeki taleplerinden olan ve yargılama neticesinde ilama bağlanan ''vekalet ücreti ve yargılama giderleri'' açısından uygulanamayacağı sonucuna ulaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
- Uyuşmazlıkta, dava devam ederken … İdare Mahkemesi kaydına 11/03/2019 tarihinde girdiği görülen davacı şirket avukatının beyan dilekçesinde "anılan saha ile ilgili izin taleplerinin davalı idare tarafından … gün ve … numaralı Bakan Oluruyla kabulü neticesinde davanın konusuz kaldığını" belirtmekle beraber "davalı kurumdan masraf ve ücreti vekalet talebinin bulunmadığı" şeklinde beyanda bulunduğu, Ordu İdare Mahkemesi tarafından verilen 20/03/2019 tarihli "konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin kararda ise " aşağıda dökümü yapılan 218,50-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.362,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulduğu görülmektedir.
- Mahkeme kararı uyarınca davacı taraf açısından, yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağının ilama bağlı kişisel bir alacak haline dönüştüğü, kural olarak kararın kesinleşmesi beklenilmeden icraya konulabilecek para alacağı niteliğinde olduğundan ve hak sahibinin alacak hakkı açısından dilediği gibi tasarrufta bulunabileceği, bu itibarla, 6100 sayılı Kanunda "talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçme" olarak tanımlanan feragat müessesinin, davacının dava dilekçesindeki taleplerinden olan ve yargılama neticesinde ilama bağlanan ''vekalet ücreti ve yargılama giderleri'' açısından da uygulanabileceği sonucuna ulaşıldığından, Mahkemenin maden sahasında maden alt yapı tesisi izni talebinin reddine dair işlem hakkında konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmünde sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamakla birlikte, davacı şirketin 11/03/2019 tarihli dilekçesinde açık olarak lehine vekalet ücreti ve masraf talebi bulunmamasına yönelik istemleri dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği açıktır.
Gerekçe
Danıştay 8. Dairesi, davacının dava devam ederken masraf ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığına dair beyanının, 6100 sayılı Kanun kapsamında feragat müessesesi olarak kabul edilebileceğine karar vermiştir. Mahkeme, davacının açık beyanı doğrultusunda vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının düzeltilerek onanmasına hükmetmiştir.
Kaynak pasajlar (4)
- DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Uyuşmazlıkta, dava devam ederken davacı tarafın beyan dilekçesiyle "davalı kurumdan masraf ve ücreti vekalet talebinin bulunmadığı" şeklinde beyanda bulunduğu görüldüğü, Ancak, Mahkemece karar verildikten sonra karar uyarınca davacı taraf açısından, yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağının ilama bağlı kişisel bir alacak haline dönüşebileceği, kural olarak kararın verilmesinden sonra icraya konulabilecek para alacağı niteliğinde olduğundan ancak Mahkemece karar verildikten sonra tasarrufta bulunulabileceği, öte yandan dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata ait olduğu, bu itibarla, 6100 sayılı Kanunda "talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçme" olarak tanımlanan feragat müessesinin, davacının dava dilekçesindeki taleplerinden olan ve yargılama neticesinde ilama bağlanan ''vekalet ücreti ve yargılama giderleri'' açısından uygulanamayacağı sonucuna ulaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Davaya son veren taraf işlemleri" başlıklı 307. maddesinde feragat, "davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi" olarak tanımlanmış, 311. maddesinde ise, feragat ve kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı hükme bağlanmıştır.
- Mahkeme kararı uyarınca davacı taraf açısından, yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağının ilama bağlı kişisel bir alacak haline dönüştüğü, kural olarak kararın kesinleşmesi beklenilmeden icraya konulabilecek para alacağı niteliğinde olduğundan ve hak sahibinin alacak hakkı açısından dilediği gibi tasarrufta bulunabileceği, bu itibarla, 6100 sayılı Kanunda "talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçme" olarak tanımlanan feragat müessesinin, davacının dava dilekçesindeki taleplerinden olan ve yargılama neticesinde ilama bağlanan ''vekalet ücreti ve yargılama giderleri'' açısından da uygulanabileceği sonucuna ulaşıldığından, Mahkemenin maden sahasında maden alt yapı tesisi izni talebinin reddine dair işlem hakkında konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmünde sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamakla birlikte, davacı şirketin 11/03/2019 tarihli dilekçesinde açık olarak lehine vekalet ücreti ve masraf talebi bulunmamasına yönelik istemleri dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği açıktır.
- Bu nedenle, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın hüküm fıkrasının;" aşağıda dökümü yapılan 218,50 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.362,00 TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ilişkin kısmının, vekalet ücretine hükmedilmeksizin "aşağıda dökümü yapılan 218,50 TL yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Sonuç
Davacı şirket, maden sahası için izin talebinin reddi işleminin iptalini istemiş; dava sürerken iznin verilmesiyle konu kalmadığından mahkeme karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Danıştay, davacının vekalet ücreti ve masraf talebinin bulunmadığına dair beyanını feragat olarak kabul ederek, mahkemenin vekalet ücretine hükmetmesini hatalı bulmuş ve kararı bu yönde düzelterek onamıştır.
Kaynak pasajlar (4)
- Dava konusu istem: Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde bulunan Er:… ruhsat numaralı andezit maden sahasında maden alt yapı tesisi izni talebinin reddine dair Giresun Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün … tarih, … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
- Mahallesi sınırları içinde bulunan ER:… ruhsat numaralı 58.000 m² andezit maden sahasında maden alt yapı tesisi izni alabilmek için talepte bulunulduğu, anılan talebin reddine dair Giresun Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün … tarih, … sayılı işleminin tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmakta ise de, işbu dava devam etmekte iken davacı şirket vekili tarafından verilen beyan dilekçesi ve eklerine göre; davacının reddolunan izin talebinin tekrar gözden geçirilmesi kararı alındığı ve akabinde bu sefer … gün ve … numaralı Bakan Oluruyla olumlu sonuçlandırılarak davacı şirkete talep ettiği depolama izninin verildiği anlaşıldığından, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
- Mahkeme kararı uyarınca davacı taraf açısından, yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağının ilama bağlı kişisel bir alacak haline dönüştüğü, kural olarak kararın kesinleşmesi beklenilmeden icraya konulabilecek para alacağı niteliğinde olduğundan ve hak sahibinin alacak hakkı açısından dilediği gibi tasarrufta bulunabileceği, bu itibarla, 6100 sayılı Kanunda "talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçme" olarak tanımlanan feragat müessesinin, davacının dava dilekçesindeki taleplerinden olan ve yargılama neticesinde ilama bağlanan ''vekalet ücreti ve yargılama giderleri'' açısından da uygulanabileceği sonucuna ulaşıldığından, Mahkemenin maden sahasında maden alt yapı tesisi izni talebinin reddine dair işlem hakkında konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmünde sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamakla birlikte, davacı şirketin 11/03/2019 tarihli dilekçesinde açık olarak lehine vekalet ücreti ve masraf talebi bulunmamasına yönelik istemleri dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği açıktır.
- 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının düzeltirek ONANMASINA,
Dayanak
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 452577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 316100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 3076100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 3112577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 24/f6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 3236100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 326/11136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 164/11136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 1682577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 49/1-b2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 492577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 50
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2019/9654
Karar No: 2023/2682
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … İnş. Tur. Tic. ve San. A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde bulunan Er:… ruhsat numaralı andezit maden sahasında maden alt yapı tesisi izni talebinin reddine dair Giresun Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün … tarih, … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından, Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde bulunan ER:… ruhsat numaralı 58.000 m² andezit maden sahasında maden alt yapı tesisi izni alabilmek için talepte bulunulduğu, anılan talebin reddine dair Giresun Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün … tarih, … sayılı işleminin tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmakta ise de, işbu dava devam etmekte iken davacı şirket vekili tarafından verilen beyan dilekçesi ve eklerine göre; davacının reddolunan izin talebinin tekrar gözden geçirilmesi kararı alındığı ve akabinde bu sefer … gün ve … numaralı Bakan Oluruyla olumlu sonuçlandırılarak davacı şirkete talep ettiği depolama izninin verildiği anlaşıldığından, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, hukuka ve yasalara aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Uyuşmazlıkta, dava devam ederken davacı tarafın beyan dilekçesiyle "davalı kurumdan masraf ve ücreti vekalet talebinin bulunmadığı" şeklinde beyanda bulunduğu görüldüğü, Ancak, Mahkemece karar verildikten sonra karar uyarınca davacı taraf açısından, yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağının ilama bağlı kişisel bir alacak haline dönüşebileceği, kural olarak kararın verilmesinden sonra icraya konulabilecek para alacağı niteliğinde olduğundan ancak Mahkemece karar verildikten sonra tasarrufta bulunulabileceği, öte yandan dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata ait olduğu, bu itibarla, 6100 sayılı Kanunda "talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçme" olarak tanımlanan feragat müessesinin, davacının dava dilekçesindeki taleplerinden olan ve yargılama neticesinde ilama bağlanan ''vekalet ücreti ve yargılama giderleri'' açısından uygulanamayacağı sonucuna ulaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde bulunan ER:… ruhsat numaralı andezit maden sahasında maden alt yapı tesisi izni talebinin reddine dair Giresun Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün … tarih, … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Davaya son veren taraf işlemleri" başlıklı 307. maddesinde feragat, "davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi" olarak tanımlanmış, 311. maddesinde ise, feragat ve kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 24/f maddesinde; yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin kararlarda bulunacak hususlardan olduğu öngörülmüş ve 31. maddesiyle göndermede bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretleri, yargılama giderleri arasında sayılmış, 326. maddesinin 1. fıkrasında, kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinin 1. fıkrasında, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanunun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket tarafından, Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde bulunan ER:… ruhsat numaralı 58.000 m² andezit maden sahasında maden alt yapı tesisi izni alabilmek için talepte bulunulduğu, anılan talebin reddine dair Giresun Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün … tarih, … sayılı işleminin tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava devam ederken … İdare Mahkemesi kaydına 11/03/2019 tarihinde girdiği görülen davacı şirket avukatının beyan dilekçesinde "anılan saha ile ilgili izin taleplerinin davalı idare tarafından … gün ve … numaralı Bakan Oluruyla kabulü neticesinde davanın konusuz kaldığını" belirtmekle beraber "davalı kurumdan masraf ve ücreti vekalet talebinin bulunmadığı" şeklinde beyanda bulunduğu, Ordu İdare Mahkemesi tarafından verilen 20/03/2019 tarihli "konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin kararda ise " aşağıda dökümü yapılan 218,50-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.362,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulduğu görülmektedir.
Mahkeme kararı uyarınca davacı taraf açısından, yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağının ilama bağlı kişisel bir alacak haline dönüştüğü, kural olarak kararın kesinleşmesi beklenilmeden icraya konulabilecek para alacağı niteliğinde olduğundan ve hak sahibinin alacak hakkı açısından dilediği gibi tasarrufta bulunabileceği, bu itibarla, 6100 sayılı Kanunda "talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçme" olarak tanımlanan feragat müessesinin, davacının dava dilekçesindeki taleplerinden olan ve yargılama neticesinde ilama bağlanan ''vekalet ücreti ve yargılama giderleri'' açısından da uygulanabileceği sonucuna ulaşıldığından, Mahkemenin maden sahasında maden alt yapı tesisi izni talebinin reddine dair işlem hakkında konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmünde sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamakla birlikte, davacı şirketin 11/03/2019 tarihli dilekçesinde açık olarak lehine vekalet ücreti ve masraf talebi bulunmamasına yönelik istemleri dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği açıktır.
Bu nedenle, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın hüküm fıkrasının;" aşağıda dökümü yapılan 218,50 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.362,00 TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ilişkin kısmının, vekalet ücretine hükmedilmeksizin "aşağıda dökümü yapılan 218,50 TL yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlı olup, İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf talebini inceleyen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmadığından yukarıda açıklanan şekilde hüküm kurulması sonuç ve kanaatine varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının düzeltirek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 17/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Esas No: 2019/9654
Karar No: 2023/2682
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … İnş. Tur. Tic. ve San. A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde bulunan Er:… ruhsat numaralı andezit maden sahasında maden alt yapı tesisi izni talebinin reddine dair Giresun Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün … tarih, … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından, Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde bulunan ER:… ruhsat numaralı 58.000 m² andezit maden sahasında maden alt yapı tesisi izni alabilmek için talepte bulunulduğu, anılan talebin reddine dair Giresun Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün … tarih, … sayılı işleminin tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmakta ise de, işbu dava devam etmekte iken davacı şirket vekili tarafından verilen beyan dilekçesi ve eklerine göre; davacının reddolunan izin talebinin tekrar gözden geçirilmesi kararı alındığı ve akabinde bu sefer … gün ve … numaralı Bakan Oluruyla olumlu sonuçlandırılarak davacı şirkete talep ettiği depolama izninin verildiği anlaşıldığından, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, hukuka ve yasalara aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Uyuşmazlıkta, dava devam ederken davacı tarafın beyan dilekçesiyle "davalı kurumdan masraf ve ücreti vekalet talebinin bulunmadığı" şeklinde beyanda bulunduğu görüldüğü, Ancak, Mahkemece karar verildikten sonra karar uyarınca davacı taraf açısından, yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağının ilama bağlı kişisel bir alacak haline dönüşebileceği, kural olarak kararın verilmesinden sonra icraya konulabilecek para alacağı niteliğinde olduğundan ancak Mahkemece karar verildikten sonra tasarrufta bulunulabileceği, öte yandan dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata ait olduğu, bu itibarla, 6100 sayılı Kanunda "talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçme" olarak tanımlanan feragat müessesinin, davacının dava dilekçesindeki taleplerinden olan ve yargılama neticesinde ilama bağlanan ''vekalet ücreti ve yargılama giderleri'' açısından uygulanamayacağı sonucuna ulaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde bulunan ER:… ruhsat numaralı andezit maden sahasında maden alt yapı tesisi izni talebinin reddine dair Giresun Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün … tarih, … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Davaya son veren taraf işlemleri" başlıklı 307. maddesinde feragat, "davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi" olarak tanımlanmış, 311. maddesinde ise, feragat ve kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 24/f maddesinde; yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin kararlarda bulunacak hususlardan olduğu öngörülmüş ve 31. maddesiyle göndermede bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretleri, yargılama giderleri arasında sayılmış, 326. maddesinin 1. fıkrasında, kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinin 1. fıkrasında, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanunun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket tarafından, Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde bulunan ER:… ruhsat numaralı 58.000 m² andezit maden sahasında maden alt yapı tesisi izni alabilmek için talepte bulunulduğu, anılan talebin reddine dair Giresun Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün … tarih, … sayılı işleminin tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava devam ederken … İdare Mahkemesi kaydına 11/03/2019 tarihinde girdiği görülen davacı şirket avukatının beyan dilekçesinde "anılan saha ile ilgili izin taleplerinin davalı idare tarafından … gün ve … numaralı Bakan Oluruyla kabulü neticesinde davanın konusuz kaldığını" belirtmekle beraber "davalı kurumdan masraf ve ücreti vekalet talebinin bulunmadığı" şeklinde beyanda bulunduğu, Ordu İdare Mahkemesi tarafından verilen 20/03/2019 tarihli "konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin kararda ise " aşağıda dökümü yapılan 218,50-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.362,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulduğu görülmektedir.
Mahkeme kararı uyarınca davacı taraf açısından, yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağının ilama bağlı kişisel bir alacak haline dönüştüğü, kural olarak kararın kesinleşmesi beklenilmeden icraya konulabilecek para alacağı niteliğinde olduğundan ve hak sahibinin alacak hakkı açısından dilediği gibi tasarrufta bulunabileceği, bu itibarla, 6100 sayılı Kanunda "talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçme" olarak tanımlanan feragat müessesinin, davacının dava dilekçesindeki taleplerinden olan ve yargılama neticesinde ilama bağlanan ''vekalet ücreti ve yargılama giderleri'' açısından da uygulanabileceği sonucuna ulaşıldığından, Mahkemenin maden sahasında maden alt yapı tesisi izni talebinin reddine dair işlem hakkında konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmünde sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamakla birlikte, davacı şirketin 11/03/2019 tarihli dilekçesinde açık olarak lehine vekalet ücreti ve masraf talebi bulunmamasına yönelik istemleri dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği açıktır.
Bu nedenle, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın hüküm fıkrasının;" aşağıda dökümü yapılan 218,50 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.362,00 TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ilişkin kısmının, vekalet ücretine hükmedilmeksizin "aşağıda dökümü yapılan 218,50 TL yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlı olup, İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf talebini inceleyen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmadığından yukarıda açıklanan şekilde hüküm kurulması sonuç ve kanaatine varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının düzeltirek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 17/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.