‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2019/7269 K.2023/3406

Esas No: 2019/7269 · Karar No: 2023/3406 · Karar Tarihi: 23.06.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/7269
Karar No : 2023/3406

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü

**VEKİLİ:** Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

**VEKİLİ:** Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Diyarbakır İli Çınar İlçesi, … Köyü hudutlarında bulunan İR:… ruhsat nolu sahada toplam 16.828,09 m2 ormanlık alanda, maden işletme ve alt yapı tesisi için 6831 sayılı Orman Kanununun 16.maddesi uyarınca izin verilmesi talebinin reddine ilişkin Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idarece çevresel etkiler ve madencilik faaliyetlerinin ormanlardaki olumsuz sonuçları değerlendirilerek başvurunun reddedildiği belirtimiş ise de; davacı şirkete ait başvuru dosyası incelendiğinde, arazi üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen izin raporunda da orman dışında yapılması mümkün olmayan faaliyetin gerçekleştirilmesinde kamu yararı görüldüğü, davacıya Bazaltik Pomza Madeni İşletmesi Altyapı Tesis çalışması izni verilmesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16.maddesi uyarınca sakınca bulunmadığının belirtilmesi karşısında, ilgili mevzuat uyarınca izin verilmesi ve izin süresine ilişkin olarak idarenin takdir yetkisi bulunduğu konusunda kuşku bulunmamakta ise de, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, söz konusu duruma ilişkin gerekçenin de hukuken itibar edilebilir tarzda ortaya konulması gerektiğinin tabii olduğu, bu kapsamda idarenin mahalli görevlilerince oluşturulan komisyonun yerinde yaptığı tespit ve saptamaların aksine herhangi bir gerekçeye dayanmaksızın talebin reddedildiği, davalı idarece davacının izin talebine konu faaliyet ve tesislerin orman sahasına hangi zararları vereceği, bu zararların madencilik faaliyetlerinin yürütülmesine kesin olarak engel olacak ağırlık ve nitelikte bulunup bulunmadığı, bir başka anlatımla faaliyetin etkilerinin makul seviyede kalıp kalmayacağı, orman sahasının madencilik faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından rehabilite edilip edilemeyeceği yönünde somut tespitlere dayandırılmaksızın sadece mevzuatın tanıdığı takdir hakkı kapsamında tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, talebin 2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi kapsamında değerlendirildiğini, keyfiyetin söz konusu olmadığı, çevrenin ve ormanların korunmasının önemi ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu işlemin dayanağının 2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi olduğu anlaşıldığından ve söz konusu genelgenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 03.12.2018 tarihli E:2014/7883 K:2018/7636 sayılı kararıyla Genelge ile maden mevzuatında öngörülmeyen ayrı bir izin müessesesi getirildiği, bu hali ile anılan Genelge'nin, maden ruhsatları bakımından kısıtlayıcı hükümler içeren ve üst hukuk normu olan Maden Kanunu ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'ne aykırı bir düzenleme olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi karşısında, Genelge kapsamında Başbakanlıktan izin alınmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı olduğu sonucuna varılarak, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmeyerek sonucu itibariyle Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, yapılan bu ek açıklama ile kararın onanmasına gerektiği sonucuna varılmıştır.
İlaveten, bakılan davada verilen iptal kararının davacı adına ormanlık alanda doğrudan izin verilmesi anlamına gelmeyip, idarece mevzuatı kapsamında yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna göre ayrı bir işlem tesis edilebileceği de tabiidir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 23/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?